Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "açmak"

Узнайте, как использовать açmak в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

Bir resim açın ve bir resim düzeni seçin. Bir resim açmak için "Aç"a tıklatın. Programdan çıkmak için "Çıkış"ı tıklatın. "Resim Düzeni" özelliği herhangi bir düzende göstermenize olanak tanır.
Translate from турецкий to английский

Onu açmak için bir allen anahtara ihtiyacın olacak.
Translate from турецкий to английский

Ama ben duş musluğunu açmak için çalıştığımda, bu siyah kabarcıklı sıvı dışarı çıktı.
Translate from турецкий to английский

Ben bir tasarruf hesabı açmak istiyorum.
Translate from турецкий to английский

Zarfı açmak için yırttı.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'yi ona gönderilen bir zarfı açmak için buğulama yapmaya çalışırken yakaladı.
Translate from турецкий to английский

O zarfı açmak için kesti.
Translate from турецкий to английский

Bir hesap açmak istiyorum.
Translate from турецкий to английский

Senin başına sorun açmak istemem.
Translate from турецкий to английский

Kutuyu açmak için bir anahtara ihtiyacın var.
Translate from турецкий to английский

Sana dert açmak istemiyorum.
Translate from турецкий to английский

Radyoyu açmak için butona bastım.
Translate from турецкий to английский

Boşanma davası açmak için iyi bir nedeni vardı.
Translate from турецкий to английский

Tom sırasından çıktı ve bir pencere açmak için gitti.
Translate from турецкий to английский

Bir süpermarkete yer açmak için eski evler yıkıldı.
Translate from турецкий to английский

Kilidi açmak için kaydırın.
Translate from турецкий to английский

Tom topuzu çevirdi ve açmak için kapıyı itti.
Translate from турецкий to английский

Galiba o sandığı açmak için levyeye ihtiyacın olacak.
Translate from турецкий to английский

Kutuyu açmak istiyorum.
Translate from турецкий to английский

Pencereyi açmak istemiyorum.
Translate from турецкий to английский

Ben pencereyi açmak istemiyorum.
Translate from турецкий to английский

Uygulamayı açmak için uygulamanın simgesine çift tıklamalısın.
Translate from турецкий to английский

Tom'un çekmeceyi açmak için yeterli gücü yoktu.
Translate from турецкий to английский

Mektubu açmak zorunda değildim. Ne söylediğini tamamen biliyordum.
Translate from турецкий to английский

Onu gerçekten açmak istiyorum.
Translate from турецкий to английский

Onu açmak için birkaç saate ihtiyacım oldu.
Translate from турецкий to английский

Pencereyi açmak zorundayım.
Translate from турецкий to английский

Işıkları açmak mı yoksa kapatmak mı istiyorsun?
Translate from турецкий to английский

Tom kutuyu açmak istemiyor fakat onun içinde ne olduğunu biliyor.
Translate from турецкий to английский

Tom kapıyı açmak için yavaşça itti.
Translate from турецкий to английский

Tom açmak için çekmeceyi çekti.
Translate from турецкий to английский

Tom kendi lokantasını açmak istiyor.
Translate from турецкий to английский

Bir hesap açmak için buraya tıklayın.
Translate from турецкий to английский

Tom, kapının vurulduğunu duydu ve açmak üzere kapıya doğru yürüdü.
Translate from турецкий to английский

Tom açmak istiyordu.
Translate from турецкий to английский

Tom zarfı açmak için yırttı.
Translate from турецкий to английский

Onlara dava açmak istemiyorum.
Translate from турецкий to английский

Ona dava açmak istemiyorum.
Translate from турецкий to английский

Şişenin tıpasını açmak için bir tirbuşonunuz var mı?
Translate from турецкий to английский

Bir banka hesabı açmak istiyorum.
Translate from турецкий to английский

Tom kapıyı açmak için arabadan indi.
Translate from турецкий to английский

Tom kapıyı açmak için kaydırdı.
Translate from турецкий to английский

Cumbayı açmak için sadece butona basmalısınız.
Translate from турецкий to английский

Yerinde olsam bir daha bu konuyu açmak gibi bir hata yapmazdım.
Translate from турецкий to английский

Tom kapıyı açmak için gitti fakat o zaten açıktı.

Tom bir pencere açmak için kalktı.

Kapıyı açmak için bir kart anahtara ihtiyacın var.

O ağaçtaki tomurcuklar açmak üzere.

Ben dava açmak istemiyorum.

Ben pencereyi açmak zorunda mıyım?

Gümrük muayenesi için bagajını açmak zorundasın.

Bu şişeyi açmak için bir şey bulmam gerekiyor.

Bavulumu açmak zorunda kaldım.

Ben bir hesap açmak istiyorum.

Bir çek hesabı açmak istiyorum.

Paniğe yol açmak istemiyoruz.

Paniğe yol açmak istemiyorum.

Haberleri açmak istemiyorum.

Tom beyaz bir sayfa açmak istiyor.

Herhangi bir soruna yol açmak istemiyoruz.

Arabayı açmak istemiyor.

Biraz yer açmak için kenara çekilebilir misiniz lütfen?

Dolabın zaten tıka basa dolu. Başka bir yerde aldığın yeni giysiler için yer açmak zorunda kalacaksın.

Bir kasayı açmak için bir anahtara ihtiyacım var.

Onu açmak birkaç saatimi aldı.

Kiraz ağaçları çiçek açmak üzere

Onu açmak için boşuna uğraştım.

Kapıyı açmak zordu.

Mağazamı açmak zorundayım.

Tom kapıyı açmak için Mary'nin ona verdiği anahtarı kullandı.

O, kapıyı iterek açmak için bütün gücüyle uğraştı.

Pencereyi açmak istiyorum: Biraz temiz havaya ihtiyacım var.

Kapıyı açmak için kırmak zorundaydık.

Açmak için o kapıyı itmek zorundasın.

Bunu açmak için hiç cesaretim yoktu.

Işığı açmak ister misin?

Onu açmak için bir alete ihtiyacımız var.

Tom yeni bir sayfa açmak istedi.

Tom kapıyı açmak için tekmeledi.

Bu adam onun eğitimden yoksun olduğunu görmen için sadece ağzını açmak zorunda.

Bu kasayı açmak için bir şeye ihtiyacım var.

Çocuklar Noel'deki hediyelerini açmak için sabah erken uyanır.

Radyoyu açmak için düğmeye bastım.

Kendi restoranımı açmak istiyorum.

Ben senin sırlarının kilidini açmak istiyorum.

Onu açmak için o kapıyı çekmek zorundasın.

Kapı ağır. Açmak için çok fazla kuvvet kullanmanız gerekir.

Bagajımı açmak zorundayım.

Bu kapıyı plaja açmak için erişim numarası nedir?

Harita uygulamasını açmak için iPad ekranındaki dünya simgesine dokun.

Harita uygulamasını açmak için iPad ekranındaki dünya simgesine dokunun.

Bu çiçekler çiçek açmak üzereler.

Ben de seninle yelken açmak için sabırsızlıkla bekliyorum.

Tom kapıyı açmak için acele etti.

Dava açmak istemiyor musun?

Işığı açmak istemiyor musun?

Tom ve Mary küçük bir fırın açmak için aile ve arkadaşlardan para ödünç alıyorlardı.

Kendi restoranını açmak ister misin?

Ben kapıyı açmak için gittim.

Dava açmak mı istiyorsun?

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский