Узнайте, как использовать adalet в предложении на турецкий. Более 84 тщательно отобранных примеров.
Adalet pahalıdır.
Translate from турецкий to английский
Merhametsiz adalet zulümdür, adaletsiz merhamet yok olmanın anasıdır.
Translate from турецкий to английский
Adalet sonunda galip gelecek.
Translate from турецкий to английский
Bu ülkede adalet biraz çifte standartlıdır: fakirlerin adaleti ve zenginlerin adaleti.
Translate from турецкий to английский
Tom onu bir adalet duygusundan yoksun olarak yaptı.
Translate from турецкий to английский
Adalet mahkeme salonunda bulunur.
Translate from турецкий to английский
Adalet istiyoruz.
Translate from турецкий to английский
Herhangi bir yerdeki adaletsizlik her yerdeki adalet için bir tehdittir.
Translate from турецкий to английский
Adalet hüküm sürecek.
Translate from турецкий to английский
Trend elbiseler için değil adalet için kavga ederiz.
Translate from турецкий to английский
Adalet isteyenler adil olmalı.
Translate from турецкий to английский
Adalet, zengine veya fakire göre değişen bir şey olmamalı.
Translate from турецкий to английский
Adalet varmış demek ki.
Translate from турецкий to английский
Adalet istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Bütün ilgilendiğim adalet.
Translate from турецкий to английский
Sen adalet ile küçük düşürmeyi birbirine karıştırıyorsun.
Translate from турецкий to английский
Din, bütün bölgede özgürlük ve adalet arayışıdır.
Translate from турецкий to английский
Bu ülkede adalet isteyen hiç kimse, yanlış yere bir kişinin dahi mağdur edilmesini istemez.
Translate from турецкий to английский
Tom adalet istiyor.
Translate from турецкий to английский
Birleşik Devletler adalet sisteminde bir jüride on iki kişi vardır.
Translate from турецкий to английский
O adalet istiyor.
Translate from турецкий to английский
Adalet yerini bulacak.
Translate from турецкий to английский
Ben buraya dünyada Birleşik Devletler ve Müslümanlar arasında yeni bir başlangıç noktası aramak için geldim; biri karşılıklı ilgi ve karşılıklı saygıya dayalı; biri Amerika ve Müslümanın münhasır olmadığı ve rekabet içinde olması gerekmeyen gerçeğine dayalı.Bunun yerine onlar örtüşürler ve ortak prensipleri paylaşırlar - adalet ve ilerleme prensipleri tüm insanların hoşgörü ve haysiyeti.
Translate from турецкий to английский
Adalet karşısına çıkarılmanı istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Onların adalet karşısına çıkarılmasını istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Onun adalet karşısına çıkarılmasını istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom adalet istemiyor. O intikam istiyor.
Translate from турецкий to английский
Adalet istiyorsun, değil mi?
Translate from турецкий to английский
Hukuk ve adalet aynı değildir.
Translate from турецкий to английский
Adalet mülkün değil, gücü yetenin temeli.
Translate from турецкий to английский
O adalet.
Translate from турецкий to английский
O, adalet istiyor.
Translate from турецкий to английский
Mary adalet istiyor.
Translate from турецкий to английский
Onlar adalet istiyor.
Translate from турецкий to английский
Tom'un adalet önüne çıkarılmasını istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Sosyal adalet savaşçılarından bıkıyorum.
Translate from турецкий to английский
Virgilius mahkemeye gitti ve onu soymuş olan erkeklere karşı imparatordan adalet istedi.
Translate from турецкий to английский
Tom adalet istemiyor. İntikam istiyor.
Translate from турецкий to английский
Ülke sosyal adalet talep ediyor.
Translate from турецкий to английский
Dan adalet istiyor.
Translate from турецкий to английский
Bu sadece adalet!
Translate from турецкий to английский
Adalet kördür.
Translate from турецкий to английский
Adalet için mücadele ediyorum.
Translate from турецкий to английский
Adalet yapılmalı.
Translate from турецкий to английский
Birkaçı çok fazlasına birçoğu çok azına sahip olduğunda adalet yoktur.
Adalet intikam talep ediyor.
Onun adalet için bastırılamaz bir arzusu var.
Martin Luther King hayatını adalet arayarak geçirdi.
Bir gün "adalet" kelimesinin tüm inceliklerini öğrenmeniz gerekecek.
Tom adalet değil, intikam istiyordu.
Adalet yavaş ama nihaidir.
Adalet ve iyilik erdemlerdir.
Adalet olmadan barış olmayacak.
Adalet duygun yok mu?
Adalet istemek için buradayız.
Ayrımcılığa karşı yasaları, işe alma, konut edinme, eğitim ve ceza adalet sistemini de desteklemeliyiz. Anayasa ve en üst düzey ideallerimiz gerektirdiği budur.
Çocuklar herhangi bir adalet olmadan öldü.
Buraya adalet istemek için geldim.
Buraya adalet istemeye geldim.
Buraya adalet aramak için geldim.
Adalet kendini gösterecek.
Adalet nerede?
Sami adalet sistemiyle ilgilenmiyordu ve sokak tarzı intikam istiyordu.
Adalet mülkün temelidir.
Evinde oturan adamın borcu arttı. Ama devletten döviz garantili ihale alanların hepsinin kârları artı. Bu mudur adalet?
Adalet daima yerini bulmaz.
İki taraf da fakirse adalet sağlanır. Bir taraf zenginse adalet ondan yana olur. İki taraf da zenginse hakim istifa eder.
Bununla, adalet yerini bulmuş oldu.
Adalet, bu şekilde yerini bulurdu.
Aynı kural adalet sistemi için de uygulanıyor.
Savcılık adalet bakanlığına rapor veriyor.
Tom adalet istemiyordu, intikam istiyordu.
Devletin adalet mekanizması sağlıklı işlemezse toplum kendi adaletini yaratır.
Acılı anne adalet arıyor.
Adalet yerini buldu.
İhanet kangrenleşmişse adalet namludadır.
Adalet oksijen gibidir. Varlığı pek fark edilmez, ama yokluğu öldürür.
Sadece paranın hüküm sürdüğü yerde ne adalet ne de özgürlük mümkün olur.
Adalet hakim olacak.
Adalet, bilgenin sadakasından başka bir şey değildir.
Avrupa Birliği Adalet Divanı'na gittim.
Geciken adalet adalet değildir.
Geç gelen adalet adalet değildir.
Yasayı koruması gereken mahkemeler sistematik olarak yasayı ihlal ediyorsa, uluslararası adalet bir ulusu sorumlu tutmak için gerçekte ne kadar güce sahiptir?