Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "ön"

Узнайте, как использовать ön в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

Gençlik ve cinsiyetiyle ilgili bilgi işine karşı bir ön yargıya sebep olmasın diye Bayan Cockburn adını gizledi.
Translate from турецкий to английский

Ön kapıda biri var. Git ve kim olduğunu anla.
Translate from турецкий to английский

Tom her zaman ön sırada oturmak ister.
Translate from турецкий to английский

İnsanlar diğerlerine ön yargı ile bakmak eğilimindedir.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'den Lady Gaga konserinde ön sıra koltuklardan almanın bir yolunu bulmasını istedi.
Translate from турецкий to английский

Tom ve Mary genellikle ön sırada oturmaktan hoşlanırlar.
Translate from турецкий to английский

Tom ön sıraya oturdu.
Translate from турецкий to английский

Sana vuran adam ön kapıda.
Translate from турецкий to английский

Tom otoparktaki her kirli araba ön camına adını yazdı.
Translate from турецкий to английский

Mary'nin arabasının ön camını kıran kişi Tom'du.
Translate from турецкий to английский

Tom ön kapının çarptığını duydu.
Translate from турецкий to английский

Tom ön kapıyı kilitlemeyi unuttu.
Translate from турецкий to английский

Tom ön avlusunda bir çukur kazdı.
Translate from турецкий to английский

Tom ön kapıya doğru çimden geçti.
Translate from турецкий to английский

Tom ön masadaki adama takım elbisesini nerede ütületebileceğini sordu.
Translate from турецкий to английский

Tom ve Mary genellikle ön sundurmada sabah kahvesini içtiler.
Translate from турецкий to английский

Rehber salın ön sağında oturdu.
Translate from турецкий to английский

Tom bizim ön bahçemizdeki ağacı balta ile kesti.
Translate from турецкий to английский

Tom ön masada gürültü ile ilgili şikâyet etti.
Translate from турецкий to английский

Ön kapı açıktı.
Translate from турецкий to английский

Benim ön dişim düştü.
Translate from турецкий to английский

Bir sürücü ön koltukta oturdu.
Translate from турецкий to английский

Ön kapının çarptığını duydum.
Translate from турецкий to английский

Ön kapıya kadar gittim.
Translate from турецкий to английский

Tom ön kapının kilidini açtı.
Translate from турецкий to английский

Ön kapıda birisi var.
Translate from турецкий to английский

Ön tarafta bir oda istiyorum.
Translate from турецкий to английский

Ön camını temizlemem gerekiyor mu?
Translate from турецкий to английский

Ön kapı kilitli kaldı.
Translate from турецкий to английский

Ön kapı zilinin çaldığını duydum.
Translate from турецкий to английский

Otobüsün ön tarafında oturdum.
Translate from турецкий to английский

Lütfen bunu ön sıraya ilet.
Translate from турецкий to английский

Ön kapıyı kilitli bulduk.
Translate from турецкий to английский

Ön kapıyı kilitlemeden bırakmıştı.
Translate from турецкий to английский

Bu beyefendiye ön kapıyı gösterin.
Translate from турецкий to английский

Ön camı temiz tutmalısın.
Translate from турецкий to английский

O her zaman ön sırada bir koltuk aldı.
Translate from турецкий to английский

Tom ön kapıda sizi bekliyor.
Translate from турецкий to английский

Kaza, arabasının ön tekerlerine zarar verdi.
Translate from турецкий to английский

Tom ön kapıdan içeri girdi.
Translate from турецкий to английский

Otobüse bindi ve ön tarafta bir koltuğa oturdu.
Translate from турецкий to английский

Artık ön yargılarımızı yıkmalıyız.
Translate from турецкий to английский

Ön tarafı izle.
Translate from турецкий to английский

Geçenlerde bir arkadaşımın evinin yanında durduğumda, ön kapıdan çıkan arkadaşım değil fakat kocasıydı.
Translate from турецкий to английский

Birisi bana Albert Einstein'ın "Sağduyu on sekiz yaşında kazanılan ön yargıların birikimidir." dediğini söyledi.
Translate from турецкий to английский

O, tarafsız ve ön yargısız olmanın şovunu yapar fakat sanırım o sadece kendi fikri olmayan bir adam.
Translate from турецкий to английский

Ön yargıyı parçalamak bir atomu parçalamaktan daha zordur.

Sanırım Tom ön avluda.

Arabanın ön camından Tom'u gördüm.

Arka tekere mi ön tekere mi kilit vurdum?

Tom ön ödeme yaptı.

Tom ön yargılıdır.

Biz ön yargılıyız.

Ön kapının anahtarıyla bir sorunu vardı.

Tom ön kapısına baktı.

Ön masada sana bir mesaj bıraktım.

Tom ön kapıya geldiğinde onun biraz açık olduğunu fark etti.

Tom Mary'nin ön verandasında bazı oyuncaklar gördü.

Tom ön kapıyı açtı ve Mary'yi karşıladı.

Tom muhtemelen tam ön kapının dışında.

Tom her zaman ön sırada oturur.

Tom eve vardığında ön kapısına bantlanmış bir zarf vardı.

Tom ön kapıdan eve girdi.

Tom'un bana dediği gibi Esperanto'nun iki düşmanı var, bilgisizlik ve ön yargı.

Ön yargılı olma.

Tom ön basamaklarda oturuyor.

Bileğim ve ön kolum acıyor. Bence karpal tünel sendromunun acısını çekiyor olabilirim.

Ön sırada oturalım.

Tom çıkarken ön kapıyı kilitlemeyi unuttu.

Tom ön kapıyı açıp içeri girdi.

Hayvanlara karşı bir ön yargı olmasaydı Darwin bu kadar tepki görmezdi.

Arabanın anteni, ön cam içinde monte edilmiştir.

Tom ön pencereden dışarıya baktı.

Ön koltuktaydım.

Ön kapı yok.

Tom ön kapıdan dışarı çıktı.

Tom ön sundurmada Mary'yi bekledi.

Onları ön masada kontrol etsek iyi olur.

Tom ön yargılı, değil mi?

Sana ön sırada bir koltuk ayıracağım.

Tom sık sık ön kapıyı kilitlemeyi unutur.

Pencerenin yanında olan ön sırada Tom'un yanına oturmayı tercih ediyorum

Tom'un arabası hâlâ ön tarafta park ediliyor.

Ön kapı kilitli.

Tom dün ön ehliyetini aldı, bu yüzden araba sürmeyi pratik yapmak için babası ile birlikte dışarıda.

Mary Tom'dan ayrılır ayrılmaz John bir demet gülle onun ön kapısındaydı.

Tom ön kapıya doğru yöneldi.

Tom ön kapı için bir çizgi yaptı.

Tom bir genç iken, o sık sık ön sundurmada otururdu ve akşam yemeğinden sonra akşamleyin şarkı yazardı.

Tom son derce ön yargılı.

Sen ve senin erkek arkadaşın genellikle ön sevişme için ne yaparsınız?

O biz hâlâ ön sevişme yaparken boşaldı.

Ön sevişmenin seksin önemli bir parçası olduğunu düşünüyor musun?

Tom ön tarafta Mary'yi bekliyor.

Tom ön kapıyı açtı.

Tom ön kapıdan girdi.

Tom ön kapıdan geldi.

Tom oldukça ön yargılı, değil mi?

Tom ön kapının açık olduğunu fark etmedi.

Tom oldukça ön yargılı.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский