Узнайте, как использовать açan в предложении на турецкий. Более 30 тщательно отобранных примеров.
Bilgisayarda oturum açan son kişi kimdi?
Translate from турецкий to английский
Bütün vakitsiz açan çiçekler soğuktan yandı.
Translate from турецкий to английский
Tom duvarda gizli bir kapıyı açan bir butona bastı
Translate from турецкий to английский
Onlar bu adamın şehrin tüm kapılarını açan, usta bir anahtara sahip olduğunu söylüyor.
Translate from турецкий to английский
Lambaları açan kişi Tom'du.
Translate from турецкий to английский
Bu o kapıyı açan anahtar.
Translate from турецкий to английский
Bu, düşmanın fark etmesine yol açan şey.
Translate from турецкий to английский
Berlin Duvarı'nın yıkılışı gerçekten çığır açan bir olaydı.
Translate from турецкий to английский
Konuyu açan kişi bendim.
Translate from турецкий to английский
Turist, arabayla çiçek açan meyve ağaçlarının önünden geçti.
Translate from турецкий to английский
Bu gözlerimi açan bir deneyimdi.
Translate from турецкий to английский
Çiçek açan kiraz güzeldir.
Translate from турецкий to английский
Çiçeğe su verirsen, sadece yaşamasını sağlarsın. Çiçeğe sevgi dolu yaklaşırsan, açan her çiçeği ile fazlalıkla mutluluğu geri verir. Insanlarda böyle.
Translate from турецкий to английский
Tom ışıkları açan kişidir.
Translate from турецкий to английский
Polis tribünde yasa dışı pankart açan bir grup seyirciye müdahale etti.
Translate from турецкий to английский
Kapıyı kilitleyen de açan da aynı anahtardır.
Translate from турецкий to английский
Konuyu açan Tom'du.
Translate from турецкий to английский
Bu açıklamalardan kolaylıkla anlaşılacağını sanırım ki, Vilâyatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti'nin kurulmasına yol açan önemli neden ve kaygı, doğu illerinin Ermenistan'a verileceği olasılığına dayanıyor.
Translate from турецкий to английский
Bu, dünyanın en çok maddi hasara yol açan depremidir.
Translate from турецкий to английский
Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.
Translate from турецкий to английский
Buna yol açan ne?
Translate from турецкий to английский
Bu kadim şehri bize yurt edenlere, yeri geldiğinde "Geldikleri gibi giderler" diyenlere, aslolanın gönülleri fethetmek olduğunu bilenlere ve her inanca, kültüre yer açan bu şehrin insanlarına selam olsun.
Translate from турецкий to английский
Tarihin en muhteşem zaferlerinden biri olan, bir çağ kapatıp bir başka çağ açan İstanbul'un fethinin 567. yıl dönümünü tebrik ediyorum. Fatih Sultan Mehmed Han başta olmak üzere, bu toprakları bizlere vatan kılan tüm kahramanlarımızı rahmetle, hürmetle yâd ediyorum.
Translate from турецкий to английский
Acaba buna yol açan etken Kosova'daki durum olabilir mi?
Translate from турецкий to английский
Ufkumuzu açan bir tartışma oldu.
Translate from турецкий to английский
Anahtarlıktaki son anahtar, her zaman kapıyı açan anahtardır.
Translate from турецкий to английский
Kapıyı açan adamın elinde silah vardı.
Translate from турецкий to английский
Yaptığın kafa açan konuşmadan dolayı teşekkürler.
Translate from турецкий to английский
Ali çok kafa açan biri.
Translate from турецкий to английский
Tom mallıkta çığır açan biri.
Translate from турецкий to английский