Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "zihinsel"

Lernen Sie, wie man zihinsel in einem Türkisch Satz verwendet. Über 44 handverlesene Beispiele.

O, zihinsel engelli.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım Tom zihinsel olarak hasta olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Belli yaşa gelince zihinsel performans düşer mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Yüksek düzeydekilerin emirlerine itaat ederken zihinsel gücüm askıya alınmış canlandırmada kaldı. Bu, orduda herkeste karakteristiktir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom zihinsel özürlü.
Translate from Türkisch to Englisch

O zihinsel dengesiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un zihinsel problemleri var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kadın zihinsel engelli.
Translate from Türkisch to Englisch

Kadınlar sık sık zihinsel olarak erkeklerden daha güçlüdür.
Translate from Türkisch to Englisch

Atletler sadece fiziksel olarak değil fakat aynı zamanda zihinsel olarak da güçlü olmalılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Hava trafik kontrolörleri ağır zihinsel yük altındadırlar.
Translate from Türkisch to Englisch

O hem zihinsel hem de bedensel olarak sağlıklıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

"Ev" kelimesi bir çatısı ve tüten bacaları olan bir dikdörtgen binanın zihinsel görüntüsünü anımsatır, ki bu çimenlerle ve ağaçlarla çevrili olabilir ve mutlu bir aile tarafından oturulabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Disney filmlerini sevdiğini iddia eden kadınlar, birçok durumda zihinsel olarak acı çekiyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun zihinsel seviyesi normal çocuğunkinden daha yüksektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşlı kadın doksan yaşında ama onun zihinsel yetenekleri etkileyici.
Translate from Türkisch to Englisch

Paris sendromu bir tür kültür şokudur. Şehrin moda merkezi imgesine kapılıp Paris'te yaşamaya başlayan, sonrasında yerel adetlere ve kültüre iyi uyum sağlayamayıp, zihinsel dengesini yitiren ve depresyona yakın belirtiler gösteren yabancıları tanımlamak için kullanılan psikiyatrik bir terimdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Zihinsel sağlık sorunun mu var? Her zaman beni izliyorsun. Sen bir yetişkinsin o yüzden daha bağımsız ol.
Translate from Türkisch to Englisch

Zihinsel olarak yorgun olmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom zihinsel olarak değil fiziksel olarak oradaydı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, zihinsel aritmetik yapmak için yeterince zeki değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Zihinsel güç herhangi bir sporda başarı için çok önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaş insanları sadece fiziksel olarak değil aynı zamanda zihinsel olarak da sakatlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin pek çok ama pek çok, bitmeyen zihinsel sorunlarına rağmen seni seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kraliçe zihinsel olarak yetersizdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin zihinsel bir problemin var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom zihinsel engelli yetişkinlerle çalışır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom zihinsel yönden rahatsızdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin zihinsel olarak hasta olduğunu düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşama gücü yorulmadan zamanın geniş bir süreci için bir fiziksel veya zihinsel aktivite taşıma kapasitesidir. Sen sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürerek sağlıklı ve dengeli bir diyet tüketerek, eğitim tarafından yaşama gücünü artırabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary zihinsel sağlık sorunları olan oğullarıyla ilgili çok endişeli.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkan zihinsel hastalık belirtileri gösteriyor.

Zihinsel sağlığınız notlarınızdan daha önemlidir.

Fadıl'ın çocukları, annelerinin zihinsel durumu nedeniyle büyükanne ve büyükbabaları ile birlikte yaşamaya başladılar.

Fadıl ciddi bir zihinsel rahatsızlıktan muzdaripti.

Zihinsel bir uyarıma ihtiyacım var.

Leyla'nın zihinsel durumu kontrolden çıktı.

Leyla'nın zihinsel durumu kontrol dışına çıktı.

Sami ciddi zihinsel hastalık belirtileri göstermiyordu.

Sami zihinsel engelliydi.

Sami'nin birçok zihinsel ve duygusal sorunu vardı ve onları alkolle tedavi ediyordu.

Bunun için zihinsel olarak hazır değilim.

Mary zihinsel olarak kendini tekmeledi.

Elias'ın zihinsel gücü sadece yüzeyseldi.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch