Узнайте, как использовать anı в предложении на турецкий. Более 56 тщательно отобранных примеров.
O bir anı oldu.
Translate from турецкий to английский
Birbirimizle karşılaştığımız ilk anı hatırlayabiliyor musun?
Translate from турецкий to английский
Tom bir anı.
Translate from турецкий to английский
Hayatının en mutlu anı neydi?
Translate from турецкий to английский
Kimseyi üzmek istemem ve anı yaşayıp zevk almak istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Bazı insanlar o anı yaşamayı tercih eder.
Translate from турецкий to английский
Ben de anı yaşamak istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Doğru anı bekliyordum.
Translate from турецкий to английский
Anı berbat etmek zorundaydın, değil mi?
Translate from турецкий to английский
Tom bu anı sabırsızlıkla beklemiyor.
Translate from турецкий to английский
Bu anı ne kadar sabırsızlıkla beklediğimi anlatamam.
Translate from турецкий to английский
Bütün hayatı boyunca bu anı beklemiş.
Translate from турецкий to английский
Geçmişi unut, şu anı yaşa, geleceği düşün.
Translate from турецкий to английский
Bu karar anı.
Translate from турецкий to английский
Bu anı asla unutmayacağım.
Translate from турецкий to английский
Bu anı unutmak istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
Anı yakala.
Translate from турецкий to английский
Anı kaçırma.
Translate from турецкий to английский
Onların en iyi anı sahnede son görünüşleri.
Translate from турецкий to английский
Bu anı hatırlamanı istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Arkadaşlarım bir anı yazısı yazmam için beni zorladı.
Translate from турецкий to английский
Tom'un aradığı anı bilmek istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Doğru anı dikkatle seçmeliyiz.
Translate from турецкий to английский
Hayatımdaki en iyi anı bozmak mı istiyorsun?
Translate from турецкий to английский
Bunun hakkında endişelenme. Bu, sadece güneşin ilk ışıklarıyla eriyecek kötü bir anı.
Translate from турецкий to английский
Aslında çok az insan gerçekten anı yaşar, pek çoğu en iyi şekilde yaşamak için hep plan yapar.
Translate from турецкий to английский
Bir karışıklık anı vardı.
Translate from турецкий to английский
Karar anı yakında gelecek.
Translate from турецкий to английский
Bu anı tüm hayatım boyunca bekledim.
Translate from турецкий to английский
Bu gezi hoş bir anı olacak.
Translate from турецкий to английский
Gerçeğin anı geldi.
Translate from турецкий to английский
Ben yıllardır bu anı bekliyorum.
Translate from турецкий to английский
Ben bu anı bekliyordum.
Translate from турецкий to английский
Onlar ölümün kısa bir acı anı olduğunu söylüyor.
Translate from турецкий to английский
Tom'un uyandığı anı bana bildir.
Translate from турецкий to английский
Fadıl her boş anı, Leyla'ya satın alınacak bir hediye için interneti araştırmakla geçirdi.
Translate from турецкий to английский
Fadıl doğru anı sabırla bekledi.
Translate from турецкий to английский
Büyüleyici bir anı yazısı okuyorum
Translate from турецкий to английский
Bu anı aylardır düşünüyorum.
Translate from турецкий to английский
Bu anı yaşa!
Translate from турецкий to английский
Sami anı yakaladı.
Translate from турецкий to английский
Tom ve Mary'yi ilk kez dans ederken gördüğüm anı asla unutmayacağım.
Translate from турецкий to английский
En uygun anı seçin.
Translate from турецкий to английский
Hadi fotoğraf çekilelim, anı olsun.
Translate from турецкий to английский
Yaşamın her anı ölüme doğru atılan bir adımdır.
Translate from турецкий to английский
Onu ilk gördüğüm anı hatırlıyorum.
Translate from турецкий to английский
Yıllardır bu anı bekliyoruz.
Translate from турецкий to английский
Bir de ünlülerin yazdığı anı kitapları var.
Translate from турецкий to английский
Hırsızlık anı güvenlik kameralarına takıldı.
Translate from турецкий to английский
Zamanın unutturamayacağı anı, ölümün dindiremeyeceği acı yoktur.
Translate from турецкий to английский
Uzun zamandır bu anı bekliyordum.
Yaşamak, sadece nefes almak değildir... Yaşamak, her anı hissedebilmektir.
Robert o plajda son anı olarak kumdan bir kale yaptı.
Doğru anı bekliyorum.
Bu anı kaçırmayın.
O on dört yaşındaydı ve onu ilk gördüğü anı çok iyi hatırlıyordu.