Узнайте, как использовать almış в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
Erkek arkadaşından almış olduğu hediyeyi bana gösterdi.
Translate from турецкий to английский
Kızım soğuk almış
Translate from турецкий to английский
Ben anahtarı almış olsaydım, kapının arkasında duruyor olmazdım.
Translate from турецкий to английский
Tom şu ana kadar Mary'den bir haber almış olması gerektiği için endişeli.
Translate from турецкий to английский
Tom kesinlikle dersini almış gibi görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Benim sözümü hakaret olarak almış gibi görünüyor.
Translate from турецкий to английский
O soğuk almış.
Translate from турецкий to английский
Tom biraz kilo almış gibi görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Kate soğuk almış.
Translate from турецкий to английский
Jack yanlışlıkla benim şemsiyemi almış olabilir.
Translate from турецкий to английский
Soğuk almış olmalıyım.
Translate from турецкий to английский
O, soğuk almış gibi görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Biraz kilo almış gibi görünüyorsun.
Translate from турецкий to английский
Birisi yanlışlıkla benim şemsiyemi almış olmalı.
Translate from турецкий to английский
Sabah şemsiyesini almış mıydı?
Translate from турецкий to английский
Dedem bana almış!
Translate from турецкий to английский
Dedesinin ismini almış olmalı.
Translate from турецкий to английский
Onun yeteneğini hafife almış olabiliriz.
Translate from турецкий to английский
Büyükbabasının adını almış olmalı.
Translate from турецкий to английский
Tom uyuşturucu almış.
Translate from турецкий to английский
Vay be, Daniel'ı son gördüğümden bu yana çok kilo almış.
Translate from турецкий to английский
Tom ihtiyacı olan parayı başka birinden ödünç almış olabilir.
Translate from турецкий to английский
Tom parayı almış olabilir.
Translate from турецкий to английский
Tom telefon numarasını almış olsaydı Mary'yi arardı.
Translate from турецкий to английский
Kafana çok sert bir darbe almış olmalısın.
Translate from турецкий to английский
Bu tabloyu satın almış olsaydım, şimdi zengin olurdum.
Translate from турецкий to английский
Bir tane almış mıydın?
Translate from турецкий to английский
Mariya kilo almış.
Translate from турецкий to английский
O kilo almış.
Translate from турецкий to английский
Tom 30 pound almış olmalı.
Translate from турецкий to английский
Tom şimdi soğuk almış.
Translate from турецкий to английский
Tom kilo almış gibi görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Tom yanlışlıkla benim şemsiyemi almış olabilir.
Translate from турецкий to английский
O, pahalı bir araba almış.
Translate from турецкий to английский
Birisi şemsiyeni yanlışlıkla almış olmalı.
Translate from турецкий to английский
Param olsaydı o arabayı satın almış olurdum.
Translate from турецкий to английский
Tom soğuk almış.
Translate from турецкий to английский
Tom yeni bir araba almış gibi görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Uçak fazla rezervasyon almış.
Translate from турецкий to английский
Biraz kilo almış olmalıyım. Kot pantolonumum düğmesi gerçekten sıkıyor.
Translate from турецкий to английский
Tom çocuğunu yanına almış.
Translate from турецкий to английский
İki kez bir çift hap almış olmama rağmen baş ağrım geçmedi.
Translate from турецкий to английский
O animasyonlu karikatürden ilham almış olacak.
Translate from турецкий to английский
O hareketli çizgi filmden ilham almış olacak.
Translate from турецкий to английский
Sonunda bu son üç hafta boyunca almış olduğum postaları yanıtlamak için zamanım var.
Translate from турецкий to английский
Soğuk almış gibi görünüyorsun.
Translate from турецкий to английский
Sanırım Tom almaması gereken bir şey almış olabilir.
Translate from турецкий to английский
Mimar prestijli bir ödül almış olduğuyla övündü.
Translate from турецкий to английский
Biri onu almış olmalı.
Translate from турецкий to английский
Kırarsanız kendinizi almış sayın.
Ödünç almış.
Mary klasik eğitim almış bir müzisyendir.
Tom tekila almış gibi görünüyor.
Önümüzdeki Mart ayında dört yıl boyunca İngilizce eğitimi almış olacaksın.
Bu mektubu daha önce almış olsaydım, farklı olarak davranırdım.
Daha kalifiye birisini işe almış olmaları gerekiyordu.
O yaşını başını almış. En azından otuz yaşında.
O rüşvet almış olamaz.
Gemi su almış ve kıç tarafı aşağı inmişti.
Tom soğuk almış görünüyor.
Tom soğuk almış görünüyordu.
Üniversite öncesi eğitim almış olmak zorunludur.
Tom soğuk almış gibi görünüyordu.
Tom bunu nereden almış olabilir?
Allah nurunu almış.
Allah nurunu almış bunun suratından.
Tom bu arsayı 2013'te satın almış.
Tom'dan henüz haber almış değilim.
Yedek almış mıydın?
Herkes aklını pazara çıkarmış, yine kendi aklını almış.
Tom'un yaşını almış biri olduğunu biliyorum.
Tom çocuklarını yanına almış.
Bunu bana almış.
Pahalı bir baba koltuğu almış.
Tom pahalı bir kol saati almış.
Babası doğum gününde Tom'a araba almış.
Tom bunu nereden satın almış?
Tom eve gelirken marketten bir şeyler almış.
Tom arabasını ne zaman almış, biliyor musun?
Tom'un yeteneğini hafife almış olabiliriz.
Mary bu ojeyi nereden almış?
Adını dedesinden almış.
İyi not almış mıyım?
Tom bunu neden almış, merak ediyorum.
Tom bu şeyi nereden almış?
Doğum günümde bana bunu almış.
Ona doğum gününde bir şey almış mıydın?
Karısına pahalı bir doğum günü hediyesi almış.
Ona güzel bir doğum günü hediyesi almış.
Bu yıl ondan doğum günü hediyesi almış mıydın?
Bu huyu babasından almış.
Ali hayatı rölantiye almış.
O siktiğimin orospusu kredi kartımı almış.
Kedim henüz kısa bir süre önce açık arttırmadan almış olduğum çiçek vazomu kırdı.
O kitabı nereden almış?
Tuzla, çeşitli ödüller almış bir şehir.
Onu son gördüğümden beri kilo almış.
Tom mavi gözlerini babasından almış.
Tom rüşvet almış olduğunu itiraf etti.
Hiç diyabet tanısı almış mıydınız?