Узнайте, как использовать araç в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
Bu ikinci el araç satılıktır.
Translate from турецкий to английский
Bu ikinci el araç yeni kadar iyi.
Translate from турецкий to английский
O ithal bir araç sürer.
Translate from турецкий to английский
Sizi istasyonda karşılayacak bir araç ayarladık.
Translate from турецкий to английский
Bugüne kadar icat edilmiş en önemli araç nedir?
Translate from турецкий to английский
En sevdiğin araç hangisidir?
Translate from турецкий to английский
Alkollü araç sürme suçunu kabul ettikten sonra geçen yıl beş gün hapishanede yattı.
Translate from турецкий to английский
Çalınan araç otoparkta bulundu.
Translate from турецкий to английский
Polis alkollü araç kullanmaktan onu tutukladı.
Translate from турецкий to английский
İki araç ayrı ayrı geçerken ikisini de ayrı ayrı selamladım.
Translate from турецкий to английский
Sence senin önerdiğin araç mı iyiydi yoksa ilk araç mı iyiydi?
Translate from турецкий to английский
Birçok Rus'un araç kamerası vardır.
Translate from турецкий to английский
Kaçmak için başka bir araç yok.
Translate from турецкий to английский
Araç kiralamak en iyi seçenekti.
Translate from турецкий to английский
Hiç araç ile çiğnendin mi?
Translate from турецкий to английский
Tom çok hızlı araç kullanır.
Translate from турецкий to английский
Bu dayanıklı ve güvenilir bir araç.
Translate from турецкий to английский
O ehliyetsiz araç kullanıyor.
Translate from турецкий to английский
Tom dün araç ile bir köpek ezdi.
Translate from турецкий to английский
Vagonda birkaç araç ve birkaç ekstra silah vardı.
Translate from турецкий to английский
Araç 15 dakika da bir geliyor.
Translate from турецкий to английский
Araç hareket halindeyken inme.
Translate from турецкий to английский
Tom araç ile ezildi.
Translate from турецкий to английский
Motorlu araç kullananlar, bisikletlileri geçerken en az bir metre emniyet mesafesi bırakmak zorundalar.
Translate from турецкий to английский
O, bir ikinci el araç satıcısı.
Translate from турецкий to английский
Bu araç sonunda başarılı bir aile arabası oldu.
Translate from турецкий to английский
Yan yatan bir araç geçişi engelledi.
Translate from турецкий to английский
Kaza olduğunda araç dört kişi taşıyordu.
Translate from турецкий to английский
Çocuklar için bir araç tutması ilacı istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Her iki araç da alev aldı.
Translate from турецкий to английский
Dedem artık araç kullanmıyor.
Translate from турецкий to английский
Yedi tane araç tahrip edildi.
Translate from турецкий to английский
Araç durumu Rus dilinin en zarif yönlerinden biridir.
Translate from турецкий to английский
Bu lastik izleri orta boy bir araç tarafından yapıldı.
Translate from турецкий to английский
Tom araç sürüyor.
Translate from турецкий to английский
Araç kullanırken yola odaklanmalısın.
Translate from турецкий to английский
Araç kullanmak için 18 yaşın üstünde olmak zorundasın.
Translate from турецкий to английский
Tom çok yavaş araç kullanıyor.
Translate from турецкий to английский
Araç sürmeyi öğrenmek birçok uygulama gerektirir.
Translate from турецкий to английский
Tom genellikle hız limitinin biraz üzerinde araç kullanır.
Translate from турецкий to английский
Geçen yıl bir kaza atlattı ama yine de dikkatsizce araç kullanıyor.
Translate from турецкий to английский
Okulun arkasındaki araç park yeri hemen hemen boş.
Translate from турецкий to английский
Bu komik görünümlü araç İngiliz olmalı.
Translate from турецкий to английский
Araç telefonunu ödünç alabilir miyim?
Translate from турецкий to английский
Geçen bir araç bir su birikintisine çarptı ve üstüme su sıçrattı.
Translate from турецкий to английский
O bir araç sürmeyebilir.
Translate from турецкий to английский
Hey, araç navigasyon sisteminin kullanım kılavuzunu nereye koydun?
Tom bir ikinci el araç satıcısıydı.
Tom sadece kızları etkilemek için bütün parasını bir araç üzerinde harcadı.
Ekranın alt kısmındaki araç çubuğunu görebiliyor musun?
Araç kullanmak zorundaysan içki içmemelisin.
Tom otoparka bırakılan bir çekici araç gördü.
Tom iş için araç kullanır.
O çok hızlı araç kullanır.
Yaşlı adam araç tarafından ezildi ve hemen hastaneye götürüldü.
Tom sarhoş olarak araç kullanıyor olduğunu söyledi.
Yedi araç haczedildi.
Tom'un arabasında bir araç kamerası vardır.
Hertz ve Avis, araç kiralama işinde başa baş rakiptirler.
Sen ve senin önündeki araç arasında yeterli açıklık olmalı.
Sürücü, önündeki araç hareket etmediği için bağırıyordu.
Tom ikinci el araç satıcısı.
Tom kullanılmış araç satıcısıdır.
Neden bir araç satın almıyorsun?
Bir araç kiralamak istiyorum.
Aynı anda telefonda konuşmak ve araç kullanmak tehlikelidir.
Sen araç kullanamazsın.
Prensip olarak, her araç için bir park yeri olmalıdır. Uygulamada, bu doğru değildir.
Yirmi beş kişilik bir araç var mı?
O dikkatsiz araç kullanmanın keyfini çıkarır.
O dikkatsiz araç kullanmaktan hoşlanır.
O dikkatsiz araç kullanmaktan çok büyük zevk alır.
Araç yolunun küreklenmesi gerekir.
Araç sigorta belgelerini imzalamak için bir kaleme ihtiyacım var.
İçki içtiğin için araç kullanamazsın.
Yolun sol tarafında araç kullanma konusunda deneyimim yok.
Hızlı araç kullanıyorum.
Ben araç kullanmıyorum.
Bu yolda ne kadar hızlı araç kullanabilirsin?
Bu yolda yasal olarak ne kadar hızla araç kullanabilirsin?
Tom babası onu araç sürmesine izin vermiyor.
Işıklarınızın çalıştığından emin olmak için araç kullanmadan önce otomobilinizi kontrol edin.
Kültürel görelilik yararlı bir araç olabilir.
Ben asla araç sürmeyi öğrenmedim.
Uzun mesafe araç kullanamam.
Bir iş sadece geçinmek için bir araç değildir.
Ben araç sürmekten hoşlanırım.
Benim gelinime söyle; kürek, balta, testere, tüm araç-gereçleri yığsın.
Leyla sanki yolun sahibiymiş gibi araç sürüyor.
Leyla sadece araç sürmeye devam etti.
Leyla araç sürmeye devam etti.
Leyla dikkatle araç kullanıyor.
Leyla dikkatli bir biçimde araç sürüyor.
Araç sürmeyi öğrenmek istemiyor musun?
Leyla yanlış yönde araç kullanıyordu.
Leyla yaklaşık bir mil daha araç sürdü.
Araç kutum bağajda.
Tom buraya bugünkü toplantıya gelmek için bütün gece araç sürdü.
Şimdi araç kullanabilirim.
Tom, araç kaputunda kendine bir yumurta kızarttı.