Узнайте, как использовать şekerleme в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
Nasıl şekerleme yapılacağını bilir.
Translate from турецкий to английский
Eğer eğerler ve fakatlar şekerleme ve çerez olsalar, hepimiz neşeli bir Noel yaparız.
Translate from турецкий to английский
O çocuk şekerleme için annesiyle alay etti.
Translate from турецкий to английский
Kırsaldaki yürüyüşünden sonra yorgun hissettiği için şekerleme yaptı.
Translate from турецкий to английский
Kavanozda biraz şekerleme var.
Translate from турецкий to английский
Bitirdiği an, o, bir şekerleme için uzandı.
Translate from турецкий to английский
Tom çok sık öğle yemeğinden sonra bir saat şekerleme alır.
Translate from турецкий to английский
O, her zaman okulda şekerleme yapıyor.
Translate from турецкий to английский
Tom bir şekerleme yapıyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom, akşam yemeğinden önce bir şekerleme yapmak istedi.
Translate from турецкий to английский
O şekerleme yaptı.
Translate from турецкий to английский
Akşam yemeğinden hemen önce şekerleme yememeni sana kaç kez söylemek zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Sürekli şekerleme yapıyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom otuz dakika şekerleme yaptı.
Translate from турецкий to английский
Öğle yemeğinden sonra genelde şekerleme yaparlar.
Translate from турецкий to английский
Bir saat şekerleme yaptım.
Translate from турецкий to английский
Şekerleme yapmadığı günlerde aksi olur.
Translate from турецкий to английский
Pazar günleri çoğunlukla şekerleme yapardım.
Translate from турецкий to английский
Favori şekerleme türün nedir?
Translate from турецкий to английский
Annem her öğleden sonra bir şekerleme yapar.
Translate from турецкий to английский
Tom genellikle öğle yemeğinden sonra kısa bir şekerleme yapar.
Translate from турецкий to английский
O kasede değişik türde şekerleme var.
Translate from турецкий to английский
Çok şekerleme yediğim için şişmanlıyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom öğleden sonra erken saatlerde şekerleme yapmayı sever.
Translate from турецкий to английский
Şekerleme yapıyorum.
Translate from турецкий to английский
kendilerine şekerleme paketlerini dağıtırken çocuklar mutlulardı.
Translate from турецкий to английский
Yemekler arasında genellikle bol miktarda şekerleme, dondurma, patlamış mısır ve meyve yiyebiliyor.
Translate from турецкий to английский
Sanırım Tom şekerleme yapıyor.
Translate from турецкий to английский
Şekerleme yap.
Translate from турецкий to английский
Yakında vazgeçebilirim ve onun yerine sadece şekerleme yapabilirim.
Translate from турецкий to английский
Tom'un az boş zamanı olduğu için şekerleme yaptı.
Translate from турецкий to английский
Genellikle hangi saatlerde şekerleme yaparsın?
Translate from турецкий to английский
Tom genellikle öğleden sonranın başlarında üç saatlik bir şekerleme yapar.
Translate from турецкий to английский
Öğle yemeğinden hemen sonra şekerleme yapmayı severim.
Translate from турецкий to английский
Öğle yemeğinden sonra uzun bir şekerleme aldım.
Translate from турецкий to английский
Tom öğle yemeğinden sonra sık sık şekerleme yapar.
Translate from турецкий to английский
Sen hiç kütüphanede şekerleme yaptın mı?
Translate from турецкий to английский
Belki sadece yakında vazgeçeceğim ve onun yerine şekerleme yapacağım.
Translate from турецкий to английский
Diğeri şekerleme yaparken bizden biri nöbet tutsun.
Translate from турецкий to английский
Senin şekerleme yapmanı öneriyorum.
Translate from турецкий to английский
Şekerleme yapacağım.
Translate from турецкий to английский
Şekerleme yapmaya karar vermiştim.
Translate from турецкий to английский
Şekerleme yapmak istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Gidip şekerleme yapacağım.
Translate from турецкий to английский
Eğer yorgunsan bir şekerleme yap.
Kırsal bölgedeki yürüyüşte yorgun hissettiği için, o şekerleme yaptı.
Biz şekerleme istiyoruz.
Biraz şekerleme ister misin?
Tom bir şekerleme yapmak istiyordu.
Tom'un şekerleme yemesine izin verilmediğini düşündüm.
Neden şekerleme yapmıyorsun?
Ona biraz şekerleme verdim.
Tom şekerleme yapıyor.
Ben ofiste şekerleme yapamıyorum.
Onlara biraz şekerleme verdim.
Odamda şekerleme yapıyorum.
En son ne zaman şekerleme yaptın?
Ben şekerleme yapıyorum.
Burada şekerleme yaparsan üşütürsün.
Belki bugün biraz şekerleme yapacağım.
Biz neredeyse hazırlıkları bitirdik. Bir şekerleme yapmaya ne dersin?
Yorgun olduğum için şekerleme yaptım.
Sadece ona biraz şekerleme al.
Şişman kız çok şekerli bir sürü şekerleme yiyor.
Nerede olursa bir şekerleme yapabilirim.
Neredeyse her gün şekerleme yaparım.
Anne, bana şekerleme satın almam için para verebilir misin.
Ben çok şekerleme almam.
Şekerleme yapayım.
Onun bir şekerleme yapıyor olması gerekiyor.
Biraz daha şekerleme alabilir miyim?
Mary'nin patronu onun doğum günü için ona bir kutu şekerleme verdi.
Dişçi şekerleme yemeni istemiyor.
Ben çocukları görmeye gittiğimde ceplerimi şekerleme ile doldururum.
Biraz şekerleme ve bunun gibi, ben bir papatya gibi tazeyim.
Bu kavanozda kaç tane şekerleme olduğunu hiç kimse tahmin edemez.
Şekerleme ya da başka bir şey yapalım mı?
Ben şekerleme ve kurabiyeler satın alıyorum.
Oğlum biraz şekerleme yemek istiyor.
Tom nasıl şekerleme yapacağını bilir.
Öğle yemeğinden sonra şekerleme yapacağım.
Tom Mary'ye çiçekler ve şekerleme getirdi.
Tom şekerleme yapması gerektiğini söyledi.
Tom şekerleme yapmak istediğini söyledi.
Ben genellikle öğle yemeğinden sonra kısa bir şekerleme yaparım.
Öğle yemeğinden sonra sık sık şekerleme yaparım.
O şekerleme mi?
Çocuğa iki şekerleme izni verildi.
Geçen gece yeterince uyumadıysan bir şekerleme yapmalısın.
Çantamda bulunan şekerleme sıcakta eridi.
Dahası, Çin halkı şekerleme yapmayı sever.
Ben şekerleme yapmadım.
Bir şekerleme yapmam gerekiyordu.
Bir şekerleme yapmak istedim.
Kanapende şekerleme yapabilir miyim?
Tom iki ağaç arasına bir hamak kurdu ve şekerleme yaptı.
Tom bu öğleden sonra şekerleme yaptı.
Şekerleme dükkanı kapalı.
Tom kanepede şekerleme yapıyor.
20 dakikalık bir şekerleme yaptım.