Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "çoğunlukla"

Узнайте, как использовать çoğunlukla в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

Alçak gönüllülük çoğunlukla kibirden daha çok yükseltir.
Translate from турецкий to английский

Çiftlik hayatından şehir hayatına geçiş çoğunlukla zordur.
Translate from турецкий to английский

Pazartesi günleri çoğunlukla okula geç kalır.
Translate from турецкий to английский

Benim kendi deneyimlerinden, hastalık çoğunlukla uykusuzluktan kaynaklanıyor.
Translate from турецкий to английский

Bütünüyle sipariş edilmiş bir takıma çoğunlukla bir " zincir" denilir.
Translate from турецкий to английский

Böyle kirleticiler çoğunlukla otomobil motorlarındaki yakıt tüketiminden kaynaklanmaktadır.
Translate from турецкий to английский

O, çoğunlukla o tavernaya giderdi.
Translate from турецкий to английский

Anneler çoğunlukla çocuklarını şımartırlar.
Translate from турецкий to английский

Bayan Jones çoğunlukla telefonda kocasının sekreterine karşı tatsız davranır.
Translate from турецкий to английский

Ben akşam yemeğinden önce çoğunlukla TV izlerim.
Translate from турецкий to английский

Japon flütleri çoğunlukla bambu kamışından yapılır, fakat son zamanlarda bazı ağaç olanları ortaya çıkmıştır.
Translate from турецкий to английский

O, çoğunlukla tatillerde alışverişe gidecek.
Translate from турецкий to английский

Sabah kahvaltısı için çoğunlukla meyve yerim.
Translate from турецкий to английский

Zamanın uçtuğunun söylenildiğini çoğunlukla duyarız.
Translate from турецкий to английский

Yeni bir çalışma 65'ten daha büyük hastaların hastane kayıtlarının çoğunlukla yanlış olduğunu ortaya atmaktadır, bu durum ciddi tedavi hatalarına yol açabilir.
Translate from турецкий to английский

Bilgi çoğunlukla yanlıştır.
Translate from турецкий to английский

Biz çoğunlukla politika tartışarak bütün gece otururduk.
Translate from турецкий to английский

Bebekler çoğunlukla düşerler.
Translate from турецкий to английский

Doraemon çoğunlukla gülümser.
Translate from турецкий to английский

Hastalar çoğunlukla sadece hastalıklarına boyun eğdikleri için ölürler.
Translate from турецкий to английский

En iyiler çoğunlukla iyilerin düşmanıdır.
Translate from турецкий to английский

Çocuklar çoğunlukla benden para isterler.
Translate from турецкий to английский

Çoğunlukla olduğu gibi, Tom sınıfa geç kalmıştı.
Translate from турецкий to английский

Tom çoğunlukla nehirde balık tutmaya gider.
Translate from турецкий to английский

Tom çoğunlukla öğretmenle şakalar yapardı.
Translate from турецкий to английский

Tom Fransızcayı o kadar kötü konuşuyor ki çoğunlukla yanlış anlaşılıyor.
Translate from турецкий to английский

Tom çoğunlukla bisikletle okula gider.
Translate from турецкий to английский

Tom çoğunlukla tek başına alışverişe gider.
Translate from турецкий to английский

Tom çoğunlukla derse gelmez.
Translate from турецкий to английский

Tom kirli bulaşıkları çoğunlukla lavaboda bırakır.
Translate from турецкий to английский

Tom çoğunlukla dönüş sinyalini kullanmayı unutur.
Translate from турецкий to английский

Tom akşam yemeğinden sonra çoğunlukla biraz şarap içer.
Translate from турецкий to английский

Tom çoğunlukla oldukça geç kalır.
Translate from турецкий to английский

Profesyonel çevirmenler çoğunlukla sadece tek bir alanda uzmanlaşırlar, örneğin hukuk ve tıp.
Translate from турецкий to английский

Topun içeride mi yoksa dışarıda mı olduğunu görmek çoğunlukla zordur.
Translate from турецкий to английский

Oyunda sadece bir piyon olan kişi çoğunlukla şirkette büyük konuşur.
Translate from турецкий to английский

O konuşurken çoğunlukla bir konudan diğerine atlar.
Translate from турецкий to английский

Tom çok iyi pişiremez bu yüzden çoğunlukla dışarıda yer.
Translate from турецкий to английский

Tom çoğunlukla Mary'ye yardım eder.

