Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "çocuğu"

Узнайте, как использовать çocuğu в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

Çoğu erkek çocuğu bilgisayar oyunlarını sever.
Translate from турецкий to английский

Uzaylı öğretmeniyle evlenen sıradan bir Japon okul çocuğu hakkındaki bir anime. Japonya'da böyle şeyler olur.
Translate from турецкий to английский

Onun bir çocuğu olduğunu bilmiyordum.
Translate from турецкий to английский

Onların on iki çocuğu var.
Translate from турецкий to английский

İyi bir kız çocuğu, iyi bir eş yapacaktır.
Translate from турецкий to английский

Bay Brown'ın dört çocuğu var.
Translate from турецкий to английский

Amcamın üç çocuğu var.
Translate from турецкий to английский

Dayımın üç çocuğu var.
Translate from турецкий to английский

Onların iki kız çocuğu var.
Translate from турецкий to английский

Halamın üç çocuğu var.
Translate from турецкий to английский

Teyzemin üç çocuğu var.
Translate from турецкий to английский

Kendi yaşamını riske atarak çocuğu kurtardı.
Translate from турецкий to английский

Zengin tüccar çocuğu evlatlık aldı ve onu mirasçısı yaptı.
Translate from турецкий to английский

Çocuğu yemesi için zorlama.
Translate from турецкий to английский

Bay White sınavda kopye çektiği için çocuğu cezalandırdı.
Translate from турецкий to английский

İki kez evlendi ve yirmiden fazla çocuğu oldu.
Translate from турецкий to английский

Şimdi onların üç çocuğu var.
Translate from турецкий to английский

Senin tanımadığın bu çocuğu tanıyorum.
Translate from турецкий to английский

Bill boğulan çocuğu kurtarmak için nehre daldı.
Translate from турецкий to английский

Onun hiç çocuğu yok.
Translate from турецкий to английский

Erkek çocuğu ağacın üzerine adını kazıdı.
Translate from турецкий to английский

Biz kaybolan çocuğu ve köpeği arıyoruz.
Translate from турецкий to английский

Onun üç çocuğu vardır.
Translate from турецкий to английский

Kasadan parayı çaldığı için çocuğu bağışladım.
Translate from турецкий to английский

O, üç çocuğu tek başına yetiştirdi.
Translate from турецкий to английский

Sınıftaki hiçbir erkek çocuğu Bill kadar uzun değil.
Translate from турецкий to английский

Tom yanan bir binadan bir çocuğu kurtarmaya çalışırken öldü.
Translate from турецкий to английский

Herkes çocuğu gerçek bir deha olarak tanır.
Translate from турецкий to английский

Utangaç erkek çocuğu adını mırıldandı.
Translate from турецкий to английский

Utangaç erkek çocuğu onun varlığında tamamen sıkıldı.
Translate from турецкий to английский

Senin öğle yemeğini yiyen o şişman çocuğu sevmiyorum.
Translate from турецкий to английский

Küçük bir çocuğu odasına kilitlemek bir zulüm hareketidir.
Translate from турецкий to английский

İster inanın ister inanmayın, onun üç çocuğu var.
Translate from турецкий to английский

Adam çocuğu elinden tuttu.
Translate from турецкий to английский

Her iki çocuğu da tanımıyorum.
Translate from турецкий to английский

Ben her iki çocuğu da sevmiyorum.
Translate from турецкий to английский

Her iki çocuğu da görmedim.
Translate from турецкий to английский

Çocuğu öldükten sonra, o üzüntüden neredeyse çıldırdı.
Translate from турецкий to английский

Tom bana tanıdığım bir çocuğu hatırlatıyor.
Translate from турецкий to английский

O, çocuğu Tom olarak çağırır.
Translate from турецкий to английский

Tom evlidir ve üç çocuğu vardır.
Translate from турецкий to английский

Tom ve Mary ana-babası bir intihar bombacısı tarafından öldürülmüş iki çocuğu evlat edindiler.
Translate from турецкий to английский

Tom ve Mary üç çocuğu evlat edindiler.
Translate from турецкий to английский

Roosevelt, 1858 yılında New York'ta varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.
Translate from турецкий to английский

Franklin Roosevelt, zengin ve önemli bir New York ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldi.
Translate from турецкий to английский

Geçindirecek dört çocuğu var.
Translate from турецкий to английский

Dr. Kim gelmeden önce bir hafta boyunca çocuğu ağır hasta olmuştu.

Chris çocuğu matematik sınıfından tanıyordu ve çok kıskanıyordu.

Kay ağlamayı kesen çocuğu alıncaya kadar değildi.

Tom, üç çocuğu ile birlikte gemiye bindi.

Tom'un hiç çocuğu yoktu.

Çocuğu yatır.

Tom Mary ile konuşan çocuğu bilmiyor.

Çocuğu biliyorum.

Biz bir çocuğu evlatlık aldık.

Onun çocuğu yok.

Onun iki kız çocuğu var.

Tom'un üç çocuğu var.

Onların sadece bir çocuğu vardı.

Onlar kimsesiz çocuğu evlat edindi.

Çocuğu nerede gördün?

Onun hiç çocuğu var mı?

Çocuğu uykuya dalmış buldum.

Ben çocuğu yatıştırmaya çalıştım.

Kahverengi ayakkabılı çocuğu gördüm.

Biz çocuğu uykuya dalmış bulduk.

O, çocuğu kolundan yakaladı.

Çocuğu derin uykuda buldum.

O, çocuğu için bir oyuncak aldı.

O, çocuğu yumuşak bir biçimde yere yatırdı.

O koşan çocuğu tanıyorum.

Eşim bir çocuğu evlat edinmek istiyordu.

Öğretmen çocuğu eve gönderdi.

Erkek çocuğu yetişkin bir adammış gibi konuşuyor.

Bir çocuğu onun saatini çalarken yakaladı.

Caddeyi tek başına geçen küçük bir erkek çocuğu gördüm.

Şu çocuğu sustur.

Kamyon bir çocuğu ezdi.

Onun iki güzel çocuğu var.

Şu kız bir erkek çocuğu gibi görünüyor.

Bay Brown'un dört çocuğu vardır.

İki erkek çocuğu önümde durdu.

Bu çocuğu şımartmamalısın çünkü onu bencil hâle getiriyor.

Bir çocuğu boğulmaktan kurtardı.

Çocuğu bir işe gönderdi.

Eğer doğum sancıları insanların dediği kadar acı verseydi, herkesin sadece bir çocuğu olurdu.

Birçok erkek ve kız çocuğu vardı.

Yirmiden fazla erkek çocuğu oraya gitti.

Çocuğu iyi bir insan olarak yetiştirdi.

Erkek çocuğu fikrini değiştirmedi.

Tom'un bakacak üç çocuğu var.

Resimdeki çocuğu tanıyor musun?

Çocuğu yangından kurtardı.

Orada duran çocuğu tanıyorum.

Onların hepsi kayıp çocuğu aradı.

Çocuğu boğulmaktan kurtardılar.

Küçük bir çocuğu boğulmaktan kurtardı.

Çocuğu için güzel bir oyuncak aldı.

En küçük çocuğu beş yaşında.

Polis kayıp çocuğu aradı.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский