Узнайте, как использовать şans в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
Sana bol şans diliyorum.
Translate from турецкий to английский
Sana şans diliyorum.
Translate from турецкий to английский
Bana bir şans ver!
Translate from турецкий to английский
Anahtarlarımı nereye koyduğumu bilmen için şans var mı?
Translate from турецкий to английский
Er ya da geç şans onu terk edecek.
Translate from турецкий to английский
Bana bir şans verin.
Translate from турецкий to английский
Iyi şans sayesinde onlar kaçtı.
Translate from турецкий to английский
Şans benim lehine döndü.
Translate from турецкий to английский
Şans hayatınızda önemli bir rol oynar.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'ye iyi şans diledi.
Translate from турецкий to английский
Bazen bir merdiven kötü bir şans işaretidir.
Translate from турецкий to английский
İşi şans eseri buldu.
Translate from турецкий to английский
Şans eseri mağazada Jane ile karşılaştım.
Translate from турецкий to английский
O, tamamen şans eseri Sam ile karşılaştı.
Translate from турецкий to английский
Lütfen bana şans dile.
Translate from турецкий to английский
Ben onunla şans eseri tanıştım.
Translate from турецкий to английский
Bana bir şans daha verin.
Translate from турецкий to английский
Bana ikinci bir şans ver.
Translate from турецкий to английский
Şans bize karşı.
Translate from турецкий to английский
Haydi! Bana bir şans ver.
Translate from турецкий to английский
Seninle burada karşılaşmak ne şans.
Translate from турецкий to английский
Sana iyi şans diliyorum.
Translate from турецкий to английский
Lee büyük bir şans alıyordu.
Translate from турецкий to английский
Ona bir şans daha vereceğim.
Translate from турецкий to английский
Bir trende şans eseri onunla tanıştım.
Translate from турецкий to английский
Onun iyileşeceğine dair bir şans var mı?
Translate from турецкий to английский
Şans benden yana değil.
Translate from турецкий to английский
Onun şans payı vardı.
Translate from турецкий to английский
İyi şans dileyeceğim.
Translate from турецкий to английский
Şimdiye kadar ebediyetin ne için var olduğunu bilmezdim. Aramızdan bazılarının Almanca öğrenmesine bir şans vermek içinmiş.
Translate from турецкий to английский
Lütfen bana bir şans daha verin.
Translate from турецкий to английский
Sadece bana şans dile.
Translate from турецкий to английский
Bu kaçırılmayacak kadar çok iyi bir şans.
Translate from турецкий to английский
Bana bir şans verirsen onu yapabilirim.
Translate from турецкий to английский
Kara kedilerin kötü şans getirdiklerine inanmıyorum.
Translate from турецкий to английский
İnsanlar zengin olmak için bir şans istedi.
Translate from турецкий to английский
Başaracağına dair küçük bir şans var.
Translate from турецкий to английский
Şans eseri hava iyi olursa, giderim.
Translate from турецкий to английский
Bana bir şans ver.
Translate from турецкий to английский
Şans gitti.
Translate from турецкий to английский
Barışa bir şans verin.
Translate from турецкий to английский
Size sınavlarınızda bol şans diliyorum.
Translate from турецкий to английский
Sana bir şans daha vereceğim.
Translate from турецкий to английский
Şans nedir?
Translate from турецкий to английский
Bana şans dile!
Translate from турецкий to английский
Hiç böyle bir şans görmemiştim.
Translate from турецкий to английский
Tom'a bir şans daha vermeliyim.
Translate from турецкий to английский
Tom'a bir şans vermeliyim.
Translate from турецкий to английский
Tom bana ikinci bir şans vermeli, değil mi?
Translate from турецкий to английский
Tom'a benimle çalışması için bir şans verdim.
Translate from турецкий to английский
Tom'a bir şans vereceğini umuyorum.
Translate from турецкий to английский
Sanırım Tom'un gelmeyeceğine dair bir şans olduğunu her zaman biliyordum.
Translate from турецкий to английский
Tom'a bir şans daha verdim.
Translate from турецкий to английский
Tom'a bir şans verdim.
Translate from турецкий to английский
Bir insanın başka bir insana şans vermesi kadar aşağılayıcı bir durum var mı?
Şans faktörünü nasıl sıfıra indirebilirsin?
Tom'a bir şans ver.
Bana şans dile.
Bir şans var.
Şans değildi.
Tom Mary ile Boston'da buluşmak için bir şans yakaladı.
Şans dile.
Bir şans elde ederek bir kader yaratacaksın.
Umudun olduğu sürece, bir şans vardır.
Bazı insanlar on üç sayısının kötü şans getirdiğine inanırlar.
Niçin Tom'a bir şans vermiyorsun?
Eğer istersen sana ikinci bir şans vermeye hazırım.
Sanırım Tom'a bir şans vermelisin.
Bence Tom'a bir şans vermelisin.
Tom'a bir şans vermen gerektiğini düşünüyorum.
Bana kalırsa Tom'a bir şans vermelisin.
Sana bir şans veriyorum.
Size bir şans veriyorum.
Tom iyi bir şans tılsımı olarak bir kartal tüyünü saklıyor.
Tom iyi bir şans tılsımı olarak bir tavşan ayağı saklar.
Bu sadece şans değildi.
Keşke Tom bana bir şans daha verse.
Tom'a ikici bir şans verin.
Sana ikinci bir şans veriyorum.
Deney başarılı olmalı. Sonraki şans elli yıl içinde ortaya çıkacaktır.
Şans eseri kayıp kamerasını buldu.
Tom'a bir şans daha vereceğim.
Bana başka bir şans veriyor musunuz?
Bana bir şans daha ver.
Tom'a son bir şans daha veriyorum.
Bir tür iyi şans tılsımın var mı?
Tom'a başka bir şans verebilir misin?
Tom'a başka bir şans verebilir misiniz?
Tom sana ikinci bir şans veriyor.
Dün onu şans eseri görmedin mi?
Lütfen önerime bir şans daha ver.
Evlilikte mutluluk tamamen şans işi.
Ona şans verilince, bunu tamamlayacağını kim biliyor?
O bana son bir şans verdi.
Tom bana ikinci bir şans verdi.
Tom'a bir şans vermeni istiyorum.
Bir başka şans verildik.
Bu muska bana iyi şans getirir.
Yıllar sonra şans eseri ona caddede rastladım.
Şans eseri o beni görmedi.