Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "büyük" in турецкий

sıfat

  1. (nesneler için) ölçüleri, boyutları ya da kitlesi benzerinden fazla olan.

    • Biri ötekinden büyük, iki odası vardı
  2. (ölçüye gelmeyen, soyut şeyler için) ortalamayı aşan, çok, yeğin, şiddetli.

    • Onlar, o günlerde büyük aşk yaşıyordu
  3. iri.

    • Çocuk, büyük burnuyla göze hemen çarpıyordu
  4. sayıca, nicelikçe çok olan.

    • Birkaç yılda büyük varlık edinmişti
  5. değerce, nitelikçe üstün olan.

    • Artık büyük adamlar az yetişiyor
  6. yaş bakımından yetişkin olan, belli bir yaşa gelmiş bulunan.

    • Adam benden büyüktü, onun için bir şey demedim
  7. önemli.

    • Hükümet, büyük sorunlarla baş edemiyor
  8. görkemli.

    • Yılın büyük düğünü bugün
  9. güçlü, ulu, yüce.

    • Tanrı büyüktür, istediğimiz bir gün olur
  10. (kumarda) çok büyük paraya oynamak.

  11. tehlikesini de göze alarak büyük işlere girişmek.

  12. üzerinde yazılı değer büyük olan para.

  13. sayıca çok para.

    • At yarışlarında büyük para dönüyor
  14. kendisinin de böyle bir duruma düşebileceğini hiç düşünmeksizin, başkasının başına gelen kötü bir durumu söz konusu ederek, onu kınamak, hiçbir zaman böyle bir duruma düşmeyeceğini öne sürmek.

  15. yapamayacağı, başaramayacağı bir konuda kesin sözler etmek.