Узнайте, как использовать anında в предложении на турецкий. Более 61 тщательно отобранных примеров.
Bir kriz anında sakin kalmak ve kontrolü kaybetmemek gereklidir.
Translate from турецкий to английский
O, tam çalma anında tespit edildi.
Translate from турецкий to английский
Tom etkisiz hale getirmeye çalıştığı bomba patladığında anında öldü.
Translate from турецкий to английский
Tom cinayet anında cinayet mahalline yakın bir yerde olmadığını iddia ediyor.
Translate from турецкий to английский
Sınav anında Tom Mary'yi aldattı.
Translate from турецкий to английский
Tom onun hayatının her anında Mary'yi dövdü.
Translate from турецкий to английский
Kitaplarınızı mola anında okulda bırakırsanız, onlar toplatılırlar.
Translate from турецкий to английский
O, onu anında yalanladı.
Translate from турецкий to английский
İlaç anında rahatlattı.
Translate from турецкий to английский
Yıldırım bir fırtına anında oluşabilir.
Translate from турецкий to английский
İlacın anında etkisi oldu.
Translate from турецкий to английский
Bir araba tarafından çarpıldı ve anında öldü.
Translate from турецкий to английский
Bir fırtına anında araba sürmek tehlikeli olabilir.
Translate from турецкий to английский
Başkan McKindley anında cevap gönderdi.
Translate from турецкий to английский
O kadar yorgundu ki, anında uyuyakaldı.
Translate from турецкий to английский
Tom anında tepki gösterdi.
Translate from турецкий to английский
Tom anında yanıtladı.
Translate from турецкий to английский
Birisi öldüğünde, anında bedeninden tam olarak 21 gram kadar yük gider.
Translate from турецкий to английский
Ders anında mesajlaşırken yakalandığı için Mary'nin cep telefonuna el konuldu.
Translate from турецкий to английский
Sincap anında öldü.
Translate from турецкий to английский
Zor olanı anında yaparız. İmkansız olan biraz zaman alır.
Translate from турецкий to английский
Bana cinayet anında nerede olduğunu söyle.
Translate from турецкий to английский
Amerikan polisi, kendisine silah çekeni anında vurur.
Translate from турецкий to английский
Jet uçağı anında havalanır.
Translate from турецкий to английский
Olay anında Tom ofisindeydi.
Translate from турецкий to английский
Neden odun kesmekten büyük zevk alan bu kadar çok insan olduğunu biliyorum. Bu aktivitede sonuçları hemen anında görürsünüz. -- Albert EINSTEIN
Translate from турецкий to английский
O anında ona aşık oldu.
Translate from турецкий to английский
Kaza anında, neredeyse otobüsteki yolcuların hepsi uyuyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom anında öldürüldü.
Translate from турецкий to английский
Romeo Juliet'e anında aşık oldu.
Translate from турецкий to английский
Tom ve Mary anında birbirlerini tanıdılar.
Translate from турецкий to английский
Tom'un gülümsemesi anında kayboldu.
Translate from турецкий to английский
Guglielmo bildiğim en iyi öğrencidir. O anında öğrenir ve olağanüstü bir hafızaya sahiptir.
Translate from турецкий to английский
O, düşen kaya tarafından çarpıldı ve anında öldü.
Translate from турецкий to английский
Ona, düşen bir kaya çarptı ve anında öldü.
Translate from турецкий to английский
Tom ve Mary anında birbirlerini sevdi.
Translate from турецкий to английский
Prenses, anında prense aşık oldu.
Translate from турецкий to английский
Bilmiyorum. Bunun hepsi anında oldu.
Translate from турецкий to английский
İçinde ne kadar karmaşık parçalar olduğunu fark ettikten sonra dizüstünü söktüğüne anında pişman oldu.
Translate from турецкий to английский
Karar anında bir resim çektim.
Translate from турецкий to английский
Tom anında Mary'yi tanıdı.
Translate from турецкий to английский
"Tom, deprem anında uyanıyor muydun?" "Evet, bir deprem mi vardı?" "Evet, saat 1.30'dan biraz sonra. Oldukça büyük bir sarsıntıydı." "Gerçekten mi, normalde olduğu gibi uyudum."
Translate from турецкий to английский
Fadıl anında arabaya aşık oldu.
Bu ilaç anında işe yarar.
Anında tepki gösterdim.
İkisi anında tıklandı.
Tom anında onun ne olduğunu biliyordu.
Tom çöktü ve anında öldü.
Soğuk öyle ki kuşlar anında düştü.
Sami onu anında biliyordu.
Sami'nin anında ölmüş olması gerekirdi.
Tom anında öldü.
Mary, Tom'u anında tanıdı.
Tom anında durumu kontrol altına aldı.
Cevabını anında verdi.
Balkanlar yaşanan bu felakete anında yanıt verdi.
Kameralar hırsızlık anında çalışmıyordu.
Kalman'ın sevinci anında sona erdi.
Kalman'ın neşesi anında sona erdi.
Kalman, Chrea'ya anında aşık oldu.
Anında geldi.