Узнайте, как использовать bar в предложении на турецкий. Более 60 тщательно отобранных примеров.
Zailaiba Bar garsonlar istihdam ediyor; ilgilenir misiniz?
Translate from турецкий to английский
Tom birkaç yıl Boston yakınında küçük bir bar işletti.
Translate from турецкий to английский
Benim grup bu hafta Chuck's Bar and Grill de konser verecek. Lütfen bizi görmeye gelin.
Translate from турецкий to английский
Cuma akşamları denizaşırı ülkelerde eşleriyle birlikte çalışan bir grubumuz Chuck's Bar and Grill'de buluşurlar.
Translate from турецкий to английский
Tom, oldukça uzun bir zaman Boston yakınında küçük bir bar işletti.
Translate from турецкий to английский
Bu bar popüler bir öğrenci mekanı.
Translate from турецкий to английский
Bar sabah altıya kadar açık.
Translate from турецкий to английский
Bar biraz sonra kapanıyor.
Translate from турецкий to английский
Bar meşgul.
Translate from турецкий to английский
Bar kalabalık.
Translate from турецкий to английский
Bar her zaman açık.
Translate from турецкий to английский
Bar açık mı?
Translate from турецкий to английский
Bar kapalı.
Translate from турецкий to английский
Bar bu akşam oldukça yoğundu.
Translate from турецкий to английский
Bay Nakamura Tokyo'da o bar senin bu bar benim gezdi.
Translate from турецкий to английский
Tom'la öğle yemeği için Chuck's Bar and Grill'de buluşuyorum.
Translate from турецкий to английский
Bu ilk biramı içtiğim bar.
Translate from турецкий to английский
Bar öyle kalabalıktı ki, zorlukla hareket ediliyordu.
Translate from турецкий to английский
Neden birçok bar pazartesi günleri kapalıdır?
Translate from турецкий to английский
Biz Park Caddesindeki Chuck's Bar and Grill'de öğle yemeği yedik.
Translate from турецкий to английский
Tom, Chuck's Bar and Grill'in ortağıdır.
Translate from турецкий to английский
Bir hafta içinde bir Bar-Mitzva'ya davet edileceksin.
Translate from турецкий to английский
Chuck's Bar ve Gril'de müzik çaldığını gördüm.
Translate from турецкий to английский
Bu bar akşam geç saatlerde çok daha yoğun.
Translate from турецкий to английский
Tom bar fedailiği yapıyor.
Translate from турецкий to английский
Bar tıka bas doluydu.
Translate from турецкий to английский
Chuck'ın Bar and Grill'inde çalışıyorum.
Translate from турецкий to английский
Bu gizli bar mafya tarafından kontrol edilir.
Translate from турецкий to английский
Bu berbat bir bar.
Translate from турецкий to английский
Taksimiz Chuck's Bar and Grill denilen bir yerin dışında durdu.
Translate from турецкий to английский
Ben Chuck's Bar and Grill'de çalışırdım.
Translate from турецкий to английский
Bar-mitzvah partisi hastalık nedeniyle iptal edildi.
Translate from турецкий to английский
Öğrenci Birliği, kampüste bir bar işletiyor.
Translate from турецкий to английский
Tom, Chuck's Bar and Grill'i satın aldı ama onu yeniden adlandırmadı.
Translate from турецкий to английский
Bar bar gezdik.
Translate from турецкий to английский
Chuck'ın Bar and Grill'inde öğle yemeği yedik.
Translate from турецкий to английский
Tom bar taburelerinden birine oturdu.
Translate from турецкий to английский
Tom bar ve birahanelerde sahneye çıktı.
Translate from турецкий to английский
Tom'un çalıştığı bar reşit olmayan kimselere alkollü içki sattığı için ruhsatını kaybetti.
Translate from турецкий to английский
Chuck's Bar and Grill'de öğle yemeği için buluştuk.
Translate from турецкий to английский
Tom, Chuck's Bar and Grill'in yeni sahibi.
Translate from турецкий to английский
Tom bir bar kavgasına başladı.
Translate from турецкий to английский
Bar nerede?
Translate from турецкий to английский
Şimdi, bu partiye sızmam ve o müthiş bar fedaisini geçmem lazım!
Translate from турецкий to английский
Tom genellikle bar kavgasına girer.
Translate from турецкий to английский
Yakında bir bar olup olmadığını biliyor musun?
Translate from турецкий to английский
Tom bar güvenlik elemanını geçemedi.
Senin Chuck's Bar and Grill'deki yiyeceklerden hoşlanmayacağını biliyordum.
Bu katta bir restoran veya bar var mı?
Burası berbat bir bar.
Öğrenmekte olduğunuz dili konuştukları bir ülkeye gidemiyorsanız bölgenizdeki o dili ana dil olarak konuşanların takıldığı bir bar bulun ve orada takılmaya başlayın.
Bar tıklım tıklım doluydu.
Bar çok kalabalıktı.
Tom bir müsli bar yedi.
Vali Gavin Newsom, Kaliforniya'daki tüm bar ve şarap imalathanelerinin kapatılmasını emretti.
Bar zemin katta.
Kulelerde bir çok bar ve restoran bulunuyor.
Bar güvenliği olarak çalışıyorum.
Bar öylesine duman altı olmuştu ki gözlerimde batma hissi olmaya başladı.
En yakın bar nerede?