Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "fena" in турецкий

Etymology

Arapça

Phonetics

.–

sıfat

  1. nitelikçe iyi olmayan, kötü.

    • Fena mal elde kalır
  2. üzücü, kötü.

    • Bu fena işi düzeltmek zor
  3. aşırı derecede, çok.

    • Yarın fena doluyuz
  4. (kişiler için) davranışları toplumun ahlak anlayışına aykırı olan.

    • Fena kadınlarla düşüp kalkıyormuş
  5. (kişiler için) istenilen ve gereken nitelikte ve düzeyde olmayan.

    • O fena bir öğretmen sayılmaz
  6. hoşa gitmeyen, rahatsız edici, hoş olmayan.

    • Bu fena kokuyor
  7. aşırı biçimde, çok.

    • Kar fena bastırdı
  8. kötü davranmak, yerinde davranmamak.

    • Bunu söylemekle fena etti
  9. (birini) kötü bir duruma düşürmek.

    • İçki beni fena eder
  10. (birini) hırpalamak, dövmek.

    • Onu fena etmişler
  11. kötü niyetini belli edercesine bakmak.

  12. bir kimse için kötü düşünceler beslemek.

  13. (birine) cinsel eğilim duyumsamak, cinsel istek duyduğunu davranışlarıyla belli etmek.

  14. iyi, yerinde olmamak, kötü olmak.

    • Bu iş fena oldu
  15. (biri) hasta gibi olmak, kendini yitirmek, fenalaşmak.

    • Durup dururken fena olmak, hastalık belirtisi olabilir
  16. (biri) pek çok üzülmek, çok sarsılmak.

    • Haberi duyunca fena olmuştu
  17. (iş, eylem olarak) iyi yapmamak, kötü davranmak, kötü yapmak.

  18. (birini) kötü duruma düşürmek.

  19. (birini) hırpalamak, dövmek.

  20. üzerinde kötü bir etki yapmak.

    • Bu koku fenama gittti
  21. (bir şeye) üzülmek, kırılmak, sinirlenmek, gücenmek.

    • Davranışı fenama gitti