Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "çaresiz"

Узнайте, как использовать çaresiz в предложении на турецкий. Более 81 тщательно отобранных примеров.

Tom tamamen çaresiz hissetti.
Translate from турецкий to английский

O olmazsa, çaresiz kalırım.
Translate from турецкий to английский

Tom çaresiz.
Translate from турецкий to английский

Çok çaresiz hissediyorum.
Translate from турецкий to английский

Tom çaresiz görünüyor mu?
Translate from турецкий to английский

Çaresiz değilim.
Translate from турецкий to английский

Tom çaresiz değil.
Translate from турецкий to английский

Tom çaresiz ve korkmuş hissetti.
Translate from турецкий to английский

Tom yerde çaresiz yatıyordu.
Translate from турецкий to английский

Tom çaresiz olmalı.
Translate from турецкий to английский

O kadar da çaresiz değilim.
Translate from турецкий to английский

Tom çaresiz hissetmeye başlıyordu.
Translate from турецкий to английский

Kendini çaresiz hissetmeye başlıyor.
Translate from турецкий to английский

Tatoeba kullanıcıları kendilerini yalnız ve çaresiz hissetmemeliler.
Translate from турецкий to английский

Çaresiz görünmek istemiyorsun.
Translate from турецкий to английский

Çaresiz anlar, sert tedbirleri gerekir.
Translate from турецкий to английский

Tamamen çaresiz hissediyorum.
Translate from турецкий to английский

Kimse o kadar çaresiz değildir.
Translate from турецкий to английский

Tom'un doktorlarına göre onun durumu çaresiz.
Translate from турецкий to английский

Biz o kadar da çaresiz değiliz.
Translate from турецкий to английский

Asla böyle çaresiz hissetmedim.
Translate from турецкий to английский

Durum çaresiz görünüyordu.
Translate from турецкий to английский

Tom çaresiz hissetti.
Translate from турецкий to английский

O bir iş bulmak için başarısız olduğunda, Tom çaresiz hissetmeye başladı.
Translate from турецкий to английский

Çok çaresiz hissettim.
Translate from турецкий to английский

O kendini çaresiz hissediyordu.
Translate from турецкий to английский

Çaresiz hissettiğini biliyorum.
Translate from турецкий to английский

O kendini çaresiz hissetmeye başlıyor.
Translate from турецкий to английский

Çok çaresiz hissettik.
Translate from турецкий to английский

Bazen çaresiz hissediyorum.
Translate from турецкий to английский

Şu anda çaresiz hissediyorum.
Translate from турецкий to английский

Ben senin kendini çaresiz hissettiğine eminim.
Translate from турецкий to английский

O, çaresiz bir hastalıktan muzdarip.
Translate from турецкий to английский

Çaresiz bir belâdayım.
Translate from турецкий to английский

Kendimi çaresiz hissettim.
Translate from турецкий to английский

Biz tamamen çaresiz değiliz.
Translate from турецкий to английский

Tom, Mary'nin bunu yapmak için çaresiz olduğunu söyledi.
Translate from турецкий to английский

Tom, Mary'nin kazanmak için çaresiz olduğunu söyledi.
Translate from турецкий to английский

Tom bana Mary'nin çaresiz olduğunu düşündüğünü söyledi.
Translate from турецкий to английский

Tom, Mary'nin çaresiz olduğunu söyledi.
Translate from турецкий to английский

Tom, çaresiz hissettiğini söyledi.
Translate from турецкий to английский

Tom bir çözüm bulmak için çaresiz olduğunu söyledi.
Translate from турецкий to английский

Sami çaresiz hale geldi.
Translate from турецкий to английский

Tom çaresiz kaldı.
Translate from турецкий to английский

Kendimi tamamen çaresiz hissettim.
Translate from турецкий to английский

Tom kendisini tamamen çaresiz hissettiğini söyledi.
Translate from турецкий to английский

Tom bunu yapmak için çaresiz görünüyordu.
Translate from турецкий to английский

Bence Tom çaresiz.
Translate from турецкий to английский

Tom çaresiz, değil mi?
Translate from турецкий to английский

Çaresiz görünmek istemedim.
Translate from турецкий to английский

Tom bunu yapmak için çok çaresiz olacak.
Translate from турецкий to английский

Tom'un bunu yapmak için çaresiz olduğunu biliyorum.
Translate from турецкий to английский

Allah çaresiz dert vermesin.
Translate from турецкий to английский

Tom bunu yapmak için çaresiz olmalı.

Tom çok çaresiz görünüyordu.

Tom'un olduğumu düşündüğü kadar bunu yapmak için çaresiz değildim.

Tom bana çaresiz olduğunu söyledi.

Çaresiz olduklarını söylediler.

Beyle kendini çaresiz hissediyor.

Tom çaresiz bir durumda.

Her yönden sıkıştırılmışız, ama ezilmiş değiliz. Şaşırmışız, ama çaresiz değiliz.

Onlar çaresiz.

En uzun, çaresiz geceni düşün. Sabah olmadı mı?

En uzun, en çaresiz (ümitsiz) geceyi düşün. Sabah olmadı mı?

Sanırım Tom gerçekten çaresiz.

Çaresiz kaldım.

Çaresiz misin?

Bu ev kadınları çaresiz.

Çaresiz durumda, değil mi?

Tom bunu yapmak için çaresiz olabilir.

Tom'un çaresiz kalacağından şüpheliyim.

Bunu yapmak için çaresiz olduğunu söyledi.

Ne Tom ne de Mary çaresiz görünüyordu.

Kimin daha çaresiz olduğunu söylemek zor.

Babanı bulma konusunda çaresiz olduğunu biliyorum.

O, hasta bir çocuğu olan yalnız ve çaresiz bir kadın.

Tom bunu yapmak konusunda benim kadar çaresiz değil.

Bunu yapmak konusunda Tom kadar çaresiz değilim.

Bunu yapmak için çaresiz olduğumu düşünüyorsun, değil mi?

Şu an kendimi çaresiz hissediyorum.

Hiç bu kadar çaresiz olmamıştım.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский