Узнайте, как использовать üstesinden в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
Ne zaman mühendislik probleminizin üstesinden geldiniz?
Translate from турецкий to английский
Yüksek yen değerinin nasıl üstesinden gelineceği büyük bir sorundur.
Translate from турецкий to английский
Biz şimdiye kadar bunun üstesinden gelemedik.
Translate from турецкий to английский
Tom her şeyin üstesinden gelebilir.
Translate from турецкий to английский
Tom'un biraz zamanını alacak, fakat sonunda Mary'nin üstesinden gelecek.
Translate from турецкий to английский
Bunun üstesinden gelebiliriz.
Translate from турецкий to английский
Zorluklarının üstesinden geldi.
Translate from турецкий to английский
O, İngilizcenin üstesinden iyi gelir.
Translate from турецкий to английский
Ben üstesinden geldim. Sen de gelmelisin.
Translate from турецкий to английский
Tom üstesinden gelinecek zor bir adamdır.
Translate from турецкий to английский
Birçok insan artık saman nezlesinin üstesinden geliyorlar.
Translate from турецкий to английский
Her şeyi denemeye değer diyerek onu da bir deneyeyim dedim. Fakat, böyle bir programın üstesinden gelmek benim boyumu aşan bir mesele çıktı.
Translate from турецкий to английский
Problemin üstesinden nasıl gelirsin?
Translate from турецкий to английский
Tom'un durumun üstesinden gelebileceğini sanmıyorum
Translate from турецкий to английский
İlk engelin üstesinden gelmeyi başardık.
Translate from турецкий to английский
Onun üstesinden gelirim.
Translate from турецкий to английский
Bazı açılardan, eğitim bir hastalık gibidir: Onun üstesinden gelmelisin.
Translate from турецкий to английский
Onun üstesinden gelebiliriz.
Translate from турецкий to английский
Bunun üstesinden geleceksin.
Translate from турецкий to английский
Tom'un yardımı olmadan da üstesinden gelirdim.
Translate from турецкий to английский
Sanırım üstesinden geleceğim.
Translate from турецкий to английский
Onun üstesinden geleceğimi söyledim.
Translate from турецкий to английский
Nasıl üstesinden geliyorsun?
Translate from турецкий to английский
Tom Fransızcanın oldukça iyi üstesinden gelebilir.
Translate from турецкий to английский
Onun üstesinden gelebilirim.
Translate from турецкий to английский
Tom'un üstesinden gelebilirim.
Translate from турецкий to английский
Bunun üstesinden geliyorum.
Translate from турецкий to английский
Onlar korkularının üstesinden gelebilirler.
Translate from турецкий to английский
Onlar üstesinden gelebilirler.
Translate from турецкий to английский
Bunun üstesinden geleceğiz.
Translate from турецкий to английский
Onun üstesinden geleceğiz.
Translate from турецкий to английский
Hep birlikte çok çalışıp sorunların üstesinden geleceğiz.
Translate from турецкий to английский
Tom'un üstesinden geleceğim.
Translate from турецкий to английский
Tom tek başına bunun üstesinden gelmeli.
Translate from турецкий to английский
Bunun üstesinden daha sonra geleceğim.
Translate from турецкий to английский
Meselenin üstesinden geldim.
Translate from турецкий to английский
O özel sorunun çok iyi üstesinden geldin.
Translate from турецкий to английский
O özel durumun çok iyi şekilde üstesinden geldin.
Translate from турецкий to английский
Tom'un bu işin üstesinden gelebileceğine eminim.
Translate from турецкий to английский
Sonunda merakım korkumun üstesinden geldi.
Translate from турецкий to английский
O asla büyük iş kayıplarının üstesinden gelemeyecek.
Translate from турецкий to английский
Tüm başarısızlıklarının üstesinden geldiğini iddia ediyor.
Translate from турецкий to английский
Üçüncü bölümde bu sorunun üstesinden geleceğiz.
Translate from турецкий to английский
Bu zor sorunların üstesinden gelmek zorundasın.
Translate from турецкий to английский
Peter doktor olmayı başarmadan önce birçok zorluğun üstesinden geldi.
Translate from турецкий to английский
Birçok zorlukların üstesinden gelmeliyiz.
Zorlukların üstesinden geldi.
Öncüler bir dizi engelin üstesinden geldiler.
Panik yapmayın. Tom'un bu problemin üstesinden nasıl gelineceğini bildiğine eminim.
Bensiz bunun üstesinden gelebilirsin.
Birçok zorluğun üstesinden gelmek zorundayız.
Tom bunun üstesinden gelemez.
İki tarafın da iyi niyetiyle, sorunumuzun üstesinden gelinebilir.
Veri açığının üstesinden gelmek için, basit bir yöntem geliştirdim.
Hemen üstesinden gelebileceğiniz bir şey değil bu.
Bunun da üstesinden gelebileceğimize inanıyorum.
Bu işin üstesinden gelemeyeceksin.
Bunun üstesinden gelebileceğimi düşünüyorum.
Onun üstesinden gelebileceğimi düşünüyorum.
Genellikle böyle bir durumun nasıl üstesinden gelirsin?
Sanırım en kısa sürede bunun üstesinden gelebilirim.
Asistanım onun üstesinden gelecek.
Onlardan beşi bana saldırdı ama onların hepsinin üstesinden geldim.
Savaş - üstesinden geleceksin!
Zorlukların üstesinden gelmelisin.
O, bir sürü engelin üstesinden geldi.
Zorlukların üstesinden gelmek zorundasın.
Nasıl onun üstesinden geldin?
Kim bu sorunun üstesinden gelecek?
Bunun üstesinden gelen benim.
Yardımcım onun üstesinden gelecek.
Tom'un üstesinden gelmeme izin ver, tamam mı?
Sana onun üstesinden gelebileceğimi söyledim.
Onlara onun üstesinden gelebileceğimi söyledim.
Ona onun üstesinden gelebileceğimi söyledim.
Kocasının ölümünün üstesinden gelemedi.
Zorluğun üstesinden gelmeyi başardım.
Nasıl onun üstesinden gelmek istiyorsun?
Tom'un üstesinden gelebilecek tek kişi sensin.
Tom'un onun üstesinden gelmesine izin vermek en iyisi.
Tom'un onun üstesinden gelebileceğini düşünüyor musun?
Tom asla Mary'nin üstesinden gelmedi.
Tom bunun nasıl üstesinden geleceğini biliyordu.
Sanırım sen ve ben bunun üstesinden gelebiliriz.
Bunun üstesinden gelemezsin.
Onun üstesinden gelebileceğinden emin misin?
Tom onun üstesinden gelemezse ne olacak?
Tom'un onun üstesinden gelebileceğine emin misin?
Nasıl bunun üstesinden geleceksin?
Belki bunun üstesinden gelsen iyi olur.
Tek başına onun üstesinden gelebileceğinden emin misin?
Kendi tarzımla bunun üstesinden gelmek istiyorum.
Tom bu sorunun üstesinden gelmesi gereken kişidir.
O, bir sürü engelin üstesinden gelmek zorundaydı.
Lütfen bunun üstesinden gelmeme izin ver.
Kendi başıma bunun üstesinden gelebilirim.
Biz bunun üstesinden geliriz.
Tek başıma üstesinden geleceğime eminim.
Onlar korkularının üstesinden gelebilir.
Onların nasıl üstesinden geleceğimi biliyorum.