Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "açılmak" in турецкий

nesnesiz (nesne almayan) eylem

  1. açmak işine konu olmak, başkasınca açmak eylemine uğratılmak.

    • Arabanın kapısı açıldı
  2. (kuruluşlar için) ilk kez hizmete girmek ya da aradan bir süre geçince yeniden işe başlamak.

    • Üniversiteler yarın açılıyor
  3. (renk için) koyuluğunu yitirip daha açık olmak, solmak.

    • Güneşten perdenin mavileri açıldı
  4. (hasta) biraz iyileşerek kendine gelmek.

    • Çocuğun ateşi düşünce açıldı
  5. (deniz taşıtı) kıyıdan uzaklaşmak, yola düşmek, açık denizde yolculuğa çıkmak, gitmek, uzaklaşmak.

    • Gemiler sabah erkenden Ege’ye açıldılar
  6. işini, altından kalkabileceğinden geniş tutmak.

    • Ticarette açılmak için dikkat gerekir
  7. çekingenliği, sıkılganlığı, tutukluğu ortadan kalkmak.

    • Çocuk sınıfa alışınca açıldı
  8. (nesne için) herhangi bir yeri delinmek, yırtılmak ya da sökülmek.

    • Yeni ayakkabımın altı çabucak açıldı
  9. (bir şey) bollaşmak, genişlemek.

    • Pantolonu dardı, giyince açıldı
  10. (hava) yağmurlu, bulutlu ya da sisliyken bunların ortadan kalkmasıyla aydınlık hale gelmek.

    • Hava açılacağa benziyor
  11. (duman, sis vb.) yoğunluğunu yitirmek, dağılmak ya da hafiflemek.

    • Boğaziçi’ndeki sis biraz açıldı
  12. gücü gereken düzeye ulaşmak.

    • Sporcumuz yarışın sonlarında açıldı
  13. çalışması istenen verime ulaşmak.

    • Arabanın motoru açıldı, artık hız yapabiliriz
  14. yardımcı olacağı umuduyla derdini, gizini, sorunlarını birine söylemek.

    • Ona açılmak için fırsat olmadı
  15. (yol, kapı, pencere) geçişe uygun bir hale gelmek, geçit vermek.

    • Kar temizlenmiş, yollar açılmıştı. Evin kapısı sokağa açılıyordu
  16. (yer, kadro) boşalmak.

    • Açılan yere yeni işçi alınacakmış
  17. harcamada olanakları aşmak, gereğinden çok harcamak.

    • Bu ay biraz açıldık
  18. konunun dışına çıkmak, ayrıntıya girmek.

    • Konuşmacı iyice açıldı, bakalım nasıl toparlayacak?
  19. kapalı, katlanmış, dürülü, örtük, sarılı, dolaşık durumda iken açık duruma gelmek.

  • Kutu açılınca şekerler döküldü
  • (birbirine bitişik şeyler) aralarında bir açıklık oluşacak biçimde ayrılmak.

    • Biraz açılın da adamı biz de görelim
  • serilmek, yayılmak, uzanmak.

    • Ova önümüzde dümdüz açılıyordu
  • açık saçık giyinmek.

    • Günümüzün kadınları açılmayı seviyor
  • sıkıntısı, tasası, bunalımı geçmek.

    • Sokağa çıkınca açıldım
  • (yüzen insan) açıklara gitmek, kıyıdan uzaklaşmak.

    • Fazla açılmak tehlikelidir