Узнайте, как использовать ümit в предложении на турецкий. Более 73 тщательно отобранных примеров.
Mary, tatili sırasında dinlenmeyi çok ümit ediyor.
Translate from турецкий to английский
Ümit; bir saat önce bitirdiğin çikolatalı çörek kutusunun sihirle tekrar dolup dolmadığını kontrol etmek için çılgın bir adam gibi birdenbire mutfağa doğru koştuğundadır.
Translate from турецкий to английский
Hayat olduğu sürece, ümit vardır.
Translate from турецкий to английский
Biz barış için ümit ediyoruz.
Translate from турецкий to английский
Eğer varsa, Tom'un seçimi kazanmasına dair küçük bir ümit var.
Translate from турецкий to английский
Tom bir yıldan daha fazla Boston'da yaşamak zorunda olmamayı ümit ediyor.
Translate from турецкий to английский
Ben orada onunla karşılamayı ümit etmiştim.
Translate from турецкий to английский
Onu dün bitirmeyi ümit etmiştim.
Translate from турецкий to английский
Bana boşuna ümit verme.
Translate from турецкий to английский
Çok ümit yok.
Translate from турецкий to английский
Tom, ümit olduğunu düşünüyor.
Translate from турецкий to английский
Bir şarkıcı olmayı ümit ediyorum.
Translate from турецкий to английский
Hepinizle tekrar görüşmeyi ümit ediyorum.
Translate from турецкий to английский
Gelecek yıl tekrar görüşmeyi ümit ediyorum.
Translate from турецкий to английский
Tekrar geleceğini ümit ediyorum.
Translate from турецкий to английский
Onlar ümit olmadığını düşündüler.
Translate from турецкий to английский
Gelecekte bir dişçi olmayı ümit ediyorum.
Translate from турецкий to английский
Onun iyileşeceğini ümit etmiştim.
Translate from турецкий to английский
Hayatta olduklarına dair biraz ümit var.
Translate from турецкий to английский
Yarın havanın açık olacağını ümit ediyorum.
Translate from турецкий to английский
Daha iyi bir plan bulacağını ümit ediyorum.
Translate from турецкий to английский
Bunu dün bitirmiş olmayı ümit etmiştim.
Translate from турецкий to английский
Atalarım siyasi sığınma bulmayı ümit etmişlerdi.
Translate from турецкий to английский
Başaracağına dair biraz ümit var.
Translate from турецкий to английский
Sonunda her şeyin iyi sonuçlanacağını ümit ediyorum.
Translate from турецкий to английский
Size biraz tavsiye verirsem umursamayacağınızı ümit ediyorum.
Translate from турецкий to английский
Ümit yok.
Translate from турецкий to английский
Bilim adamları yeni ilaçlar keşfetmeye devam ediyor, bu yüzden komada olan insanlar için her zaman bir ümit vardır.
Translate from турецкий to английский
Önceden başardiğımız yarın başarabileceğimiz ve başarmak zorunda olduğumuz için bize ümit verir.
Translate from турецкий to английский
Tom'la konuşmayı ümit etmiştim.
Translate from турецкий to английский
Tom'u Boston'da görmeyi ümit etmiştim.
Translate from турецкий to английский
Bunun Tom'un hatası olduğunu bulacağınızı ümit ediyorum.
Translate from турецкий to английский
Ümit olmadığını düşündüğünü biliyorum.
Translate from турецкий to английский
Bütün yapabileceğimiz ümit etmektir.
Translate from турецкий to английский
Bu arada, İngilizcem kesinlikle ümit vaat etmiyor.
Translate from турецкий to английский
Boş ümit beslemek istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
Cılız ve titrek bir sesle, insanlara güven ve ümit vermek imkânsızdır.
Translate from турецкий to английский
Hiç ümit kalmadı.
Translate from турецкий to английский
Hayat varken ümit vardır.
Translate from турецкий to английский
En iyisi için ümit ederiz, ama en kötüsünü bekleriz.
Translate from турецкий to английский
Biz sadece, hükümetin birliklerini geri çekmeye karar vermesini ümit edebiliriz.
Translate from турецкий to английский
Artık bütün yapabileceğimiz Tom'un yapmaya söz verdiği şeyi yapmasını ümit etmektir.
Translate from турецкий to английский
Onlarla konuşmayı ümit etmiştim.
Translate from турецкий to английский
Çok ümit verici değilsin.
Onlar Ümit Burnu'nu geçtiler.
Sizin için hâlâ bir ümit olabilir.
Polis bulmadan önce Tom'u bulmayı ümit edelim.
O oldukça ümit verici görünüyor, değil mi?
Ayrılmadan önce ayakkabılarını temizlemeyi unutmayacağını nasıl ümit ederim?
Her şeyin iyi gideceğini ümit edelim.
Onun başarılı olacağına dair küçük bir ümit var.
Onu beğenmenizi ümit ederim.
Çok şey ümit ediyorum.
Tom, kazanacağınızı ümit ediyor.
Onu yapmaya razı olacağınızı ümit ediyorum.
Tom'un onu benim için yapabileceğini ümit ediyorum.
Onu yapmayı ümit ediyorum.
Ümit ediyorum onu yapabilirsin.
Senin onu yapabileceğini ümit ediyorum.
Tom onu yapmayı kabul edeceğini ümit ediyorum.
Karamsar rüzgardan dolayı şikayet eder, iyimser rüzgarın dönmesini ümit eder, gerçekçi ise yelkenlerini fora eder.
Daima ümit et fakat asla beklenti içinde olma! O zaman belki harikalar yaşarsın fakat hayalkırıklığı asla!
Allah'tan ümit kesilmez.
Tom'un beklemesini ümit ediyorum.
Ali, Ümit Milli Takım'da oynuyor.
Apaynısını ben de ümit ediyorum.
Bunu benim için yapabileceğini ümit ediyordum.
Ümit ederim.
Ümit ediyorum.
Çıkmadık candan ümit kesilmez.
Merhaba, benim adım Ümit.
Tom'dan yarına kadar bir cevap ümit etmiyorum.
Ümit geliyor.