Узнайте, как использовать bahsetmek в предложении на турецкий. Более 58 тщательно отобранных примеров.
Şimdi bundan bahsetmek hala çok erken.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'ye ne olduğundan bahsetmek istemedi.
Translate from турецкий to английский
Tom telefonda ondan bahsetmek istemedi.
Translate from турецкий to английский
Tom ondan bahsetmek istemedi.
Translate from турецкий to английский
Şimdi bundan bahsetmek için henüz çok erken.
Translate from турецкий to английский
Tom onlara uçak kazasından bahsetmek için öğrencileri odaya geri çağırdı.
Translate from турецкий to английский
Ya Jim ya da ben ona ondan bahsetmek zorundayız.
Translate from турецкий to английский
Tom'a bizden bahsetmek zorunda kaldım.
Translate from турецкий to английский
Tom'a kitaptan bahsetmek istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Bundan Tom'a bahsetmek zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Okuldan bahsetmek istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
Size kedim Leonidas'dan bahsetmek istiyorum. Ona kısaca Nidas diye seslenirdik. Dünyanın en mükemmel kedisiydi. Beni en çok seven oydu. Nidas ile yakından ilgilenince daha iyi hissederdim. Ne yazık ki bir yıl önce kaçtı.
Translate from турецкий to английский
Şimdi bundan bahsetmek istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
Kendimden bahsetmek istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
O konudan bahsetmek istemiyorsan seni anlamaya çalışırım.
Translate from турецкий to английский
İstemiyorsan bana ne olduğundan bahsetmek zorunda değilsin.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'ye ne olduğundan bahsetmek istiyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'ye John'dan bahsetmek istiyordu.
Translate from турецкий to английский
Bundan Tom'a bahsetmek için gider misin?
Translate from турецкий to английский
Sana telefonda bundan bahsetmek istemiyordum.
Translate from турецкий to английский
Bana ondan bahsetmek ister misin?
Translate from турецкий to английский
Onlara bundan bahsetmek zorundayız.
Translate from турецкий to английский
Ona bundan bahsetmek zorundayız.
Translate from турецкий to английский
Onlara bizden bahsetmek zorundaydım.
Translate from турецкий to английский
Onlara kendimden bahsetmek zorundaydım.
Translate from турецкий to английский
Ona bizden bahsetmek zorundaydım.
Translate from турецкий to английский
Tom sana Mary'den bahsetmek istiyor.
Translate from турецкий to английский
Tom okuldan bahsetmek istemediğini söylüyor.
Translate from турецкий to английский
Tom hapishanede geçirdiği süreden Mary'ye bahsetmek zorunda olduğunu fark etti.
Translate from турецкий to английский
Sana ondan bahsetmek üzereydim.
Translate from турецкий to английский
Tom'a bundan bahsetmek kolay olmayacak.
Translate from турецкий to английский
Bundan Tom'a bahsetmek zorundayız.
Translate from турецкий to английский
Herhangi birine bundan bahsetmek için neden bu kadar uzun süre bekledin?
Translate from турецкий to английский
Şimdi bana ondan bahsetmek ister misin?
Translate from турецкий to английский
Tom birine sorunlarından bahsetmek zorunda olduğunu söyledi.
Translate from турецкий to английский
Sana Tom'dan bahsetmek istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Ondan Tom'a bahsetmek istemedin, değil mi?
Translate from турецкий to английский
Ondan bahsetmek istemeyebilirsin.
Translate from турецкий to английский
İngilizcede birinin yaşından bahsetmek istiyorsak "to be" fiilini kullanmamız gerekir.
Translate from турецкий to английский
Tom eğer istemezse bana ne olduğundan bahsetmek zorunda değil.
Translate from турецкий to английский
Ben ona o konudan bahsetmek zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Ben bile onun için yaptığımızdan Tom'a bahsetmek zorunda değilim.
Translate from турецкий to английский
Hepimizin diğerlerine bahsetmek istemedikleri şeyler vardır.
Sana onlardan bahsetmek istiyorum.
Sana ondan bahsetmek istiyorum.
O var, ama bu tabudur ve kimse bahsetmek istemez, çünkü ona bir isim vermeye gerek yoktur.
Ben sadece sana Tom'dan bahsetmek istedim.
Sana sorunlarımdan bahsetmek istiyorum.
Ve başka bir ayrıntıdan bahsetmek istiyorum.
Tom'a bundan bahsetmek zorunda kalacağım.
Tom Mary'ye bundan bahsetmek istedi, ancak bir daha asla onu görmedi.
Tom okuldan bahsetmek istemediğini söyledi.
Tom, Mary'ye ne olduğundan bahsetmek zorunda değildi.
Tom bana olanlardan bahsetmek istemedi, ama bahsetti.
Bundan Tom'a bahsetmek zorunda kalabilirim.
Bana bundan bahsetmek ister misin?
Blogcular da tam bundan bahsetmek istiyor.
Sürekli ondan bahsetmek zorunda mısın?