Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "arayıp"

Узнайте, как использовать arayıp в предложении на турецкий. Более 32 тщательно отобранных примеров.

Tom Mary'yi arayıp programını sordu.
Translate from турецкий to английский

Bir arkadaşım da arayıp "Nasılsın kardeşim, durumlar nasıl?" dedi mi?
Translate from турецкий to английский

Tom'u arayıp söylemek zorundayım.
Translate from турецкий to английский

Tom'u arayıp bulmanı istiyorum.
Translate from турецкий to английский

Polisi arayıp haber verin.
Translate from турецкий to английский

Tom'u arayıp basın açıklaması yapmasını söyle.
Translate from турецкий to английский

Tom'u arayıp özür dileyeceğim.
Translate from турецкий to английский

Tom'u arayıp her şeyi söyleyecektim.
Translate from турецкий to английский

Tom'u arayıp yarın beni ziyaret etmeye gelip gelemeyeceğini anlamak istiyorum.
Translate from турецкий to английский

Bir arayıp kontrol edeyim demiştim.
Translate from турецкий to английский

Tom, Mary'yi arayıp uğramasını istedi.
Translate from турецкий to английский

Ben onu arayıp özür dileyeceğim.
Translate from турецкий to английский

Onu arayıp özür dileyeceğim.
Translate from турецкий to английский

Doktoru arayıp randevu almanız gerekir.
Translate from турецкий to английский

Neden Tom'u arayıp ondan yardım etmesini istemiyorum?
Translate from турецкий to английский

Polis, Sami'nin izini arayıp yakaladı.
Translate from турецкий to английский

Leyla arayıp arkadaşlarına haberleri izlemelerini söylüyordu.
Translate from турецкий to английский

Neden Tom'u arayıp ona yapamayacağını söylemiyorsun?
Translate from турецкий to английский

Neden sadece Tom'u arayıp ona söylemiyorsun?
Translate from турецкий to английский

Tom'un beni arayıp aramayacağını merak ediyorum.
Translate from турецкий to английский

Boşuna anlam arayıp tehlikeli sularda yüzmenize gerek yok.
Translate from турецкий to английский

Tom polisi arayıp bizi şikâyet etmiş.
Translate from турецкий to английский

Tom polisi arayıp bizden şikâyetçi oldu.
Translate from турецкий to английский

Bayramlarda hep bizi arayıp sorar.
Translate from турецкий to английский

Bu saatte arayıp rahatsız ettiğim için özür dilerim.
Translate from турецкий to английский

Sinekler tabiatları gereği güneşleri olacak bir ışık kaynağı arayıp etrafını tavaf etmek isterler. Sinek tabiatlı insanlar da çok farklı değildir.
Translate from турецкий to английский

Temel otobüsteyken cep telefonuyla Dursun'u arayıp konuşmaya başlamış. Diğer yolcular durumu fark edince otobüste telefonla konuşmanın yasak olduğunu söyleyip Temel'i uyarmışlar. Bunun üzerine Temel telefona fısıldayarak "Ula Dursun, otobüste cep telefonuyla konuşmak yasakmış. Haçan sen konuş, ben dinliyorum da" demiş.
Translate from турецкий to английский

Tobias'ın babası okulu arayıp onlara tüm durumu açıklamak zorunda kaldı.
Translate from турецкий to английский

Tobias, İsabella'yı arayıp açıkladı.
Translate from турецкий to английский

Alberto, İsabella'yı hiç arayıp mesaj atmadı.
Translate from турецкий to английский

İvan, Rima'yı arayıp ona her şeyi anlattı.
Translate from турецкий to английский

Tom'u arayıp iptal edin.
Translate from турецкий to английский