Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "ziyaret"

Lernen Sie, wie man ziyaret in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Kasabayı ziyaret edenler yıldan yıla artıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Mekan, en az bir kere ziyaret edilmeye değer.
Translate from Türkisch to Englisch

Fransa devlet başkanı, Okinava'yı ziyaret etti.
Translate from Türkisch to Englisch

İsviçre, çok güzel bir ülkedir ve ziyaret edilmeye değerdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Twitter'ın genel merkezini ziyaret etmedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyükannemi ziyaret edeli uzun zaman oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Çin'e son gittiğimde Şangay'ı ziyaret etmiştim.
Translate from Türkisch to Englisch

Shakespeare'in doğduğu yer olan Stratford-on-Avon, her yıl pek çok turist tarafından ziyaret edilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Madam Tussaud'yu ziyaret edebilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch

London Eye'ı ziyaret edebilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch

Kore'yi ziyaret etmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kraliçe önümüzdeki sene Çin'i ziyaret edecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Ülkende bir hayvanat bahçesini ziyaret ettin mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Müzeyi ziyaret etme fırsatından yararlandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Daha önce Kyoto'yu hiç ziyaret ettin mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Shakespeare'in doğduğu evi ziyaret ettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun şu amcası sık sık Amerika'yı ziyaret etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Doğduğu ülkeyi ziyaret etmek için ara sıra tatillerden faydalandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyük şehirleri ziyaret etmekten hoşlanmam.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün amcam beni ziyaret etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben, Machu Picchu harabelerini ziyaret etmek isterim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sık sık onu ziyaret ederim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben, dün hiç zaman kaybetmeden teyzemi hastanede ziyaret ettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben, bir gün ülkenizi ziyaret etmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben, bir gün sizi ziyaret edebilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch

Onu ziyaret ettiğim zaman, sıcak karşılandım.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu ziyaret edeceğimi umuyordum, ama edemedim.
Translate from Türkisch to Englisch

O, dün beni ziyaret etti.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir satıcı kılığına girdi ve onun evini ziyaret etti.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bana gelecek ay Nara'yı ziyaret edeceğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni bazen ziyaret eder.
Translate from Türkisch to Englisch

Linda teyzesi Nancy'nin onu ziyaret etmek için geldiğini öğrendiği için aşırı heyecanlıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok sayıda turist her yıl Kyoto'yu ziyaret eder.
Translate from Türkisch to Englisch

Ofisteki en iyi arkadaşı onu ziyaret etmek için geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Adayı her ziyaret edişimde, doğanın güzelliğinden etkilendim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben kısa sürede sizi ziyaret edeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bazen onu ziyaret ederim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben arkadaşımın evinini aralıklarla ziyaret ederim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sık sık onu ziyaret ederim.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün seni ziyaret etmeye niyetlenmiştim.
Translate from Türkisch to Englisch

Nasıl olur da gece öyle geç saatte bizi ziyaret edersin?
Translate from Türkisch to Englisch

Yarın Bay Smith'i ziyaret edeceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Nagano bölgesindeki arkadaşımı ziyaret ettiğimde, bana lezzetli soba ikram edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Eski arkadaşlarımdan biri uzun süredir ilk defa beni ziyaret etti.

Fred'in annesiyle birlikte Kyoto'u ziyaret edişini hatırlıyorum.

Müzik öğretmenimiz bana Viyana'yı ziyaret etmemi tavsiye etti.

Onun hayali Paris'i ziyaret etmektir.

Sanırım onu ziyaret etsen iyi olur.

O, günaşırı bizi ziyaret eder.

Yakın bir zamanda Paris'te bizi ziyaret etmeye gel.

1499 yılında Güney Amerika kıyısını ziyaret etti.

Siz onu randevu ile ziyaret etmelisiniz.

Biz, randevusuz başkalarını ziyaret etmekten kaçınmalıyız.

Zamanım olursa, müzeyi ziyaret ederim.

İki hafta önce, ilk kez Disneyland ziyaret ettim.

Biz tarihi ilgi yerlerini ziyaret ettik.

Yarın sizi ziyaret etmeyecek.

Birkaç yıl önce Romanya'yı ziyaret ettim.

Ben Dan'ı ziyaret ettim.

Yeni Yıl Günü, birçok kişi, çevre türbelerini ziyaret eder.

Eğer şimdi Tom'u ziyaret ederseniz, o muhtemelen TV izliyor olacak.

O iki hafta izin aldı ve Çin'i ziyaret etti

Bir diş hekimini ziyaret etmen gerekiyor.

Önümüzdeki pazar günü bizi ziyaret edip etmeyeceğini bilmiyorum.

İstediğin zaman beni ziyaret edebilirsin.

Yeni müze ziyaret etmeye değer.

Burası tam uzun süredir ziyaret etmek istediğim yer.

Tom Mary'yi yarın ziyaret edecek.

Ben dağlarda bazı köyleri ziyaret etmenizi öneriyorum.

Dün arkadaşım Tom'u ziyaret ettim.

Bir satıcı olarak kimliğini gizledi ve onun evini ziyaret etti.

Onu her ziyaret edişinizde, onu video oyunları oynarken bulacaksınız.

Yıllar önce, ben Hiroşima'nın merkezini ziyaret ettim.

Tokyo'ya her gelişinde beni ziyaret etti.

Beni yarın ziyaret edebilirsin.

Fırsatımız varken Tom'u ziyaret etmememiz ne kötü.

Eğer onu şimdi ziyaret edersen, Tom televizyon izliyor olacak.

Tom Boston'u ziyaret ettiğinden beri bir yıldan fazla oldu.

Tom bu yaz kesinlikle Boston'u ziyaret edecek.

Tom geçen ay Boston'u ziyaret etmeye niyetlendi.

Tom Boston'u üç kez ziyaret etti.

Tom ailesinin Boston'u ziyaret etmesi için bir ayarlama yaptı.

Tom Boston'da Mary'yi ziyaret etti.

Tom bugünlerde Boston'da Mary'yi ziyaret etmeyi planlıyor.

Tom Boston'u ziyaret ettiğinde Mary'yi görmüş olmalı.

Tom geçen hafta Boston'da Mary'yi ziyaret etmiş olabilir. Emin değilim.

Tom Boston'da iken Mary'yi ziyaret etmek için zaman ayırmış olabilir.

Tom Mary'nin Boston'u ne zaman ziyaret edeceğini bilmiyor.

Tom Mary'nin amcasını ziyaret etmesi için Boston'a gitmesini istedi.

Tom Paris'i ziyaret ettiğinde Fransızca olarak kendini ifade edebildi.

O, benim geçen ay ziyaret ettiğim hastane idi.

Filmlerde gördüklerimize benzer uzaylıların şu ana kadar gezegenimizi ziyaret etmiş olmalarının olası olmadığını düşünüyorum.

Seni ziyaret edeceğim, John

Tom'u ziyaret etmek istediğini söylüyorsun? Allah aşkına bunu neden yapmak istiyorsun?

Tom her zaman Mary'yi ziyaret etmek istedi, ama onun hiç şansı olmadı.

Tom Fransa'da iken kesinlikle bir ya da iki sanat müzesini ziyaret etmeli.

Bir gün Londra'yı ziyaret etmek istiyorum.

Dün Tony'yi ziyaret ettim.

Dün onu ziyaret ettim.

Bügünkü gazete Başbakanın Amerikayı ziyaret etme fikrinden vazgeçtiğini bildiriyor.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch