Узнайте, как использовать şaşırmış в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
Mektubumu aldığında şaşırmış olabilir.
Translate from турецкий to английский
Görünüşte şaşırmış gibi duruyordu.
Translate from турецкий to английский
Haberi duyduğunda, o şaşırmış olabilir.
Translate from турецкий to английский
Mary'nin kasabayı terk ettiğini ona söylediğimde, Tom gerçekten şaşırmış görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom şaşırmış hissetti.
Translate from турецкий to английский
O, mektubumu aldığında şaşırmış olabilir.
Translate from турецкий to английский
Betty habere şaşırmış görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom şaşırmış görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Karım şaşırmış görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Öğretmenimiz şaşırmış görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
O, habere şaşırmış görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
O, habere şaşırmış gibi görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Çok şaşırmış görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Benim cehaletim tarafından şaşırmış görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Yaşlı adam habere şaşırmış görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
O şaşırmış.
Translate from турецкий to английский
Şaşırmış gibi davranma.
Translate from турецкий to английский
Şaşırmış gibi görünüyorsun.
Translate from турецкий to английский
Tom açıkça şaşırmış.
Translate from турецкий to английский
Tom şaşırmış görünmüyor.
Translate from турецкий to английский
Tom bile şaşırmış görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Şaşırmış görünüyordun.
Translate from турецкий to английский
Şaşırmış görünüyorsun.
Translate from турецкий to английский
Şaşırmış görünme.
Translate from турецкий to английский
Onlar şaşırmış görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Onlar şaşırmış görünüyorlar.
Translate from турецкий to английский
Tom şaşırmış görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Tom çok şaşırmış görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Tom şaşırmış değil.
Translate from турецкий to английский
Şaşırmış bir şekilde "Nasıl olur da cebinin içine çantayı sığdırdın?!" diye sordu kadın.
Translate from турецкий to английский
Gerçekten şaşırmış gibi görünmediklerini söylemeliyim.
Translate from турецкий to английский
Tom sonuca şaşırmış görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Beni gördüğüne şaşırmış görünüyorsun.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'nin haberine şaşırmış görünmüyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom ona söylediğimde şaşırmış görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom ona bu konudan bahsettiğimde şaşırmış gibi görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom biraz şaşırmış görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Şaşırmış hissediyorum.
Translate from турецкий to английский
Neden bu kadar şaşırmış görünüyorsun?
Translate from турецкий to английский
Tom kaybolmuş ve şaşırmış gibi görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Mary'nin ne yaptığını ona söylediğimde Tom şaşırmış görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom biraz şaşırmış görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Çok şaşırmış gibi görünme.
Translate from турецкий to английский
Şaşırmış görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Beni gördüğüne çok şaşırmış görünmüyorsun.
Translate from турецкий to английский
Tom ve Mary şaşırmış görünüyorlar.
Translate from турецкий to английский
Tom habere şaşırmış görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'nin John'u öptüğünü gördüğünde şaşırmış görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom da şaşırmış görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom çok şaşırmış görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom şaşırmış olmalı.
Translate from турецкий to английский
Şaşırmış gibisin.
Translate from турецкий to английский
Tom şaşırmış.
Translate from турецкий to английский
Tom'a Mary'nin burada olmadığını söyleyince, şaşırmış görünüyordu.
Tom Mary ve John'un evlendiğini duyduğunda şaşırmış gibi görünmüyordu.
Tom paranın nereye gittiğini açıklamak için ne yapacağını şaşırmış.
Çok şaşırmış görünmüyorsun.
Tom son derece şaşırmış görünüyor.
Tom hâlâ halsiz ve şaşırmış.
Tom çok halsiz ve şaşırmış.
Tom ve Mary her ikisi de şaşırmış görünüyordu.
Tom o kadar şaşırmış olamaz.
Sen şaşırmış görünmüyordun.
Çok şaşırmış görünme.
Kimse şaşırmış gibi görünmüyordu.
Onlar şaşırmış.
Herkes şaşırmış görünüyordu.
Tom Mary'nin korktuğuna şaşırmış değildi.
Tom hâlâ şaşırmış görünüyor.
Tom, Mary ve John'un evlendiğini duyduğunda oldukça şaşırmış görünüyordu.
O şaşırmış görünüyordu.
Tom beni gördüğüne şaşırmış gibi görünmüyordu.
Tom çok şaşırmış görünmüyor.
Tom çok şaşırmış görünmüyordu.
Tom şaşırmış görünmüyordu.
Tom Mary'yi burada gördüğüne şaşırmış gibi görünmüyordu.
Herkes şaşırmış ve biraz şaşkın görünüyordu.
Tom biraz yönünü şaşırmış.
Sen şaşırmış gibi görünmüyordun.
Soru karşısında şaşırmış görünüyordu.
Tom ona ne olduğundan bahsettiğimde çok şaşırmış görünüyordu.
Tom çok şaşırmış olacak.
Markku hoş bir biçimde şaşırmış gibi görünüyordu.
Tom soruya şaşırmış gibi görünüyordu.
Şaşırmış ya da hayal kırıklığına uğramış değildim.
Tom'a ondan bahsettiğimde çok şaşırmış görünüyordu.
Sen şaşırmış görünmüyorsun.
Tom biraz şaşırmış.
Onlardan hiçbiri şaşırmış görünmüyor.
Biz hiç şaşırmış değildik.
Neden herkes çok şaşırmış.
O nasıl geçim yapacağını şaşırmış halde.
Tom hiç şaşırmış görünmüyordu.
O hiç şaşırmış değil.
Mary ona ne söyleyeceğini şaşırmış.
Ben ona söylediğimde o şaşırmış görünüyordu.
Ben ona ondan bahsettiğimde o çok şaşırmış görünüyordu.
Tom hoş bir şekilde şaşırmış görünüyordu.
Tom Mary'nin ne kadar iyi yaptığına şaşırmış görünüyordu.
Tom tamamen şaşırmış eğildi.