Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "gönül" in турецкий

ad

  1. yürekte olduğu varsayılan nitelik, sevgi, istek, anış, düşünüş gibi duygu kaynağı, kişinin iç dünyası.

  2. istek.

    • Bunu yapmaya gönlü yok
  3. midesi bulanmak, kusacağı gelmek.

  4. içine bir tasa, üzüntü çökmek.

  5. kuşkulanmak.

  6. çok isteyip de elde edemediği bir şeye karşı isteği sürmek, onu edinmek istemek.

  7. gücenmek.

    • Bunu yapmazsan gönlüm kalır
  8. (birine) sevgi duyumsamak, âşık olmak.

  9. (bir şeye) çok ilgi duymak.

  10. isteğine, dilediğine uygun olarak, istediği gibi, gönlünce.

  11. iyi yürekliliğine yakışır bir biçimde.

  12. mideyi rahatsız etmek.

  13. kuşku vermek, kuşkuyu çekmek, hoş olmadığı duygusunu uyandırmak.

    • Bu iş biraz gönül bulandırıyor
  14. iç sıkıntısı.

  15. hoşgörüsüzlük, hoşgörmezlik.

  16. aşk, sevda.

  17. karşılıksız, çıkarsız yapılan iş.

    • Bizde sözlükçülük bir gönül işi olmuştur
  18. alınmak, gücenmek.

  19. içten içe sevmek, âşık olmak.

  20. gönül almayı bilen kimse.

  21. başkalarını kendisine âşık eden kimse.

  22. gönül kırgınlığına yol açmak.

  23. âşık etmek.

    • Adı dillerde, nice gönül yakmış bir kadındı
  24. bir kimsenin gücenikliğini, uygun sözlerle, davranışlarla gidermek, onun gönlünü yeniden hoş etmek.

  25. iyi davranışlarla, kimilerini kendine bağlamak, herkese iyi davranmak.

    • Derviş gibidir, bu dünya gönül yapmak içindir der