Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "ziyade"

Lernen Sie, wie man ziyade in einem Türkisch Satz verwendet. Über 42 handverlesene Beispiele.

O, bir politikacıdan ziyade bir roman yazarıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kadınları anlamlı bir meşgale olmaktan daha ziyade tek kullanımlık zevk olarak görüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Mühendisler, tabiatı anlamaktan ziyade, onu kullanmaya çalışırlar.
Translate from Türkisch to Englisch

O yazardan ziyade eleştirmendir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir öğretmenden daha ziyade bir yazarım.
Translate from Türkisch to Englisch

Renk pembeden ziyade mordur.
Translate from Türkisch to Englisch

Eski bir arabadan ziyade, yeni bir araba almaya karar verdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğretmenimiz bizi bir değnekle dövmeden önce "Bu, sizden ziyade beni incitecek." derdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Daha ziyade konuya odaklanmayı tercih ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Demir, güzelliğinden ziyade daha yararlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar tartışmıyorlar fakat daha ziyade bir oyunu prova ediyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuklardan ziyade ebeveynler suçlanacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Etkisi önemli belirleyiciler alandaki yazarlar ya da makalelerin sayısı değil daha ziyade atıf yoğunluğu ve edebiyat yaş göstergesiydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tür şeyler çoğunlukla kötülükten daha ziyade bir kaza sonucudur.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tür şeyler kötülükten daha ziyade kazaradır.
Translate from Türkisch to Englisch

İşlem ABD dolarından daha ziyade yenle gerçekleştirilmiştir.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun hafıza kaybı fiziksel bir sorundan ziyade psikolojik bir sorun.
Translate from Türkisch to Englisch

Doktor kırık parmağından ziyade Tom'un ayak bileği hakkında daha endişeli olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Daha fazla insanın yaptıkları şeylerden daha ziyade söyledikleri şeylerden başı belaya girer.
Translate from Türkisch to Englisch

O fakirden ziyade zengindir.
Translate from Türkisch to Englisch

Esperanto yerli dillerin yerini almamalı, daha ziyade sadece herkes için ikinci bir dil olmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Zengin olmak zorunda değilsiniz, daha ziyade, bağımsız olmanız gerekmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Film izlemek için sinemaya gitmezsiniz. Daha ziyade, iki yüz kişi ile birlikte gülmek ve ağlamak için sinemaya gidersiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tüketiciler genelde kaliteden ziyade miktara önem verir.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun yüzü öfkeden daha ziyade tiksinme ve hüzün yansıtıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Londra'dan ziyade Paris'e gitmem daha iyi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ormanın kenarında gördüğünüz şey çadır değil, daha ziyade bir saman yığınıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir insanın mutluluğu sahip olduğu şeyden ziyade onun ne olduğuna bağlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz burada dünyada manevi bir deneyim yapan insanlar değiliz, daha ziyade, insan olmayı öğrenen ruhsal varlıklarız!
Translate from Türkisch to Englisch

Allah ziyade etsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Kızgınlıktan ziyade kendimi üzgün hissediyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Otobüsten ziyade trene binmeyi tercih ederim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yin ve Yang karşıt olmaktan ziyade birbirini tamamlayan güçlerdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Üzgün olmaktan ziyade kızgınım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bireysel çıkışlardan ziyade ortak dil ve tekrarın gücünü kullanın.
Translate from Türkisch to Englisch

O satıcıdan ziyade dolandırıcı biri.

Bunlar haberden ziyade kısa birer film gibiydi.

Doğru özgürlük, her kafana eseni yapma özgürlüğünden ziyade istemediğin şeyi yapmama özgürlüğüdür.

Faşizm konuşma yasağından ziyade söyleme mecburiyetidir.

Bu olumsuz bir özellikten ziyade erdemliliktir.

Çünki ben nefsimi herkesten ziyade nasihata muhtaç görüyorum.

Cesaret, korkusuzluktan ziyade var olan korkuların baskılanması olarak tanımlanabilir.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch