Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "üzerine"

Узнайте, как использовать üzerine в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

Etinin üzerine biraz tuz koy.
Translate from турецкий to английский

Tamam. Bunun üzerine ne tavsiye etmek istersin?
Translate from турецкий to английский

Yaşamın kaynağı üzerine birçok teori vardır.
Translate from турецкий to английский

Ekmeğin üzerine tereyağı çok iyi.
Translate from турецкий to английский

Oğlunun ölümü üzerine ağladı.
Translate from турецкий to английский

Kızının ölümü üzerine ağladı.
Translate from турецкий to английский

Erkek kardeşim felsefe üzerine bir otoritedir.
Translate from турецкий to английский

Ağabeyim felsefesi üzerine bir otoritedir.
Translate from турецкий to английский

O yaklaştı ve dizlerinin üzerine düştü.
Translate from турецкий to английский

Birçok siyasetçi komite üzerine güçlü bir baskı uygulamıştır.
Translate from турецкий to английский

O, egzersizin önemi üzerine vurgu yaptı.
Translate from турецкий to английский

Yağmur ormanın üzerine sessizce düştü.
Translate from турецкий to английский

Erkek çocuğu ağacın üzerine adını kazıdı.
Translate from турецкий to английский

Hızlı kahverengi tilki tembel köpeğin üzerine atlar.
Translate from турецкий to английский

Onun tavsiyesi üzerine hareket etmeliydin.
Translate from турецкий to английский

O, dizlerinin üzerine çöktü.
Translate from турецкий to английский

Ebeveynler çocuklarını dürüstlük ve sıkı çalışmanın önemi üzerine etkilemeye çalışıyorlar.
Translate from турецкий to английский

O kuşların nasıl uçtuğu üzerine çalışma yaptı.
Translate from турецкий to английский

O kuşların uçma şekli üzerine eğitim yaptı.
Translate from турецкий to английский

Japon tarihi üzerine kitaplar okumak istiyorum.
Translate from турецкий to английский

Atın üzerine beş poundluk bahse girdim.
Translate from турецкий to английский

1969'da ticari bilgisayarlar için sanal bellek üzerine tartışma sona erdi. David Sayre tarafından yönetilen bir IBM araştırma ekibi sanal bellek yükleme sisteminin tutarlı olarak en iyi elle kontrol edilen sistemlerden daha iyi çalıştığını gösterdi.
Translate from турецкий to английский

Helen'in forumu bir veya iki fırın eldiveni kullanılıp kullanılmayacağı üzerine uzlaşmaz bir bölünme yaşadı.
Translate from турецкий to английский

Birçok zorlukların üzerine gitmek zorundasın.
Translate from турецкий to английский

O çitin üzerine oturuyor.
Translate from турецкий to английский

Ben onun üzerine bir battaniye serdim.
Translate from турецкий to английский

Biz çay üzerine sohbet ediyorduk.
Translate from турецкий to английский

Toplumsal düzen doğadan gelmez. Gelenekler üzerine kurulmuştur.
Translate from турецкий to английский

O bir el arabası üzerine tökezledi.
Translate from турецкий to английский

Benim için bu kağıt üzerine bir eskizini çizebilir misin lütfen?
Translate from турецкий to английский

Ben kendimi çimenlerin üzerine attım.
Translate from турецкий to английский

Delikanlı Tom'un üzerine abandı ve kulağına bağırdı.
Translate from турецкий to английский

Gökkubbe onun üzerine düşmesin.
Translate from турецкий to английский

O, üzerine ev inşa etmek amacıyla arsayı aldı.
Translate from турецкий to английский

Tom ateşin üzerine bir kütük daha attı.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary adresini istedi ve onu bir parça kâğıt üzerine not etti.
Translate from турецкий to английский

Tom ve Mary her ikisi de zemin üzerine bağdaş kurmuş oturuyordu.
Translate from турецкий to английский

Tom kendini uyandırmak için kendi üzerine soğuk su döktü.
Translate from турецкий to английский

Tom genellikle sosisli sandviçlerinin üzerine hardal ve ketçap koyar.
Translate from турецкий to английский

Tom, anahtarlarını masanın üzerine bıraktı.
Translate from турецкий to английский

Tom bütün takımlarını sipariş üzerine yaptırdı.

Tom bir parça et kesti ve onu tabağının üzerine koydu.

O çarşafları yatağın üzerine koydu.

Sendika üzerine yaptırımlar uygulanması uygunsuz.

Benim ekranda yazdığım kelimeleri görebilirsin, ama benim klavye üzerine döktüğüm gözyaşlarını göremezsin.

Alacakaranlık çöl üzerine düştü.

Akşam yemeği masanın üzerine konuldu.

Tavsiyeniz üzerine hareket edeceğim.

Bunun üzerine oturmayın.

Bayan Brown, siyaset üzerine bir kitap yazdı.

Bob'ın üzerine fazla gitmeyin.Bilirsiniz, o, son zamanlarda zor bir sürece rağmen devam etmektedir.

John Japon tarihi üzerine bir kitap arıyor.

Tom çitin üzerine tırmandı.

O, yatağın üzerine oturdu.

Onun tavsiyesi üzerine hareket ettim.

Onu masamın üzerine koymayın.

O, çocuğun üzerine eğildi.

Ben Manny tarafından yönetilen, veri transferi üzerine çalışan çalışma grubu, 14 Ocak 1999'da bir toplantı yapacak.

Kitabı masanın üzerine koyun.

Silahı masanın üzerine koy.

Kağıdın üzerine bir çizgi çizin.

O, çitin üzerine tırmandı.

Ceketimi masanın üzerine koydum.

O, arabasının üzerine bir örtü koydu.

O, onun üzerine bir battaniye koydu.

Köpek bir yabancının üzerine atladı.

O atın üzerine iki paund bahse girdi.

Tutar 20,000 yenin üzerine çıktı.

İstek üzerine bir harita mevcuttur.

O at üzerine on dolar iddiaya giriyorum.

Biz onunla plan üzerine konuştuk.

Onlar nehrin üzerine bir köprü yaptılar.

Tokyo'nun üzerine sis çöktü.

O, ekmeğin üzerine tereyağ sürdü.

Kahvemi halının üzerine devirdim.

Zarfın üzerine bir pul yapıştırın.

Kayalık yolun üzerine yuvarlanır.

Ordu düşmanın üzerine ilerledi.

Kendi üzerine soğuk su döktü.

Mermi dizin üzerine girdi.

Bu yıl etekler dizin birkaç santimetre üzerine çıkıyor.

Üzerine düştüğümde bileğimi kırdım.

Pencerenin üzerine bir perde astı.

Tereyağını ekmeğin üzerine yaydı.

Nehrin üzerine bir köprü yapıldı.

Patlamış mısır üzerine eritilmiş tere yağını dökün.

Uçak şehrin üzerine bombalar bıraktı.

Kutunun üzerine bir şey koymayın.

Kızın üzerine eğildi ve onu öptü.

Bahçecilik üzerine bir kitapçık okuyor.

Kazağını başının üzerine çekti.

Kazağın üzerine ne giymem gerekir?

Nehir üzerine yeni bir köprü inşa ediliyor.

Tom tostun üzerine biraz şeker serpti.

Doktorlar onun üzerine eğilirken, o izledi.

Bir kesik kanıyorsa, üzerine baskı uygula.

Kiliseler tüm ada üzerine inşa edilmiştir.

Çim üzerine uzandı ve uykuya daldı.

Tom'un bir şey üzerine konsantre olma sorunu var.

Londra'dan ekonomi üzerine beş kitap ısmarladım.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский