Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "altında"

Узнайте, как использовать altında в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

Bu oyunlar yetişkin kategorisi altında listelenmiş.
Translate from турецкий to английский

Kedi, sandalyenin üstünde mi yoksa altında mı?
Translate from турецкий to английский

Sıranın altında bir elma var.
Translate from турецкий to английский

Bu oyunlar yetişkin kategorisi altında sıralanmış.
Translate from турецкий to английский

Şimdi sıcaklık sıfırın altında on derece.
Translate from турецкий to английский

Termometre sıfırın altında üç derece olarak okuyor.
Translate from турецкий to английский

Köpeğimi bahçemizdeki ağacın altında uzanırken buldum.
Translate from турецкий to английский

Bazı vahşi kediler komşumun evinin altında yaşarlar.
Translate from турецкий to английский

Yatağımın altında bir canavar var.
Translate from турецкий to английский

Kollarımın altında terledim.
Translate from турецкий to английский

Yaşlı bir adam ağacın altında dinleniyordu.
Translate from турецкий to английский

Sanırım masanın altında su var.
Translate from турецкий to английский

Şu masanın altında küçük kahverengi bir köpek var.
Translate from турецкий to английский

Mülteciler köprünün altında saklandı.
Translate from турецкий to английский

O, ağacın altında uyuyordu.
Translate from турецкий to английский

Ağacın altında biraz dinlenelim.
Translate from турецкий to английский

Kütüğün altında bazı yabani mantarlar buldum.
Translate from турецкий to английский

Ağacın altında bir bank var.
Translate from турецкий to английский

Ağacın altında bazı oğlanlar var.
Translate from турецкий to английский

O, işkence acısı altında bile bilgileri açıklamadı.
Translate from турецкий to английский

Topladığımız tüm cümleleri Creative Commons Attribution lisansı altında serbest bırakıyoruz.
Translate from турецкий to английский

Biz yağmurdan dolayı bir ağacın altında sığındık.
Translate from турецкий to английский

O, morfin enjeksiyonları ile kontrol altında tutuldu.
Translate from турецкий to английский

Masanın altında hiç kitap var mı?
Translate from турецкий to английский

Su altında nefes alabilmenin hayalini kurardım.
Translate from турецкий to английский

Ben güneşi sevmiyorum, yağmuru ve onun altında dans etmeyi seviyorum.
Translate from турецкий to английский

Biz, mevcut koşullar altında daha fazla fiyat indirimi teklif edemeyiz.
Translate from турецкий to английский

Bu şartlar altında teslim olmaktan başka seçeneğimiz yok.
Translate from турецкий to английский

Bu koşullar altında, iflas kaçınılmazdır.
Translate from турецкий to английский

Biz ufkun altında güneşin batışını gördük.
Translate from турецкий to английский

Para döşeme tahtalarının altında gizlenmişti.
Translate from турецкий to английский

Bir tehdit altında verilen bir söz değersizdir.
Translate from турецкий to английский

O, kolunun altında bir şemsiye taşıyordu.
Translate from турецкий to английский

Birçoğu sömürgeciliğin egemenliği altında uzun bir süre baskı ve sefaletten çekmiştir.
Translate from турецкий to английский

Birçoğu sömürgecilik altında uzun süre baskı ve zorluktan çekti.
Translate from турецкий to английский

Güneşin altında yeni bir şey yok.
Translate from турецкий to английский

İspanya Florida'yı kontrol altında tuttu.
Translate from турецкий to английский

Ben bu koşullar altında önemli bir baskı gösterdiğimi düşünüyorum.
Translate from турецкий to английский

Masanın altında bir kedi var mı?
Translate from турецкий to английский

Masanın altında bir köpek var.
Translate from турецкий to английский

Baskı altında daha iyi çalışırım.
Translate from турецкий to английский

Yüzlerce alan sel suları altında kaldı.
Translate from турецкий to английский

Sokaklar ve evler sel altında kaldı.
Translate from турецкий to английский

Mikroskop altında, bazı virüsler oldukça güzel görünür.
Translate from турецкий to английский

Bir ağacın altında okuyan bir kız var.

Hastanın hayatı tehlike altında idi.

Adam ufkun altında güneşin batışını izledi.

Yol onarım altında.

Ağaç meyvelerin ağırlığı altında eğildi.

Tom Mary'ye John'un gerçekten gerilim altında olduğunu söyledi.

Tom masanın altında saklanıyor.

Elinizin altında iyi bir sözlük bulundurun.

Tom elma ağacının altında çimin üzerinde uzanıyor.

Tom Mary'nin arabasına zorla girdi ve sürücü koltuğunun altında gizli olan şeyi çaldı.

Tom ve Mary aynı çatı altında yaşıyor.

Tom cibinlik altında uyudu.

Tom cinayet şüphesi altında idi.

Tom Mary'nin paspasın altında bir anahtar bıraktığını biliyordu.

Tom kolunun altında keman taşıyor.

Tom'un ayakkabısının altında sıkışmış biraz sakız var.

Tom öfkeyi kontrol altında tutmak için elinden geleni yaptı.

Tom alaycı bir tutumun dış görünüşünün altında kendi güvenlik açığını tespit etti.

Tom su altında yüzerken gözlerinin kapatır.

Tom bir nefeste su altında otuz metre yüzebileceğini iddia ediyor.

Onun başarısının sırrının altında biri var mı?

Yangın olursa diye el altında her zaman bir kova su bulundur.

Parkta kiraz ağacının altında bankta yatan genç bir adam gördüm.

Bu koşullar altında biz başarılı olamayız.

Aklınızda bulunsun, bu koşullar altında başka bir alıcı bulmaktan başka alternatifimiz yok.

Bu dönem notların ortalamanın oldukça altında.

Adamın paltosunun altında bir şey vardı.

Jack'in kolunun altında bir kedisi var.

Tom silahını paltosunun altında gizledi.

O, sandalyenin altında.

Tom otuzun altında olabilir.

O, esaret altında tutuldu.

işiniz ortalamanın altında.

O, onun kontrolü altında.

Ben en iyi baskı altında çalışırım.

Onun kolunun altında bir çanta vardır.

Yatağın altında bir kedi var.

Onun kolunun altında bir kitabı var.

O, bir ağacın altında oturuyordu.

Masanın altında bir kedi var.

O, güneşin altında uzanmış yatıyordu.

Nehir geniş bir alanı su altında bıraktı.

Hava sıfırın altında otuz derecedir.

O sınıfı kontrolü altında tutuyor.

Halat baskı altında kırıldı.

Çocuğun kolunun altında bir beyzbol sopası var.

O, kolunun altında bir paket tutuyordu.

Onun kolunun altında yırtık kapaklı kitap vardı.

Anahtarı paspasın altında buldum.

O, çantasını masanın altında buldu.

Onun, bütün o karın altında gömülü olduğunu duyuyorum.

Ben her zaman elimin altında bir sözlük bulundururum.

Sandalyenin altında bir çift eldiven buldum.

Bu şartlar altında birlikte çalışamayız.

O, esaret altında.

Bir Anadolu köyünde yazın söğüt gölgesinin altında uyumak ne kadar huzur vericidir.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский