Узнайте, как использовать öğretmek в предложении на турецкий. Более 69 тщательно отобранных примеров.
Bu kitap çocuklara okumayı öğretmek için tasarlanmıştır.
Translate from турецкий to английский
İnsanoğlunun tarih derslerinden çok şey öğrenmemesi tarihin öğretmek zorunda olduğu tüm derslerin en önemlisidir.
Translate from турецкий to английский
Bay Davis Japonya'ya İngilizce öğretmek için mi geldi?
Translate from турецкий to английский
Büyüdüğümde tarih öğretmek istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Çocuklara öğretmek yetişkinlere öğretmekten daha kolaydır.
Translate from турецкий to английский
İngilizce öğretmek onun mesleğidir.
Translate from турецкий to английский
Genç çocuklara öğretmek kolay değildir.
Translate from турецкий to английский
Okulda İngilizce öğretmek istedi.
Translate from турецкий to английский
Onlara öğretmek için oldukça niteliksizim.
Translate from турецкий to английский
Öğretmen için, ona öğretmek eğlenceliydi.
Translate from турецкий to английский
Okulda İngilizce öğretmek istiyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom lisede öğretmek için nitelikli değil.
Translate from турецкий to английский
Bay Davis İngilizce öğretmek için Japonya'ya geldi mi?
Translate from турецкий to английский
Öğrenmek bir şey, öğretmek tamamen bir başka şeydir.
Translate from турецкий to английский
Birine bir şey öğretmek mümkün değil-o sadece kendisi öğrenebilir.
Translate from турецкий to английский
Ben bildiğimi öğretmek isterim ama siz ister misiniz?
Translate from турецкий to английский
O, bana Fransızca öğretmek istediğini söyledi.
Translate from турецкий to английский
O, bana bana Fransızca öğretmek istediğini söyledi.
Translate from турецкий to английский
Tom'a hayatta kalmayı öğretmek zorunda kalacağız.
Translate from турецкий to английский
Sana bir şey öğretmek istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Çocuklarına Esperanto öğretmek istiyor musun?
Translate from турецкий to английский
Bayan Caifeng bana Çince öğretmek istiyor.
Translate from турецкий to английский
Tom bana Fransızca öğretmek istediğini söyledi.
Translate from турецкий to английский
Maria'ya İngilizce öğretmek zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Maria'ya Esperanto dilini öğretmek zorundayım.
Translate from турецкий to английский
İnsanlara öğretmek için hayvanları kullanırım.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'nin çocuklarına Fransızca öğretmek için ikna edilip edilemeyeceğini merak ediyordu.
Translate from турецкий to английский
"Neden sadaka için yalvarıyorsun, Diogenes?" "Cömertlik öğretmek için."
Translate from турецкий to английский
Size memnuniyetle ve bedava Almanca öğretmek isterim.
Translate from турецкий to английский
Yaşlı bir köpeğe yeni hünerler öğretmek zor.
Translate from турецкий to английский
Şu anda Esperanto öğretmek için Güney Amerika'dayım.
Translate from турецкий to английский
Bugün öğretmek istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom çocuklarına çalışmanın değerini öğretmek istiyor.
Translate from турецкий to английский
Cahile ilim öğretmek ile zalime kılıç vermek aynı şeydir.
Translate from турецкий to английский
Doğal düşünmeyi öğretmek okullarda zordur.
Translate from турецкий to английский
Bu makinenin nasıl çalıştırılacağını bana öğretmek zorundasın.
Translate from турецкий to английский
Çocuklara iyi sofra adabını öğretmek önemlidir.
Translate from турецкий to английский
Sana öğretmek istediğim çok şey var, Tom.
Translate from турецкий to английский
Japonya'ya öğretmek için değil yazmak için geldim.
Translate from турецкий to английский
Sana bazı terbiyeler öğretmek için buradayım.
Translate from турецкий to английский
Ne yazık ki sana bazı terbiyeler öğretmek zorunda kalacağım, Tom.
Translate from турецкий to английский
Sana bazı görgü kurallarını öğretmek zorunda kalacağım!
Sanırım sana bir ders öğretmek zorunda kalacağım.
"Yabancı bir ülkede İngilizce öğretmek" kitabını faydalı bulmadım.
Öğretmek öğrenmektir.
Küçük çocuklara öğretmek kolay değildir.
Tom bana Fransızca öğretmek istediğini söyledi
Tom bana Fransızca öğretmek istediğini ifade etti.
İnsanlara ne öğrenmeye isteksiz olduklarını öğretmek zordur.
Size başka bir dil karşılığında Çince öğretmek istiyorum.
Öğrenmek bir şeydir, öğretmek başka bir şeydir.
Müzik öğretmek Tom'un hayaliydi.
Öğretmenler öğrencilere anatomisini öğretmek için kurbağaları keserler.
Tom, Mary'yi John'a onu nasıl yapacağını öğretmek için ikna etmiş kişiydi.
Onu nasıl yapacağını Mary'ye öğretmek için Tom'u ikna eden kişi bendim.
Fransızca öğretmek zorundaydım.
Fransızca öğretmek istiyorum.
Tom Fransızca öğretmek istiyor.
Tom Fransızca öğretmek istedi.
Tom, öğretmek için Fransızcayı yeterince iyi bilmiyor.
Sami, Leyla'ya bir ders öğretmek istiyor.
Fransızca öğretmek istemiyorum.
Çocuklarına öğretmek istediğin bazı şeyler nedir?
Tom Fransızca öğretmek istemiyor.
Tom asla Fransızca öğretmek istemedi.
Sami Leyla'ya İslam'ı öğretmek için Mısır'dan ta Kanada'ya gitti.
Tom'a bir şey öğretmek zordur.
Gençlere öğretmek önemlidir.
Buraya öğrenmek için geldim, öğretmek için değil.