Узнайте, как использовать aileden в предложении на турецкий. Более 56 тщательно отобранных примеров.
Tom zengin bir aileden geldiğini iddia etti.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'ye aileden biri gibi davrandı.
Translate from турецкий to английский
Tom müzikal bir aileden geliyor.
Translate from турецкий to английский
Tom kesinlikle zengin bir aileden geliyor gibi görünüyor.
Translate from турецкий to английский
O, iyi bir aileden gelmektedir.
Translate from турецкий to английский
Hanımefendi iyi bir aileden geliyordu.
Translate from турецкий to английский
Müziksever bir aileden mi geldin?
Translate from турецкий to английский
Geniş bir aileden geliyorum.
Translate from турецкий to английский
Büyük bir aileden geliyorum.
Translate from турецкий to английский
İster inan ister inanma, şeftaliler ve bademler aynı aileden geliyor.
Translate from турецкий to английский
Bu aileden gelir.
Translate from турецкий to английский
Ona bizim aileden bahsetmenin zamanı geldi.
Translate from турецкий to английский
Aileden kimsenin başına bir iş gelmesini istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
Bizim aileden Mary'ye bahsetmeyin.
Translate from турецкий to английский
Tom çok varlıklı bir aileden geliyor.
Translate from турецкий to английский
Alıştığı aileden geri alınan çocuk yıkıma uğrar.
Translate from турецкий to английский
Zengin bir aileden değilim.
Translate from турецкий to английский
Tom bana büyük bir aileden geldiğini söyledi.
Translate from турецкий to английский
Tom, bir İngiliz, kusursuz, aksansız Almanca konuştu. Daha iyi tanımasaydım, onu iyi bir aileden gelen bir Alman sanırdım.
Translate from турецкий to английский
Aileden hiçbiri difteriye karşı aşılanmadı.
Translate from турецкий to английский
O sizin aileden.
Translate from турецкий to английский
Sen aileden değilsin Tom.
Translate from турецкий to английский
Tom çok zengin bir aileden.
Translate from турецкий to английский
Tom büyük bir aileden geliyor.
Translate from турецкий to английский
Mary iyi bir aileden geliyor.
Translate from турецкий to английский
Ben büyük bir aileden geliyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom iyi bir aileden geliyor.
Translate from турецкий to английский
Yakındaki yabancılar uzaktaki aileden daha iyidir.
Translate from турецкий to английский
Tom aileden biri gibi.
Translate from турецкий to английский
Aileden gelme gibi görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Dan çok geleneksel bir aileden geliyor.
Translate from турецкий to английский
Tom duygularından bahsetmeyen bir aileden geldi.
Translate from турецкий to английский
O zengin bir aileden geldi ve iyi bir eğitim aldı.
Translate from турецкий to английский
Onlar müziksever bir aileden mi geliyorlar?
Translate from турецкий to английский
Tom zengin bir aileden geliyor.
Translate from турецкий to английский
Tom Bostonlu zengin bir aileden.
Translate from турецкий to английский
Fadıl çok büyük bir aileden geldi.
Translate from турецкий to английский
Ben küçük bir aileden geliyorum.
Translate from турецкий to английский
Leyla geceleyin aileden izinsiz dışarı çıktı.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary ile buluşmak için aileden izin almadan dışarı çıktı.
Translate from турецкий to английский
Tom zengin bir aileden.
Translate from турецкий to английский
Tom aileden habersiz gece dışarı çıktı.
Translate from турецкий to английский
Sami zengin bir Yahudi aileden geliyor.
Translate from турецкий to английский
Tom iyi bir aileden gelmişti.
Translate from турецкий to английский
Tom varlıklı bir aileden geliyor.
Translate from турецкий to английский
Sami dini bütün bir aileden geliyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom parçalanmış bir aileden geliyor.
Translate from турецкий to английский
Tom boşanmış bir aileden geliyor.
Translate from турецкий to английский
Zengin bir aileden geldiğini iddia ediyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom aileden zengin.
Sami, manipülasyonda usta bir aileden geliyordu.
Laik bir aileden geliyor.
Ali çomar bir aileden gelse de kabuğunu kırıp kendini yetiştirebilmiş biri. Ama yine de bazen aslına rücu ettiği oluyor.
Kalman saygın bir aileden geliyordu.
Katolik bir aileden geliyorum.
Doktor bir aileden geliyorum.