Lernen Sie, wie man zihin in einem Türkisch Satz verwendet. Über 21 handverlesene Beispiele.
Vücut için gıda neyse; zihin için de kitap odur.
Translate from Türkisch to Englisch
Zihin egzersizleri özellikle genç çocuklar için önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Anne sütüyle beslenen çocuklar, zihin bakımından daha fazla avantajlara sahiptirler.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece atak bir zihin bu bilmeceyi çözebilecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen bir zihin okuyucusu musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir zihin okuyucusu değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, zihin açıcı bir kitap.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, sadece zihin gücüyle nesneleri hareket ettirebildiğini söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary zihin gücüyle nesneleri taşıyabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Negatif bir zihin size asla olumlu bir hayat vermeyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir zihin okuyucu değilim. Ne istediğini bana söylemen gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Açık bir zihin sahibi olmaya çalış.
Translate from Türkisch to Englisch
Zihin varlığını devam ettirmeye çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Allah zihin açıklığı versin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom zihin gücüyle kaşık bükebildiğini iddia ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Zihin onu kontrol etmeyenler için bir düşman gibi davranır.
Translate from Türkisch to Englisch
Neredeyse Mary zihin okuyabilecek gibi gözüküyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Zihin paraşüt gibidir. Açık değilse bir işe yaramaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Uzun süre Amerika'da yaşayan Ali, teşekkür ettiğimizde bazen ağız ve zihin alışkanlığıyla "hoş geldiniz" diyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Zihin fukara olunca akıl ukala olur.
Translate from Türkisch to Englisch
"Temiz bir zihin ve selim bir kalp isteyenler, her türlü düşünceye karşı vize sormalı ve yabancı mülahazalara asla geçit hakkı vermemelidir"
Translate from Türkisch to Englisch