Узнайте, как использовать üstün в предложении на турецкий. Более 59 тщательно отобранных примеров.
Bu ürünler onlarınkinden daha üstün.
Translate from турецкий to английский
Bu kumaş ona göre daha üstün.
Translate from турецкий to английский
O, her konuda rakiplerine karşı daha üstün.
Translate from турецкий to английский
Hukukun üstün gücüne inanıyordu.
Translate from турецкий to английский
Bu senin para üstün.
Translate from турецкий to английский
Kendini hep bizden üstün gördün.
Translate from турецкий to английский
Allah'ın hepimizden üstün olduğunu bilmiyor musunuz?
Translate from турецкий to английский
Bence insanlar onlardan daha üstün.
Translate from турецкий to английский
Sence insanlar onlardan üstün mü?
Translate from турецкий to английский
Her insanın bir zaafı vardır; ama her insanın bir üstün tarafı da vardır.
Translate from турецкий to английский
Üstün çile, geldi çattı; tos! Sen tercümanlık, sana büsbütün paydos.
Translate from турецкий to английский
3-1 sayıca üstün olacaksın.
Translate from турецкий to английский
Senin üstün olduğumu unutma.
Translate from турецкий to английский
Sayıca sizden üstün olduğumuzu görmüyor musun?
Translate from турецкий to английский
ENERGY STAR, işletmelerin ve bireylerin tasarruf yapmasına ve üstün enerji verimliliği ile iklimimizi korumasına yardımcı olan bir ABD Çevre Koruma Ajansı gönüllü programıdır.
Translate from турецкий to английский
Tom üstün geldi.
Translate from турецкий to английский
Bu beceride bana göre üstün olmalısın.
Translate from турецкий to английский
Tom çok üstün yetenekli.
Translate from турецкий to английский
Tom üstün bir beyin.
Translate from турецкий to английский
Sen üstün zekalı bir çocuk musun?
Translate from турецкий to английский
Tom üstün bir iş yaptı.
Translate from турецкий to английский
Bu tekne üstün kaliteli alüminyum ve yüksek güçlü demir ile yapılır.
Translate from турецкий to английский
John Fransızcada sınıf arkadaşlarının herhangi birinden çok üstün.
Translate from турецкий to английский
Bu sözlük ondan daha üstün.
Translate from турецкий to английский
Üstün düşman saldırılarına karşı ne kadar dayanabiliriz?
Translate from турецкий to английский
Bazı diller doğası gereği diğerlerinden üstün.
Translate from турецкий to английский
Doğal olarak hiç bir dil diğerinden üstün değildir.
Translate from турецкий to английский
Doğal olarak hiçbir dil birbirine göre üstün değildir.
Translate from турецкий to английский
Benim kültürüm objektif olarak onlarınkinden daha üstün.
Translate from турецкий to английский
Onları kültürünün bazı yönleri benimkinden daha üstün. Benim kültürümün bazı yönleri onlarınkinden daha üstün.
Translate from турецкий to английский
İdeolojimin sizinkinden üstün olduğuna içtenlikle inanıyorum.
Translate from турецкий to английский
Merhametin üstün geleceğini umut edelim.
Translate from турецкий to английский
Sami kendini arkadaşlarından biraz üstün hissetti.
Translate from турецкий to английский
Bunu şarabın üstün kalitesine bağlıyorum efendim.
Translate from турецкий to английский
Derbilerde Anadoluspor ezeli rakibine karşı istatistiksel olarak üstün durumda.
Translate from турецкий to английский
Tom üstün yetenekli bir müzisyen.
Translate from турецкий to английский
İyilik en sonunda kötülüğe karşı üstün gelecek.
Translate from турецкий to английский
Anadoluspor Yıldızspor'dan iki gömlek üstün bir takım.
Translate from турецкий to английский
Elbette Allah katında en üstün olanınız en dürüst olanınızdır.
Translate from турецкий to английский
Tom üstün zekâlı bir çocuktu.
Translate from турецкий to английский
Tom senden birkaç gömlek üstün.
Translate from турецкий to английский
Tom fizik olarak benden üstün.
Translate from турецкий to английский
Bu olasılığın da, doğu illeri nüfusunda Ermenileri çoğunlukta göstermeye ve tarihsel haklar bakımından öncelikli saydırmaya çalışanların, bilimsel ve tarihsel belgelerle dünya kamuoyunu aldatmayı başarmaları; bir de Müslüman halkın Ermenileri toptan öldüren yabanıl olduğu iftirasını doğruymuş gibi kabul ettirmeleri durumunda gerçekleşebileceği varsayımı üstün geliyor.
Dahası var, uğruna her şeyi yitirdiğim Rabbim İsa Mesih'i tanımanın üstün değeri yanında her şeyi zarar sayıyorum, süprüntü sayıyorum.
Ali üstün zekâlı bir çocuk.
Kimse yasalardan üstün değildir.
O İngilizcede benden daha üstün.
Işık karanlığa üstün gelir.
Avrupa Birliği, birbirine daha bağlı ve daha etkin hale gelmelidir. Bunun başka yolu yok. Akıl, ancak makul insanlar birlikte kararlı bir şekilde hareket ettiğinde üstün gelebilir.
Karanlıkta korkunç şekiller göreceksin, kötü sesler kulağına fısıldayacak, fakat sana zarar vermeyecekler, çünkü küçük bir çocuğun saflığına karşı cehennem güçleri üstün gelemez.
Umarım kimsenin kanunlardan üstün olmadığının farkındasındır.
Üstün çok ince, üşüteceksin.
Avantajları dezavantajlarını üstün gelmektedir.
Bu saat ondan daha üstün.
Düşünmek üstün kılar.
Bu saat diğerinden daha üstün.
Düşünmek üstün yapar.
Kendimi senden üstün hissediyorum!
Öğretmenin bazı öğrencileri diğerlerinden üstün tutması doğru değil.