Onlar çoğunlukla kadındı.

Yaşlı insanlar değişiklikten çoğunlukla korkuyorlar.

Kanalizasyon çoğunlukla okyanusu kirletir.

Başarı çoğunlukla çabaya bağlıdır.

Köpeğim çoğunlukla uyuyor numarası yapıyor.

Dikkatsizlik çoğunlukla kazalara neden olur.

O, çoğunlukla vahşidir.

Jimmy çoğunlukla bütün gece yatmaz.

Çoğunlukla kütüphaneye giderdi.

Çoğunlukla oldukça yorgun hissederim.

Klan çoğunlukla siyahları terörize etti.

Termometreler çoğunlukla sıfırın altına iner.

Çoğunlukla birkaç kişi sarhoştu.

Pazar günleri çoğunlukla şekerleme yapardım.

Papağanlar çoğunlukla insan konuşmasını taklit eder.

Çoğunlukla arabayla kütüphaneye gider.

Çoğunlukla daktilosunu kullanmama izin verir.

Aşırı hız çoğunlukla kazalara neden olur.

Seyirci çoğunlukla iş adamlarıydı.

Bebeğe çoğunlukla kız kardeşim bakar.

Gençler çoğunlukla tuhaf giysiler giyerler.

Dikkatsizlik çoğunlukla kazalarla sonuçlanır.

Dinleyiciler çoğunlukla öğrencilerden oluşuyordu.

Büyük bir çoğunlukla seçimi kazandı.

Onun başarısı çoğunlukla iyi şansa bağlıydı.

Çoğunlukla Japon siyasetinden bahsettik

Kazalar çoğunlukla dikkatsizlikten kaynaklanır.

Tom akşam yemeği yerken çoğunlukla TV izler.

John'u çoğunlukla ikiz erkek kardeşi ile karıştırıyorum.

Erkek kardeşime çoğunlukla ev ödevinde yardım ederim.

Babam çoğunlukla ev ödevimde bana yardım eder.

Tom Mary ile çoğunlukla hafta sonlarında takılır.

Çoğunlukla kitap okuyarak saatlerce oturur.

Çoğunlukla bir şey yapmadan saatlerce otururdu.

Onun başarısızlığı çoğunlukla dikkatsizliği yüzündendi.

Onu büyük bir çoğunlukla belediye başkanı seçtiler.

Hastalık çoğunlukla çok yemekten kaynaklanır.

O şirket çoğunlukla ithal mallar işiyle ilgilenir.

Başarısızlıklarını çoğunlukla kötü şansa bağlıyor.

Gemideki yolcular çoğunlukla Japondu.

Tom okuldan sonra çoğunlukla Mary ile tenis oynar.

Onlar birbirleriyle çoğunlukla postayla iletişim kurarlar.

Genç çocuklar çoğunlukla bilimden etkilenir.

Pazar günleri çoğunlukla onunla tenis oynardım.

O çoğunlukla doğru.

Çoğunlukla başım belada.

Yolculuğa çıkacağımda, çoğunlukla, yanıma bir dergi alırım.

Evrimin bilimsel gerçeği o kadar büyük bir çoğunlukla kuruldu ki onu çürütmek neredeyse imkansızdır.

Japon şirketindeki yönetim uygulamaları çoğunlukla yabancı şirketlerdeki uygulamalardan farklı.

Böyle bir kişi karşı cinsinden biriyle karşılaşmaktan kaçınmak için çoğunlukla yolunun bir blok dışına gider.

Tokyo'da yaşayan yabancı iş adamları çoğunlukla ithal batı ürünlerinin yüksek fiyatlarından şikâyet etmektedir.

Tom çoğunlukla bir şapka takar.

Bilimin amacı, çoğunlukla söylenildiği gibi, anlamak değil, öngörmektir.

Çoğunlukla hava hakkında konuşuruz.

Burada çoğunlukla Fransızcanın konuşulduğunu duyarız.

Çoğunlukla yerli bir konuşucu ile Fransızca konuşma şansım yok.

Tom çoğunlukla ofisten ayrılan son kişidir.

Ben çoğunlukla her gün dalış yaparım.

Senin söylediğin çoğunlukla doğru oluyor.

Mary çoğunlukla uzun etek giyer.

Çoğunlukla postanenin yanındaki fırından ekmek alırım.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский