Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "ağır"

Узнайте, как использовать ağır в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

Şimdi iyi, ne çok ağır ne de çok hafif.
Translate from турецкий to английский

Richter ölçeğine göre 8.9 büyüklüğünde bir deprem Japonya'yı vurdu ve ağır bir tsunamiye neden oldu.
Translate from турецкий to английский

Richter ölçeğine göre 8.9 şiddetinde bir deprem, Japonya'yı vurdu ve ağır bir tsunamiye sebep oldu.
Translate from турецкий to английский

Sanırım onlar ithalatlara ağır bir vergi koymalılar.
Translate from турецкий to английский

Ağır sorumluluğundan kurtuldu.
Translate from турецкий to английский

Bunun gibi ağır sorumlulukları üstlenmek istemiyorum.
Translate from турецкий to английский

Teklifimle ilgili patronumun yaptığı ağır eleştiriden sonra, burada çalışmayı ne kadar süre sürdürmek istediğimden emin değilim.
Translate from турецкий to английский

O ağır bavulu kendiniz taşıyabilir misiniz?
Translate from турецкий to английский

Annem ağır hasta.
Translate from турецкий to английский

O, ağır bir hastalıktan acı çekiyor.
Translate from турецкий to английский

Rahip kilisede dua ederken insanlar ağır ağır içeri giriyorlardı.
Translate from турецкий to английский

Tütünde ağır bir vergi vardır.
Translate from турецкий to английский

O, kazada ağır yaralandı.
Translate from турецкий to английский

Jane'in bu raketi benim dün aldığımdan biraz daha ağır.
Translate from турецкий to английский

Benim evcil köpeğim ağır hastaydı.
Translate from турецкий to английский

Bu o kadar ağır bir kutu ki onu taşıyamam.
Translate from турецкий to английский

Onun sağlığı bu ağır göreve uygun değildir.
Translate from турецкий to английский

Tom kafasından ağır bir darbe aldı.
Translate from турецкий to английский

Tom'un ağır bir işyükü var.
Translate from турецкий to английский

Tom ağır halterleri kaldırabilir.
Translate from турецкий to английский

O kalabalığın arasında ağır ağır ilerledi.
Translate from турецкий to английский

İnsanlar patlamalarda ağır kayıplara maruz kaldılar.
Translate from турецкий to английский

Sana yardım edeyim. Çantan ağır gözüküyor.
Translate from турецкий to английский

Bir doktor derhal onun sol kolunu kesip çıkardı ve ağır kanamayı durdurdu.
Translate from турецкий to английский

Askerlerin ağır silahları vardı.
Translate from турецкий to английский

Bu kitap ağır.
Translate from турецкий to английский

Yarın ağır siklet şampiyonu ile karşılaşacak.
Translate from турецкий to английский

Büyükannem biraz ağır işitir. Yani hafifçe sağırdır.
Translate from турецкий to английский

O, yüzüme ağır bir darbe indirdi.
Translate from турецкий to английский

Dr. Kim gelmeden önce bir hafta boyunca çocuğu ağır hasta olmuştu.
Translate from турецкий to английский

O büyük, ağır bir adamdı.
Translate from турецкий to английский

Bu kurşun kadar ağır.
Translate from турецкий to английский

O bunun kadar ağır mıdır?
Translate from турецкий to английский

Onun çantası ağır hasar gördü.
Translate from турецкий to английский

Benim babam ağır sigara tiryakisi.
Translate from турецкий to английский

Her ikisi de ağır yaralandı.
Translate from турецкий to английский

Barney ağır şekilde yaralandı.
Translate from турецкий to английский

Hangisi daha ağır, kurşun mu yoksa altın mı?
Translate from турецкий to английский

Douglas, kısa, ağır bir adamdı.
Translate from турецкий to английский

Bu taş kaldırmak için çok ağır.
Translate from турецкий to английский

O ağır, ama başedebilirim.
Translate from турецкий to английский

Bu kutu çok ağır, bu yüzden onu taşıyamıyorum.
Translate from турецкий to английский

Bu sabah ağır bir don vardı.
Translate from турецкий to английский

Ağır çantayı sırtımda taşıdım.
Translate from турецкий to английский

Lütfen bu ağır bagajda bana yardım et.
Translate from турецкий to английский

Bacaklarımı ağır hissediyorum.
Translate from турецкий to английский

O ağır yaralı değildi.

Kutu taşınılmayacak kadar çok ağır.

O eskisinden çok daha fazla ağır geliyor.

Kulakları biraz ağır işittiği için biraz bağırman gerekebilir.

O kadar ağır ki onu kaldıramıyorum.

Çocuk ağır kanapeyi taşımaya çalıştı.

Ağır eleştiriye maruz kaldı.

Bu kutu taşıyamayacağım kadar çok ağır.

Sahneyi ağır çekimde görmek istiyorum.

Bu kitap o kitap kadar ağır değildir.

Bu taş benim hareket ettiremeyeceğim kadar çok ağır.

Dedem biraz ağır işitiyor.

Bu taş benim kaldıramayacağım kadar çok ağır.

Ağır çekim bir film izlemek gibiydi.

Arabam kazada ağır hasar gördü.

Bu taş onun iki katı kadar çok ağır.

O, raftan ağır kutuyu indirdi.

Bu makine benim taşıyamayacağım kadar çok ağır.

Tayfundan ötürü ağır hasar gördük.

Ağır bagajı havaalanına çektim.

Genç tek eliyle ağır kutuyu kaldırdı.

Ağır vergi yükü altındaydılar.

Bu bavul benim taşıyamayacağım kadar çok ağır.

Bir vinç ağır inşaat malzemelerini kaldırır.

O, ağır hasta ve iyileşmesi olasılığı yok.

Kız ağır kutuyu tek elle kaldırdı.

Ne ağır bir çanta!

Bu yatak ağır.

Çok fazla ağır.

Bu kitap çok ağır.

Bu masa ağır.

Çantan ağır görünüyor.

Onun kitapları daha ağır.

Sen ağır hastasın.

Bu kutu tek başıma kaldırabilmem için çok ağır.

Ağır ama idare ederim.

Tom Mary'den o kadar çok daha ağır değil.

Tom Mary'den birkaç paund daha ağır.

Ben ağır başlıyım.

Tom ağır silahlı.

Tom ağır hasta.

Bunlar ağır.

Bu çok ağır.

Oldukça ağır.

Sizin suçlamalarınız biraz ağır değil mi?

Kutu ağır.

Sepet çok ağır ama kaldırabilirim.

Artık iyi; ne çok ağır ne de çok hafif.

O kadar da ağır değildi.

Bu valizi taşıyamam. O çok ağır.

Bir taraftan ağır kayıplar verdik fakat diğer taraftan deneyimden birçok şey öğrendik.

Kitabım çok ağır.

Bu televizyon çok ağır.

Kral halkına ağır vergiler koydu.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский