Узнайте, как использовать bırakma в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
İşini yarıda bırakma.
Translate from турецкий to английский
Pencereyi açık bırakma.
Translate from турецкий to английский
Klimayı açık bırakma.
Translate from турецкий to английский
İşini bitmemiş bırakma.
Translate from турецкий to английский
TV'yi açık bırakma.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'yi yalnız bırakma fikrinden nefret etti fakat işe gitmek zorundaydı.
Translate from турецкий to английский
Elimi bırakma.
Translate from турецкий to английский
İpi bırakma.
Translate from турецкий to английский
İşi şansa bırakma.
Translate from турецкий to английский
Eşyanı geride bırakma.
Translate from турецкий to английский
O, işini bırakma konusunda onu ikna etti.
Translate from турецкий to английский
Beni sakın bırakma.
Translate from турецкий to английский
Onu açık bırakma.
Translate from турецкий to английский
Bırakma.
Translate from турецкий to английский
Onu yarı yolda bırakma.
Translate from турецкий to английский
Her şeyi şansa bırakma.
Translate from турецкий to английский
İşleri yarım bırakma.
Translate from турецкий to английский
Oynamayı bırakma.
Translate from турецкий to английский
İşini yarım bitmiş bırakma.
Translate from турецкий to английский
Yağmurda bisikleti dışarı bırakma.
Translate from турецкий to английский
Son defa fincanı baş aşağı bırakma fikri neydi?
Translate from турецкий to английский
Sigarayı bırakma kararını takdir ediyorum.
Translate from турецкий to английский
Onun işi bırakma nedenini biliyorum.
Translate from турецкий to английский
Sana söyleyene kadar ipi bırakma.
Translate from турецкий to английский
Sana söyleyinceye kadar ipi bırakma.
Translate from турецкий to английский
Beni bırakma.
Translate from турецкий to английский
Beni burada bırakma.
Translate from турецкий to английский
Beni yalnız bırakma.
Translate from турецкий to английский
Hiç bırakma.
Translate from турецкий to английский
Lütfen bırakma.
Translate from турецкий to английский
Bugünün işini yarına bırakma!
Translate from турецкий to английский
Tom'u yalnız bırakma fikrini sevmiyorum.
Translate from турецкий to английский
Asla beni Tom'la yalnız bırakma.
Translate from турецкий to английский
Beni Tom'la yalnız bırakma.
Translate from турецкий to английский
Asla Tom'u yalnız bırakma.
Translate from турецкий to английский
Köpeğini tüm gün evde bırakma.
Translate from турецкий to английский
Bugünün işini yarına bırakma.
Translate from турецкий to английский
Köpekleri serbest bırakma.
Translate from турецкий to английский
Bugün yapabileceğin şeyi yarına bırakma.
Translate from турецкий to английский
Beni limon satmak durumunda bırakma.
Translate from турецкий to английский
Onları buraya bırakma.
Translate from турецкий to английский
Bırakma!
Translate from турецкий to английский
Ona sarılıp, kulağına dakikalarca ‘beni hiç bırakma’ diye fısıldamak istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Kasetleri güneşe maruz bırakma.
Translate from турецкий to английский
Kimyasal maddeyi doğrudan güneş ışığına maruz bırakma.
Translate from турецкий to английский
Tütünü bırakma sürecinde kendimle ilgili çok şey öğrendim.
Translate from турецкий to английский
Lütfen beni tek başıma bırakma.
Translate from турецкий to английский
Evde seni tek başına bırakma fikrini sevmiyorum.
Translate from турецкий to английский
Lütfen beni yalnız bırakma.
Translate from турецкий to английский
Sesin kısılsa bile, şarkı söylemeyi bırakma.
Translate from турецкий to английский
Öğrenmeyi asla bırakma.
Translate from турецкий to английский
Bırakma zamanı.
Translate from турецкий to английский
Bunu yapıncaya kadar burada bırakma.
Translate from турецкий to английский
"Bugünün işini yarına bırakma" bir atasözüdür.
Translate from турецкий to английский
Lütfen beni onlarla bırakma.
Translate from турецкий to английский
Lütfen beni onunla bırakma.
Translate from турецкий to английский
Beni onlarla yalnız bırakma.
Translate from турецкий to английский
Beni onunla yalnız bırakma.
Lütfen elimi bırakma.
Işığı açık bırakma.
Gözlüklerini masanın üzerinde bırakma.
Lütfen beni Tom'la bırakma.
Beni yalan söylemek zorunda bırakma.
Beni burada Tom'la bırakma lütfen.
Lütfen beni burada bırakma.
Onu burada bırakma.
Söylediklerini uygula, lafta bırakma.
Dövüşmeyi bırakma zamanı.
Kim bırakma hakkında bir şey söyledi?
Onu bırakma.
Mümkün olduğunca hızlı koş ve elimi bırakma.
Yatak odası penceresini açık bırakma.
Denemeyi bırakma.
Tedbiri elden bırakma.
Kendini bırakma.
Köpeğini sıcak bir arabanın içinde kilitli bırakma.
Beni burada yalnız bırakma.
Anahtarı kilitte bırakma.
Lütfen beni burada yalnız başıma bırakma.
Kütüphane kitaplarını burada bırakma.
Kütüphane kitaplarını bu odada bırakma.
Kütüphane kitaplarını sınıfta bırakma.
Ne yaparsan yap tuvaletteki kapağı açık bırakma!
Hiç iz bırakma.
Seni tekrar vurmak zorunda bırakma beni.
Tom'a bırakma zamanının geldiğini söyledim.
Köpeğini bütün gün içeride bırakma.
Beni soğukta dışarıda bırakma, hadi.
Onu asla yalnız bırakma.
Onu asla tek başına bırakma.
Motoru çalışırken bırakma.
Günlük işini bırakma.
Ateşi gözetimsiz bırakma.
Ne olur yapma bunu bana yalvarıyorum ne olur bırakma beni nolur.
Beni merakta bırakma!
Bizi geride bırakma.
Böyle yatalım yan yana, ne olur bırakma beni annem.
Arabanda değerli eşyalar bırakma.
Değerli eşyalarını aracında bırakma.
Bugün yapabildiğini tamamla. Onu yarına kadar bırakma.