Узнайте, как использовать atmak в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
Pul koleksiyonuna bir göz atmak istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Ben çok üzgünüm. Niyetim sana tekme atmak değildi.
Translate from турецкий to английский
Broşüre hızla göz atmak.
Translate from турецкий to английский
Gazeteye sadece göz atmak istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Eve bir göz atmak için gideceğim.
Translate from турецкий to английский
Tek yaptığı kızların önünde hava atmak.
Translate from турецкий to английский
Hava atmak için benimle İngilizce konuştu.
Translate from турецкий to английский
Pencereden dışarı bir şeyler atmak yasaktır.
Translate from турецкий to английский
Tom eski video kaset çalarını atmak yerine satmaya çalıştı fakat hiç kimse onu almadı bu yüzden sonunda onu attı.
Translate from турецкий to английский
Beni tehlikeye atmak senin hoşuna gidiyor.
Translate from турецкий to английский
Tom'u işten atmak zorundaydım.
Translate from турецкий to английский
Tom'u işten atmak için otoritem yok.
Translate from турецкий to английский
Yakın tarihe göz atmak bu oyunu çözmeye yeter de artar bile değil mi?
Translate from турецкий to английский
Bunu riske atmak zorunda olacağız.
Translate from турецкий to английский
Yumurta atmak yumurtalar tarafından yapılan hasar 400 doları aşarsa bir suçtur.
Translate from турецкий to английский
Bağırmak ve çığlık atmak seni hiçbir yere götürmez.
Translate from турецкий to английский
Bunu riske atmak ister misin?
Translate from турецкий to английский
Yine de... bana tokat atmak zorunda değildi!
Translate from турецкий to английский
Yüzüne yumruk atmak istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Onun yüzüne yumruk atmak istedim.
Translate from турецкий to английский
Bir göz atmak ister misiniz?
Translate from турецкий to английский
Hayatımı riske atmak istemem.
Translate from турецкий to английский
Karşılıklı adımlar atmak gerekmektedir.
Translate from турецкий to английский
Bundan geri adım atmak söz konusu değildir.
Translate from турецкий to английский
İçeri girip odalara bir göz atmak ister misin?
Translate from турецкий to английский
Çığlık atmak istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Ona bir göz atmak istiyor mu?
Translate from турецкий to английский
Kafadan atmak!
Translate from турецкий to английский
Onun yüzüne tokat atmak yerine, ona tükürdü ve aşağılayarak uzaklaştı.
Translate from турецкий to английский
Yakında bir şey ortaya atmak zorunda kalacağız.
Translate from турецкий to английский
Onu dışarı atmak istemiyordum.
Translate from турецкий to английский
Onu atmak istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
Bunu atmak istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom sadece hava atmak istedi.
Translate from турецкий to английский
O kadar kabasın ki sana yumruk atmak istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom'un kafasına yumruk atmak istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Bana atmak için bir şey ver.
Translate from турецкий to английский
Onu atmak istemedim.
Translate from турецкий to английский
Seni asla bir tehlikeye atmak istemedim.
Translate from турецкий to английский
Tüm bunu atmak istediğinden emin misin?
Translate from турецкий to английский
Onu atmak istediğinden emin misin?
Translate from турецкий to английский
Sadece etrafa göz atmak istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom çığlık atmak için ağzını açtı.
Translate from турецкий to английский
Belki göz atmak istersin.
Translate from турецкий to английский
Tom'a dayak atmak istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Onu riske atmak istemiyoruz.
Translate from турецкий to английский
Kendimi tehlikeye atmak istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom'un bir göz atmak istediğini düşündüm.
Translate from турецкий to английский
Senin bir göz atmak isteyeceğini düşündüm.
Translate from турецкий to английский
Sadece kendimi riske atmak istemedim.
Etrafa bir göz atmak istiyorum.
Eşyalarımın çoğunu atmak zorunda kaldım.
Ben onların ikisi arasında yazı tura atmak zorunda kaldım.
Defans oyuncuları için birçok gol atmak alışılmadık bir şeydir.
Tom onu odanın karşısına atmak ister.
Gerçekten, cüce atmak olimpik bir spordur!
Canlı bir ıstakozu kaynar su dolu bir kaba atmak acımasızca.
Çocukların poposuna tokat atmak doğru mu?
Onu başarmak için kendini tehlikeye atmak zorunda kalacaksın.
Araba sürerken mesaj atmak tehlikelidir.
Bunu yaptırmak için kendini tehlikeye atmak zorundasın.
Daha fazla gol atmak istiyorum.
Ben sadece bunu riske atmak zorunda olacağım.
İlk adımı atmak zorundasın.
Mesaj atmak istiyorum ama gözlerim ağrıyor.
Birkaç adım geri atmak isteyebilirsin.
Tom bir şey atmak istemedi.
Tom gelecekte ona ihtiyacı olabileceğini düşündüğünden dolayı bir şey atmak istemedi.
Eşyaları dışarı atmak zordur.
Ona yumruk atmak istiyorum.
Lütfen ne zaman isterseniz içeri gelip sergimize bir göz atmak için tereddüt etmeyin.
Buna bir göz atmak ister misin?
Bir sonraki adımı atmak istiyoruz.
İçine bir göz atmak istiyorum.
Tom sadece hava atmak istiyor.
Buna göz atmak isteyebilirsin.
İlk adımı atmak için istekli olmalıyız.
Çığlık atmak üzereyim.
Yol geçerken mesaj atmak tehlikelidir.
O kadar kızgınım ki çığlık atmak ve her şeyi kırmak istiyorum!
Tom, web'e göz atmak için Safari'yi kullanır.
Tom, internete göz atmak için İnternet Explorer kullanıyor.
Şimdi bu saati kurtaracak hiçbir şey yok, onu atmak daha iyi.
Bütün bunları atmak istiyor musun?
Bir göz atmak istemiyor musun?
Yedi dikiş atmak zorunda kaldım.
Treni kaçırmayı riske atmak istemedim, bu yüzden istasyona bir saat önce geldim.
Belki onu başımdan atmak için bir şey yaptım.
Tom tüm bu şeyleri atmak istiyor.
Sami, Leyla'yı dışarı atmak istedi.
Görülüyor ki, verdiğimiz kararın uygulanmasını sağlamak için ulusun daha alışmadığı sorunlara el atmak gerekiyordu.
Ali stres atmak için poligona gidip atış yaptı.
Hava kirliliğini önlemek için adımlar atmak zorundayız.
Tom'u aklımdan atmak istiyordum.
Çıkmaz sokakta geri adım atmak ilerlemek sayılır.
Bilgisayara format atmak gerekiyor.
Stres atmak için internetten biraz alışveriş yaptım.
Demlerken içine biraz karanfil atmak çaya hoş bir aroma veriyor.
Yere çöp atmak medeni bir davranış değil.
"Tüm bu hurdayı atmak istemiyor musun?" - "Büyükannem izin vermez.