Узнайте, как использовать avcı в предложении на турецкий. Более 50 тщательно отобранных примеров.
Bir kurnaz avcı, Christopher Columbus bir zamanlar kırmızı bir başlık giydi ve ormana gitti. Şüphesiz, o büyük kötü kurdu cezbetti, onu yakaladı, ve bağıran kurdu gemisine geri götürdü.
Translate from турецкий to английский
Hiçbir insan onları bilemez, hiçbir avcı barut ve kurşunla onları vuramaz. - Düşünceler özgürdür!
Translate from турецкий to английский
Avcı gökyüzünün görünümünü araştırdı.
Translate from турецкий to английский
Tom geceyi eski bir avcı kulübesinde geçirdi.
Translate from турецкий to английский
Avcı uçağı bombalarını bıraktı.
Translate from турецкий to английский
Avcı bir ayıya ateş etti.
Translate from турецкий to английский
Avcı ayının izlerini takip etti.
Translate from турецкий to английский
Avcı bir geyiğe ateş etti.
Translate from турецкий to английский
Avcı silaha cephane koydu.
Translate from турецкий to английский
Fil avcı tarafından öldürüldü.
Translate from турецкий to английский
Tom avcı bıçağı ile Mary'yi bıçakladı.
Translate from турецкий to английский
Avcı tavşanları köpeğiyle avladı.
Translate from турецкий to английский
Avcı kuşa nişan aldı fakat ıskaladı.
Translate from турецкий to английский
Avcı bir tilki vurdu.
Translate from турецкий to английский
Avcı, tilkiyi vurarak öldürdü.
Translate from турецкий to английский
Tom bir avcı.
Translate from турецкий to английский
The Sacramento Chronicle sık sık o yaşlı avcı hakkında yazar.
Translate from турецкий to английский
Avcı, kuşu vurdu.
Translate from турецкий to английский
O yaşlı avcı, şerifi tanıyor.
Translate from турецкий to английский
Avcı ayıyı vurdu.
Translate from турецкий to английский
Avcı kamuflaj giysisi giydi.
Translate from турецкий to английский
Avcı tilkiyi öldürdü.
Translate from турецкий to английский
Her avcı sülünün nerede olduğunu bilmek ister.
Translate from турецкий to английский
Şu yaşlı avcı Kaliforniya'da yaşadı.
Translate from турецкий to английский
Avcı tavşanları ve geyikleri vuruyor.
Translate from турецкий to английский
Ben bir iz süren avcı değilim.
Translate from турецкий to английский
Avcı, tilkiyi yakaladı.
Translate from турецкий to английский
İki avcı karşılaştı: her ikisi de ölü.
Translate from турецкий to английский
Bir avcı, köpeği ile tavşanları avladı.
Translate from турецкий to английский
Hangi balıkçı ya da avcı onun mutlu deneyimleri hakkında konuşmayı sevmez?
Translate from турецкий to английский
Avcı ayı izlerini takip etti.
Translate from турецкий to английский
Saldırganlığın en görünür formları genellikle av ve avcı arasında görülür.
Translate from турецкий to английский
Avcı kuşa ateş etti.
Translate from турецкий to английский
Kurt kırmızı başlıklı kızı yedi. Avcı kurtu vurdu.
Translate from турецкий to английский
Avcı her ses ve hareket için tetikteydi.
Translate from турецкий to английский
Avcı dönmemek üzere ormanın derinliklerine gitti.
Translate from турецкий to английский
Avcı geyiğin derisini yüzüyordu.
Translate from турецкий to английский
Kartallar, doğanlar ve şahinler avcı kuşlardır.
Translate from турецкий to английский
Kartal avcı bir kuştur.
Translate from турецкий to английский
Doğan avcı bir kuştur.
Translate from турецкий to английский
Avcı beklenmedik bir şekilde karda taze kan damlacıkları buldu.
Translate from турецкий to английский
Ali avcı şapkası taktı.
Translate from турецкий to английский
Avcı bir yol biliyorsa av kırk yol biliyordur.
Translate from турецкий to английский
Av ya da avcı ol, ama avcıyı ava götüren köpek olma.
Translate from турецкий to английский
Kötü avcı avını evde düşünür.
Translate from турецкий to английский
Avcı bir yol biliyorsa av kırk yol bilir.
Translate from турецкий to английский
Doğanlar avcı kuşlardır.
Translate from турецкий to английский
Avcı tavşana ateş etti.
Translate from турецкий to английский
Ziri avcı oldu.
En yaygın türlerden biri, Karayipler'deki yerel mercan kayalığı balığını tüketen doymak bilmez bir avcı olan aslan balığıdır.