Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "başa"

Узнайте, как использовать başa в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

Zor durumlarla başa çıkamıyor.
Translate from турецкий to английский

Bir bankacılık skandalı Capitol Hill'i baştan başa süpürüyor.
Translate from турецкий to английский

Bazen çok sayıda sorun ve stres, işi bırakmanıza yol açabilir. Çabucak onunla nasıl başa çıkacağınızı öğrenmeniz gerekir.
Translate from турецкий to английский

Durumla başa çıkmak benim için zor.
Translate from турецкий to английский

Öğretmen, öğrencilerle iyi başa çıkıyor.
Translate from турецкий to английский

Biz nükleer kriz ile başa çıkmak için mümkün olan tüm çabaları harcıyoruz.
Translate from турецкий to английский

Biz bu sorunla nasıl başa çıkabiliriz?
Translate from турецкий to английский

Tom oğlunun intiharı ile başa çıkmada sorun yaşıyor.
Translate from турецкий to английский

Tom oğlunun intihar etmesi gerçeğiyle başa çıkmada sorun yaşıyor.
Translate from турецкий to английский

Nasıl başa çıkıyorsun?
Translate from турецкий to английский

O bütün işle başa çıkacak.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'ye olanlarla başa çıkamıyor.
Translate from турецкий to английский

Tom, Mary ile başa çıkamıyor.
Translate from турецкий to английский

Yakında sorunla başa çıkabilirsin.
Translate from турецкий to английский

Pekala, bu başa çıkabileceğimiz bir şey değil.
Translate from турецкий to английский

O zorluklarla iyi başa çıkar.
Translate from турецкий to английский

Onunla başa çıkabileceğimi düşünüyorum.
Translate from турецкий to английский

Uykusuzlukla nasıl başa çıkacağımı bana söyle.
Translate from турецкий to английский

Şehri baştan başa gezdik.
Translate from турецкий to английский

Biz bu sorunla başa çıkmalıyız.
Translate from турецкий to английский

O, çocuklarla başa çıkmada iyidir.
Translate from турецкий to английский

O, onunla başa çıkabilir.
Translate from турецкий to английский

O, gerilimle başa çıkamıyor.
Translate from турецкий to английский

O, sorunlarla başa çıkabilir.
Translate from турецкий to английский

Onun borcu ile nasıl başa çıkardınız?
Translate from турецкий to английский

Seninle baş başa konuşmayı tercih ederim.
Translate from турецкий to английский

Ağlayan bebeklerle başa çıkmak zordur.
Translate from турецкий to английский

Çocuklarla nasıl başa çıkacağımı bilmiyorum.
Translate from турецкий to английский

Başa çıkılması zor bir kişidir.
Translate from турецкий to английский

Bu sorunlarla başa çıkamayabilirim.
Translate from турецкий to английский

Şirket ani değişiklerle başa çıkamadı.
Translate from турецкий to английский

Bununla tek başına başa çıkamazsın.
Translate from турецкий to английский

Sanırım bununla başa çıkabiliriz.
Translate from турецкий to английский

Sanırım durumla başa çıkabiliriz.
Translate from турецкий to английский

Sanırım onunla başa çıkabiliriz.
Translate from турецкий to английский

Tom'un bununla başa çıkmasına izin vermeni şiddetle tavsiye ediyorum.
Translate from турецкий to английский

Tom'la başa çıkabilmeliydim.
Translate from турецкий to английский

Tom sorunla nasıl başa çıkmayı planlıyor?
Translate from турецкий to английский

Bununla başa çıkabilirim.
Translate from турецкий to английский

Bazen stresle başa çıkamıyorum, bu konuda yardımınızı istiyorum.
Translate from турецкий to английский

Onunla başa çıkıyoruz.
Translate from турецкий to английский

Stresle başa çıkamadım.
Translate from турецкий to английский

İki çocuk araziyi baştan başa dolaştı.
Translate from турецкий to английский

Bununla başa çıkmaya hazır olmadığını biliyorum.
Translate from турецкий to английский

Tom muhtemelen tek başına sorunla başa çıkamayacak.
Translate from турецкий to английский

Tom sorunla nasıl başa çıkacağını bilmiyordu.
Translate from турецкий to английский

Tom bu tür durumlarla çok iyi başa çıkamaz.
Translate from турецкий to английский

Tom'la nasıl başa çıkılacağını biliyorum.

Bizi kaderimizle baş başa bırakmayın.

Dün baş başa lokantada yemek yemeye karar verdik.

Tom Mary gibi insanlarla nasıl başa çıkacağını bilir.

Sorunla nasıl başa çıkacağımı bilmiyorum.

Bu asla başa gelmez.

Tom'la nasıl başa çıkacağımı gerçekten bilmiyorum.

Tek başıma bununla başa çıkabilmemin imkanı yok.

Bak, bununla başa çıkabilirim.

Bununla başa çıkabilip çıkamayacağını merak ediyorum.

Bununla nasıl başa çıkacağımı merak ediyordum.

Demek yine en başa döndün.

Tom onunla nasıl başa çıktı?

Tom onunla çok iyi başa çıkıyor.

Tom onunla çok iyi başa çıkmıyor.

Tom şimdi baştan başa sözleşmeyi okuyor.

Dan psikolojik savaşla başa çıkmayı çok iyi bilir.

Tom onunla başa çıkamaz.

Onunla başa çıkabileceğini düşünüyor musun?

Onunla başa çıkabilir misin, Tom?

Onunla nasıl başa çıkıyorsun?

Onunla başa çıkmak zorunda kalacaksın.

Tom gerçekle başa çıkabilir mi?

Onunla nasıl başa çıkacağımı biliyordum.

Bu görevle başa çıkamam.

Tom'la başa çıkabilirim.

Onlar nasıl başa çıkacak?

Başa dönelim.

Senin yardımın olmadan bununla başa çıkamam.

Doktor böylesine acil bir durumla nasıl başa çıkacağını biliyordu.

Dost başa, düşman ayağa bakar.

Dinle bak başa sarıyorum.

Sanırım Tom bununla başa çıkabilir.

Sanırım onunla buradan başa çıkabilirim.

Bu sorunla başa çıkabileceğini düşünüyor musun?

Tom onunla başa çıkabilir.

Onunla iyi başa çıktın.

Tom onunla iyi başa çıktı.

Onunla ustalıkla başa çıktın.

Başa geri dönelim.

Baş başa kalacağımız bir yere gidelim.

Tom'un onunla başa çıkabilip çıkamayacağını görelim.

Nasıl başa çıktın?

Nasıl başa çıktınız?

Bu sorunla başa çıkmak için derhal bir şey yapılmalı.

Sorunla nasıl başa çıkmamız gerekir?

O, çocuklarla nasıl başa çıkılacağını iyi bilir.

Stresle nasıl başa çıkıyorsun?

Seninle baş başa konuşmak istiyorum.

Her şeyle başa çıkabilirim.

Bununla nasıl başa çıkmalıyım?

Onunla nasıl başa çıkılır biliyorum.

Bu başa çıkamayacağım bir şey değil.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский