Узнайте, как использовать anlaşmaya в предложении на турецкий. Более 56 тщательно отобранных примеров.
Düşmanla anlaşmaya vardılar.
Translate from турецкий to английский
Hatırı sayılır bir tartışmadan sonra, alıcı ve satıcı anlaşmaya vardı.
Translate from турецкий to английский
Amerika Birleşik Devletleri ve Çin gibi farklı dilleri olan iki güçlü devlet ilköğretim okullarında Esperanto deneysel öğretimi üzerinde anlaşmaya varsalardı ne olurdu?
Translate from турецкий to английский
Tom ve Mary bir anlaşmaya vardılar.
Translate from турецкий to английский
Tom ve Mary bir anlaşmaya varamadılar.
Translate from турецкий to английский
Birçok Amerikalı anlaşmaya karşı çıktı.
Translate from турецкий to английский
Daha çok şeyler hakkında aynı hisleri paylaşıyor gibi göründüğümüzden onunla anlaşmaya vardım.
Translate from турецкий to английский
Sanırım bir anlaşmaya varmamızın zamanıdır.
Translate from турецкий to английский
İki saatlik tartışmadan sonra bir anlaşmaya vardık.
Translate from турецкий to английский
Onları anlaşmaya teşvik etti.
Translate from турецкий to английский
Ev işlerini paylaşmada anlaşmaya vardık.
Translate from турецкий to английский
Bir boşanma duyduğumuzda biz bunun o iki kişinin temel ilkeler üzerinde anlaşmaya varma yetersizliğinden kaynaklandığını varsayıyoruz.
Translate from турецкий to английский
Anlaşmaya isteği dışında imza attırıldı.
Translate from турецкий to английский
Öncelikle amaçlarla ilgili bir anlaşmaya varmamız gerekiyor. Sonrasında her şeyin ne kadar tutacağını ve nasıl ödeyebileceğimizi konuşabiliriz.
Translate from турецкий to английский
Biz zaten bir anlaşmaya vardık.
Translate from турецкий to английский
Bir anlaşmaya vardığımıza sevindim.
Translate from турецкий to английский
Onlar sözde bir anlaşmaya vardılar.
Translate from турецкий to английский
Bu karşılıklı anlaşmaya dayalıydı.
Translate from турецкий to английский
Bir anlaşmaya varabileceğimize eminim.
Translate from турецкий to английский
Bizimle anlaşmaya vardın.
Translate from турецкий to английский
Biz anlaşmaya vardık.
Translate from турецкий to английский
Biz bir fiyat üzerinde bir anlaşmaya vardık.
Translate from турецкий to английский
İki ülke bu ihtilaf üzerine politik bir anlaşmaya vardı.
Translate from турецкий to английский
İki devletin bir anlaşmaya varması gerekiyor.
Translate from турецкий to английский
Onunla anlaşmaya karar verdik.
Translate from турецкий to английский
Onlar ateşkes şartları üzerinde anlaşmaya vardılar.
Translate from турецкий to английский
Tom ve Mary anlaşmaya vardı.
Translate from турецкий to английский
Tom ve ben anlaşmaya vardık.
Translate from турецкий to английский
Sendika ve şirket yeni sözleşme konusunda anlaşmaya vardı.
Translate from турецкий to английский
Herkes bir anlaşmaya vardı.
Translate from турецкий to английский
Arabulucular iki taslak metin üzerinde anlaşmaya vardı, ama hala anlaşma sağlanamayan birçok konu var.
Translate from турецкий to английский
İnşallah ortağım seninle anlaşmaya varabilir.
Translate from турецкий to английский
Biz henüz anlaşmaya varmadık.
Translate from турецкий to английский
Tüm partiler için kabul edilebilir bir anlaşmaya sonunda ulaşıldı.
Translate from турецкий to английский
Onlar bir anlaşmaya vardı.
Translate from турецкий to английский
O onunla anlaşmaya geldi.
Translate from турецкий to английский
Biz sizin koşullarınızla anlaşmaya hazırız.
Translate from турецкий to английский
Anlaşmaya varmamız gerekiyor.
Translate from турецкий to английский
Biz toplantının sonunda bir anlaşmaya vardık.
Translate from турецкий to английский
Biz bir anlaşmaya vardık.
Translate from турецкий to английский
Bir anlaşmaya varmak zorundayız.
Translate from турецкий to английский
Bu anlaşmaya nasıl vardık?
Translate from турецкий to английский
Herhangi bir anlaşmaya vardınız mı?
Sonunda anlaşmaya vardık.
Bu konu geçmişte zaten sıcak bir şekilde tartışılmış ancak anlaşmaya varılamamıştır.
Tom ve ben bir anlaşmaya vardık.
Sami polislerle anlaşmaya varmayı umuyordu.
Sami, savcı ile anlaşmaya vardı.
Anadoluspor Ali'nin menajeriyle anlaşmaya vardı.
Bence onunla iyi anlaşmaya bak.
Şimdilik anlaşmaya varmak için çalışacağız.
Avrupa Komisyonu anlaşmaya yeşil ışık yaktı.
Taşınmaz ordu malları konusunda anlaşmaya varmaya yetecek kadar iyi mi?
Henüz bir anlaşmaya varılamadı.
Bir anlaşmaya ihtiyacımız var.
Cezayir'in bu konuda Fransa ile anlaşmaya varması gerekiyor.