Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "büyük"

Узнайте, как использовать büyük в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

Go büyük ihtimalle benim ülkemdeki en popüler Japon oyunu olsa da o bile bazı üniversite öğrencileri dışında pek bilinmiyor.
Translate from турецкий to английский

Büyük bedenimiz var, ama o renk mevcut değil.
Translate from турецкий to английский

Golfün büyük bir hayranıyım.
Translate from турецкий to английский

Orası Sırbistan'ın üçüncü büyük şehridir.
Translate from турецкий to английский

O bu şehirdeki en büyük oteldir.
Translate from турецкий to английский

Tokyo çok büyük bir şehirdir.
Translate from турецкий to английский

Bu elmalar büyük.
Translate from турецкий to английский

Büyük deprem meydana geldiğinde ben daha on yaşındaydım.
Translate from турецкий to английский

Japonya'da, Biwa gölünden daha büyük bir göl yoktur.
Translate from турецкий to английский

Annem babamdan yaşça daha büyük.
Translate from турецкий to английский

Hindistan uzun yıllar boyunca Büyük Britanya tarafından yönetildi.
Translate from турецкий to английский

Osaka, Japonya'nın ikinci en büyük şehridir.
Translate from турецкий to английский

Neden onlar New York'a Büyük Elma diyorlar?
Translate from турецкий to английский

Kasabada veya kasabanın yakınında bir veya iki büyük fabrika kurulduysa, insanlar iş bulmaya gider, ve yakında bir endüstriyel alan büyümeye başlar.
Translate from турецкий to английский

İngiltere ve İskoçya, 1 Mayıs 1707'de birleşti ve Büyük Britanya Krallığı'nı oluşturdu.
Translate from турецкий to английский

Twitter İslâm'ın en büyük düşmanları arasındadır.
Translate from турецкий to английский

Erkek kardeşim, ben kadar büyük.
Translate from турецкий to английский

Büyük bir hataydı ki, o caydı.
Translate from турецкий to английский

Eğer tamsayı sadece sıfırdan büyük veya eşit ise tamsayı doğaldır.
Translate from турецкий to английский

Şu çok büyük.
Translate from турецкий to английский

O çok büyük.
Translate from турецкий to английский

En büyük erkek evladın kaç yaşında?
Translate from турецкий to английский

Maç spikerleri vuvuzelaların seslerini "rahatsız edici" ve "şeytani" gibi çeşitli şekillerde tarif ettiler ve onu "gürültücü fillerin izdihamı", "sağır eden çekirge sürüsü", "katliam yolundaki bir keçi", "çok kızgın arılarla dolu büyük bir kovan" ve "hızlı ördek"'e benzettiler.
Translate from турецкий to английский

Onun gözleri midesinden daha büyük.
Translate from турецкий to английский

Bu elbiseler çok büyük.
Translate from турецкий to английский

Şu elmalar büyük.
Translate from турецкий to английский

Salonda büyük bir kalabalık vardı.
Translate from турецкий to английский

"Irkçı değilim, ama" ile başlayan her cümle aslında büyük ihtimalle çok ırkçıdır.
Translate from турецкий to английский

Büyük köpekten korkmuşlar.
Translate from турецкий to английский

O, büyük bir evde yaşıyor.
Translate from турецкий to английский

Paris, dünyadaki en büyük kentlerden biridir.
Translate from турецкий to английский

Bu program sandığım kadarıyla daha büyük bir seyirci kitlesi için hazırlanmış olmalı.
Translate from турецкий to английский

Yaşlı adam büyük bir balık yakaladı.
Translate from турецкий to английский

Gözetlemede muhtemelen büyük bir hata olduğunu zannediyorum.
Translate from турецкий to английский

Onun birden istifade etmiş olması, bizim için büyük sürpriz.
Translate from турецкий to английский

Büyük filozofun şerefine muazzam bir anıt dikildi.
Translate from турецкий to английский

Babam bana büyük bir servet bıraktı.
Translate from турецкий to английский

Fatma, sınıfımızdaki en büyük öğrencidir.
Translate from турецкий to английский

Geçen gece büyük bir deprem oldu.
Translate from турецкий to английский

İstasyonda biletimi bulurken büyük zorluk yaşadım.
Translate from турецкий to английский

8.8 büyüklüğündeki büyük deprem bugün Japon adalarını vurdu.

Dün o, büyük bir adam gördü.

