Lernen Sie, wie man zorlu in einem Türkisch Satz verwendet. Über 51 handverlesene Beispiele.
Büyük anlaşmazlıklara karşı zorlu bir mücadeleden sonra, onlar nihayet şirketi tekrar kendi ayakları üzerinde durdurdular.
Translate from Türkisch to Englisch
Senatörün bu hafta çok zorlu bir takvimi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Dış görünüşte bir sümsük gibi görünüyor. Fakat özünde onu zorlu bir delege yapan sağlam bir iradesi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok zorlu bir öğretmen.
Translate from Türkisch to Englisch
Nadal zorlu bir tenis maçını kazandı. Maç beş set sürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Zorlu bir süreç geçiriyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Önünüzde zorlu bir iş var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom biraz zorlu olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
O, gökyüzünün dünyaya dokunduğu noktayı bulmak için uzun ve zorlu bir araştırmaya devam etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom zorlu bir rakip.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom zorlu.
Translate from Türkisch to Englisch
Her şey zorlu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gerçekten zorlu bir mücadele.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok zorlu bir yarış pisti.
Translate from Türkisch to Englisch
O zorlu bir rakipti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom zorlu bir rakip olacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok zorlu bir rakipti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu seyahat etmek zorunda olduğumuz uzun zorlu bir yol.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom burada en zorlu işe sahip.
Translate from Türkisch to Englisch
O uzun ve zorlu bir meslek kursundan geçti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların aracı dünyadaki en zorlu yarışlardan birine girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O zorlu bir rakip.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı çok zorlu seçimler yapmak zorunda kalacağız.
Translate from Türkisch to Englisch
En zorlu dil nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Şartlar şu anda biraz zorlu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu zorlu bir konudur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom zorlu bir işle karşı karşıyadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom zorlu bir banliyöde büyüdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom inatçı, zorlu bir müşteridir.
Translate from Türkisch to Englisch
Açıkçası zorlu bir pazar.
Translate from Türkisch to Englisch
Dostluklar zorlu olma eğilimindedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen zorlu bir çocuksun.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen zorlu bir rakipsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'nin zorlu olduğunu düşündüğünü söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom zorlu bir çocukluk geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami Bekir, New York eyaletindeki en zorlu savcılardan biridir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un zorlu olduğunu biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Anadoluspor'un grubunda birbirinden zorlu takımlar var.
Translate from Türkisch to Englisch
Kırmızı-beyazlı ekip zorlu maça önemli eksiklerle çıkacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Anadoluspor dört haftalık zorlu bir maç maratonuna girdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Anadoluspor'u bu ay zorlu bir fikstür bekliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Zorlu doksan dakika başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Teknik direktör Ali zorlu karşılaşma öncesi rakip takımı mercek altına aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Anadoluspor çok zorlu bir deplasman.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un önünde zorlu bir iş var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un önünde zorlu bir karar var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un takımı turnuvada zorlu rakipleri dize getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
AB üyeliği ise daha zorlu bir yol.
Translate from Türkisch to Englisch
Ve en zorlu seyirci, yani çocuklar arasındaki ilgiyi nasıl devam ettirebiliyorsunuz?
Temiz kalmak ve olgunlaşmak hayatın en üst ve en zorlu hünerleridir.
İsrail, Gazze'de Hamas'a karşı uzun ve zorlu bir savaşa hazırlanıyor.