Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "kız" in турецкий

ad

  1. dişi çocuk.

    • İlk karısından iki kızı var
  2. cinsel ilişkide bulunmamış dişi, erden.

  3. kadınlar arasında bir seslenme sözü olarak ya da dişi cinsten birine daha yaşlı biri tarafından seslenilirken kullanılır.

    • Kız, yarın alışverişe çıkalım mı? Kızım, biraz gelir misin?
  4. (iskambil kâğıdında) üzerinde kadın resmi bulunan kâğıt.

    • Elinde iki kız, bir papaz vardı
  5. dişi.

    • İki kız kardeşi var
  6. kız arkadaş, sevgili.

    • Oğlan kızıyla kol kola gidiyordu
  7. kıza benzeyen.

    • Kız gibi bir delikanlıydı
  8. (erkek için) utangaç, sıkılgan.

  9. hiç kullanılmamış, hiç el değmemiş, yepyeni, çok güzel ve yeni.

    • Altına kız gibi bir araba çekmiş
  10. bir kızı, ailesinin rızası ve haberi olmadan, kızın rızasıyla ve evlenmek amacıyla, alıp kendi evine götürmek.

    • Delikanlı köyden kız kaçırıp kente gelip yerleşmişti
  11. bir kızı zorla götürmek.

    • Köyden kız kaçırıp kirletmişler
  12. bir kimsenin, dişi cinsten olan, kendisinden küçük ya da kendisiyle yaşıt kardeşi.

    • İki kız kardeşi, bir ablası var
  13. dişi cinsten kardeş.

    • Onlar dört kız kardeştiler
  14. kız çocuğunu evde gerektiği gibi yetiştirmeyen, kızı el kapısında beceriksizliği nedeniyle sıkıntı çektiğini görünce çok üzülür, çok dövünür.

  15. kızını başıboş bırakan, yaptığı hataları hoş gören, ona gerekli uyarılarda bulunmayan kimse sonra pişman olur.