Tom benden daha büyük.

O ekili alanın satışını büyük miktarda gerçekleştirdi.

Çin, Asya'daki en büyük ülkedir.

Fakat büyük olasılıkla sonuncu olacağım, bu acınacak bir durum.

Büyük bir insanın arkadaşlığı tanrılardan bir lütuftur.

O Pablo ile evleneceğini açıkça ilan ettiğinde, neredeyse büyük annesine kalp krizi geçirtecekti , halasının gözlerini yuvasından fırlattıracaktı fakat küçük kız kardeşi gururla baktı.

Bu büyük bir problem haline gelebilir.

Okyanusta yüzmek benim en büyük zevkimdir.

Tek yazılması gereken iki kelimeyi, iki ayrı kelime olarak yazmak Norveç'te büyük bir problemdir.

Güvenlik en büyük düşmandır.

Yakında büyük bir şehirde yaşamaya alışacaksın.

Böylesine büyük bir silahlanma için paramızın olup olmadığı sorusunu göz önüne almalıyız.

İnci Sözlük'ün medyadaki etkisi bayağı büyük.

Birçok küçük kasabaların ana yolları büyük ölçüde Wal-Mart gibi büyük devlerin sayesinde neredeyse bırakılmaktadırlar.

O,genç olduğu için,geçimini sağlayacak büyük bir aileye sahip.

Büyük şehirleri ziyaret etmekten hoşlanmam.

Düşüncesiz konuşma büyük zarara neden olabilir.

Büyük bir savaşçı güç yayar. O ölümüne savaşmak zorunda değildir.

Dünkü yönetim kurulu toplantısı büyük bir başarıydı.

Lockheed skandalı büyük Amerikan uçak üreticisi Lockheed ile ilgili dünya çapında bir rüşvet skandalıdır.Şubat 1976 da su yüzüne çıktı ve esas olarak yolcu uçaklarının sözleşmelerinin kabulüne odaklandı.

Tenislerdekilerle karşılaştırılabilen dört büyük golf turnuvası hangileridir.

İki öğrenci arasındaki fikirlerde büyük bir boşluk var.

Onun evinde kalırken bana büyük bir oda verdi.

Belçika Fransa kadar büyük değildir.

Ülkesinin onun üstünde büyük etkisi var.

Büyük hayallerle Tokyo'ya geldi.

Köpeğin çok büyük.

Benim büyük bir ailem var.

Getter Jaani'nin büyük bir hayranıyım.

Gelirin, benimkinin yaklaşık iki katı kadar büyük.

En büyük oğlum Lech Zaręba'dır.

En büyük kızım Magdalena Zarębówna'dır.

Polonya büyük bir ülkedir.

Büyük kızım Magdalena bir melek gibidir.

Evin arkasında büyük bir bahçe vardı.

Büyük jüri onu hiçbir şeyden suçlu olmadığına hükmetti.

Bazı öğretmenler, öğrencilerinin üzerinde büyük bir etkiye sahiptirler.

Londra, dünyanın en büyük şehirleri arasındadır.

Söylediklerine bakılırsa o, büyük bir yazar olmalı.

Onun çiçek dolu büyük bir sepeti var.

Büyük bir örümcek görünce donup kaldı.

Kitap büyük.

Sanırım Beethoven, şimdiye kadar yaşamış en büyük besteci.

Oldukça büyük bir numara.

Filler, dünyanın en büyük kara hayvanlarıdır.

Rusya büyük finansal zorluklarla karşılaşıyor.

Büyük bir ağaç fırtınada devrildi.

Takımımız büyük bir zafer kazandı.

O, genç olduğu için, hasta büyük annesine özveriyle hizmet etti.

Cüceler büyük demircidir.

O, gerçeği öğrendiğinde, ona büyük sürpriz oldu.

Büyük sanatçıların vatanı yoktur.

Güçsüz bir prens olan Eric Danimarkalılar arasında büyük hoşnutsuzluğa sebep olan kötü bir para sistemi çıkardı.

Bir kralın kızı olarak düşünülen ve büyük lüks içinde yetiştirilen Eleanor kocasıyla bu tersliği paylaşmaya karar verdi.

Onun büyük elleri var.

Onu büyük bir bilim adamı olarak görüyorum.

O benim erkek kardeşimden daha büyük görünüyor.

Beş bin dolar büyük miktarda paradır.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский