Узнайте, как использовать atıp в предложении на турецкий. Более 31 тщательно отобранных примеров.
Olta atıp balık tutmayı seviyorum.
Translate from турецкий to английский
Kimse beni istemediğim bir şeye mecbur edemez, tamam mı? Eğer evleneceksem bana adam gibi evlilik teklifi yapılır, o zaman düşünürüm! Öyle sepet gibi atıp tutamaz kimse!
Translate from турецкий to английский
Budala gibi atıp tutuyorsun.
Translate from турецкий to английский
Eski yastığımı atıp yeni bir tane aldım.
Translate from турецкий to английский
Yanak ve dudağa el atıp sonra da pudra ve parfüm sürünüp evden çıkar.
Translate from турецкий to английский
Tom o onu öpmeye çalışırsa Mary'nin ona tokat atıp atmayacağını merak ediyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom'u son gördüğümde bir şey hakkında atıp tutuyordu.
Translate from турецкий to английский
Dan çığlık atıp bağırıyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom adımını boşa atıp merdivenlerden aşağı yuvarlandı.
Translate from турецкий to английский
Asla ilaçları tuvalete atıp sifonu çekme.
Translate from турецкий to английский
Tom ilaçları tuvalete atıp sifonu çekti.
Translate from турецкий to английский
Cesur şövalye ileri adım atıp bayanın elini öper.
Translate from турецкий to английский
Leyla çığlık atıp ağlamaya başladı.
Translate from турецкий to английский
Tom çığlık atıp ağlıyordu.
Translate from турецкий to английский
Sami her şeyi bir kenara atıp Leyla'ya odaklandı.
Translate from турецкий to английский
Sami, Leyla'nın fotoğraflarını tuvalete atıp sifonu çekti.
Translate from турецкий to английский
Tom çığlık atıp bağırmaya başladı.
Translate from турецкий to английский
Tom bu aralar çiğ vegan beslenmeye başlamış. İnsanlara bunun ne kadar süper bir şey olduğu konusunda devamlı atıp tutuyor.
Translate from турецкий to английский
Ali rakip oyuncunun sağından atıp solundan geçti.
Translate from турецкий to английский
Tom bacak bacak üstüne atıp oraya oturdu.
Translate from турецкий to английский
Merdivende adımımı boşa atıp ayak bileğimi burktum maalesef.
Translate from турецкий to английский
Ali meydanı boş bulmuş, atıp tutuyor.
Translate from турецкий to английский
Öyle atıp tutmakla olmaz bu işler.
Translate from турецкий to английский
Eve gelir gelmez kendimi yatağa atıp uykuya daldım.
Translate from турецкий to английский
Havlu atıp pes ettiğini söyledi.
Translate from турецкий to английский
Sobaya birkaç odun atıp ateşi kuvvetlendirdi.
Translate from турецкий to английский
Araba devrildikten sonra yol göstermek kolay olur misali, maçı neden kaybettikleri konusunda atıp tutuyordu.
Translate from турецкий to английский
"Bunun olacağını biliyordum!" "Tabii ya ne demezsin. İş olup bittikten sonra atıp tutmak kolay."
Translate from турецкий to английский
Ali mesajıma görüldü atıp cevap yazmaya tenezzül etmedi.
Translate from турецкий to английский
Kalman çığlık atıp koştu.
Translate from турецкий to английский
Bazen bir adım geri atıp düşünmeliyiz.
Translate from турецкий to английский