Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "aşağı" in турецкий

ad

  1. bir şeyin yere yakın olan bölümü, alt bölümü.

    • Aşağı bakınca başım döndü
  2. eğimli bir yerin daha alçak olan yanı, alt yanı.

    • Sokağın biraz aşağısında bir kitapçı vardı
  3. geri kalan bölüm, arka.

    • Sözün aşağısını dinlemeden kaçtı
  4. bir yere göre daha alçak yerde bulunan.

    • Onlar aşağı kattalar
  5. derece ya da sıra bakımından küçük olan.

    • Aşağı sınıflar bugün erken bırakıldı
  6. düzeyi, niteliği düşük, bayağı, kötü.

  7. değer yönünden daha küçük, daha az.

    • Elinde yüzlükten aşağı para görmedim
  8. –den küçük, –den daha az.

    • Kahvelere yaşı on sekizden aşağılar giremez. Bize en aşağı beş bin gerekli
  9. yere doğru, alta doğru.

    • Otobüsten aşağı indi
  10. indirmek.

    • Kediyi aşağı almak için ağaca çıktı
  11. devirmek, yıkmak, alt etmek.

    • Güreşçi hasmını aşağı aldı, bastırdı
  12. yüksek bir yerden yere doğru inmek.

  13. niteliği, düzeyi alçalmak.

    • Fiyatlar çok aşağı düştü
  14. daha ucuza satılırsa zarar eder.

    • Ucuz vereceğim bu malı, sana yüz bine olur, ama daha aşağı kurtarmaz
  15. daha aşağısını kendine yaraşık görmez, hep yüksek yaşamak ister.

    • Beyimiz Hilton’da yatacak, aşağı kurtarmaz
  16. aşağı tarafta olan mahalle.

    • Aşağı mahallenin yaramazları sokağı doldurdu
  17. genelevlerin bulunduğu yer, genelev.