Узнайте, как использовать açacak в предложении на турецкий. Более 44 тщательно отобранных примеров.
Gemi yarın 15:00'te Hong Kong'a yelken açacak.
Translate from турецкий to английский
Yakında hava açacak mı?
Translate from турецкий to английский
Hava açacak.
Translate from турецкий to английский
Yakında hava açacak.
Translate from турецкий to английский
Hava muhtemelen açacak.
Translate from турецкий to английский
Öğleden sonra hava açacak.
Translate from турецкий to английский
Hava açacak gibi görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Teneke kutuyu açacak bir şeyim yok.
Translate from турецкий to английский
Bugün hava açacak gibi görünmüyor.
Translate from турецкий to английский
Yakında hava açacak gibi görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Mary erkek arkadaşından gelen bir hediyeyi açacak.
Translate from турецкий to английский
Böyle bir plan, birçok probleme yol açacak.
Translate from турецкий to английский
Dert açacak.
Translate from турецкий to английский
Tom size dava açacak.
Translate from турецкий to английский
Senin Kanada'lı olman bize ilerde büyük sorunlar açacak.
Translate from турецкий to английский
Sizin Kanada'lı olmanız bize ilerde büyük sorunlar açacak.
Translate from турецкий to английский
Senin körlüğün felakete yol açacak.
Translate from турецкий to английский
Sırrı bana açacak mısın?
Translate from турецкий to английский
Bize dert açacak yeteneklerinizin olduğunu biliyoruz.
Translate from турецкий to английский
Zarfı açacak mısın?
Translate from турецкий to английский
Anahtarlardan sadece biri kapıyı açacak.
Translate from турецкий to английский
Bu, küresel ısınmadan sorumlu ana gaz olan karbondioksitin daha fazla üretimine yol açacak.
Translate from турецкий to английский
Leylaklar önümüzdeki ay çiçek açacak.
Translate from турецкий to английский
Kutuyu açacak mısın?
Translate from турецкий to английский
Yakında çiçek açacak.
Translate from турецкий to английский
Mügeler yakında açacak.
Translate from турецкий to английский
İnci çiçekleri yakında açacak.
Translate from турецкий to английский
Mary'yi etraflıca muayene ettikten sonra doktor, onun bu durumuna yol açacak hiçbir fiziksel sebep bulamadı ve sebebin psikosomatik olduğu sonucuna vardı.
Translate from турецкий to английский
Tom dava açacak mı?
Translate from турецкий to английский
Ağaçlar ne zaman çiçek açacak?
Translate from турецкий to английский
Tom'un hiç açacak hediyesi yoktu.
Translate from турецкий to английский
Kutuyu açacak mısınız?
Translate from турецкий to английский
Tom açacak ile şişeyi açtı
Translate from турецкий to английский
Tom bu kutuyu açacak kadar güçlü değil.
Translate from турецкий to английский
Yakında hava açacak gibi duruyor.
Translate from турецкий to английский
İlk kardelen çiçeği açtı. İkincisi de açacak. Sıcak Güneş parlıyor. İlkbahar hoş geldin.
Translate from турецкий to английский
Öğleden sonra hava açacak mı?
Translate from турецкий to английский
Bu da fiyatarda düşüşe yol açacak.
Translate from турецкий to английский
Hükümet yeni sistem için yakında ihale açacak.
Translate from турецкий to английский
Bu olay daha büyük yankılara yol açacak mı?
Translate from турецкий to английский
Bu sakarlığın bir gün başına büyük bir iş açacak.
Translate from турецкий to английский
Bazen insana eve girerken anahtarla kapıyı açmak bile koyuyor. Ruhu kapıyı açacak birilerini arıyor.
Translate from турецкий to английский
Ağaçlar neredeyse çiçek açacak.
Translate from турецкий to английский
Ali, Moskova'ya yağmur yağsa İstanbul'da şemsiye açacak derecede Rusçu biri.
Translate from турецкий to английский