Узнайте, как использовать barda в предложении на турецкий. Более 97 тщательно отобранных примеров.
Karaoke barda soju içtik.
Translate from турецкий to английский
O, barda oturarak peş peşe viski içti.
Translate from турецкий to английский
Onu dün gece barda gördüm ve o gerçekten sarhoştu.
Translate from турецкий to английский
Polis John'un öldürüldüğünü düşündüğü zamanda, Tom bir barda Mary ile içiyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom bir Bloody Mary içerken barda oturuyordu.
Translate from турецкий to английский
Polis John'un öldürüldüğünü düşündüğü zaman Tom Mary ile bir barda içiyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'yi aradı ve ofisinin karşısındaki barda bir içki için onunla buluşmasını rica etti.
Translate from турецкий to английский
Karaoke barda shochu içtik.
Translate from турецкий to английский
Tom bütün öğleden sonra Mary ile birlikte bir barda takıldı.
Translate from турецкий to английский
Dün gece Tom'u barda gördüm.
Translate from турецкий to английский
Barda içki içiyorlar.
Translate from турецкий to английский
Tom barda tek başına oturuyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom barda oturdu.
Translate from турецкий to английский
Barda duran üç kadın vardı.
Translate from турецкий to английский
Tom barda Mary'den üç tabure ötede oturuyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom barda üç tabure ötede oturuyordu, bira içiyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom tek başına barda oturdu.
Translate from турецкий to английский
Tom barda kendini yalnız hissetti.
Translate from турецкий to английский
İki adam bir barda içiyordu.
Translate from турецкий to английский
Barda biri var mıydı?
Translate from турецкий to английский
Barda görüşürüz.
Translate from турецкий to английский
Size barda eşlik edeceğiz.
Translate from турецкий to английский
Barda beklemek ister misin?
Translate from турецкий to английский
Bir karaoke barda asla şarkı söylemeyeceğim.
Translate from турецкий to английский
İşçiler hoşça vakit geçirebilecekleri bir barda toplanmak istiyor.
Translate from турецкий to английский
Senin barda olacağını sandım.
Translate from турецкий to английский
Tom barda seni bekliyor.
Translate from турецкий to английский
Tom barda Mary'yi bekliyor.
Translate from турецкий to английский
Tom ve Mary barda oturuyorlar. Her ikisi de biraz çakırkeyf görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Karım yakındaki bir barda çalışıyor.
Translate from турецкий to английский
Tom her cuma gecesi yerel bir barda şarkı söyler ve gitar çalar.
Translate from турецкий to английский
Tom'la ilk kez kasabanın dışında küçük bir barda tanıştım.
Translate from турецкий to английский
Tom barda oturdu, sadece içkisine bakıyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom tek başına içerek barda oturdu.
Translate from турецкий to английский
Tom bir bira içerken barda oturdu.
Translate from турецкий to английский
Tom barda oturuyor.
Translate from турецкий to английский
Barda yanımda oturan şafak sökene kadar beraber içtiğim adamlarla gerçekten iyi anlaştım.
Translate from турецкий to английский
Tom içki içerek barda oturdu.
Translate from турецкий to английский
Ben barda bira içiyor olacağım.
Translate from турецкий to английский
Bu barda çocuklara izin verilmez.
Translate from турецкий to английский
Çalışanların alışkanlıklarından biri sarhoş olmak ve ertesi güne kadar sefil hayatlarını unutmak için iş gününün sonunda bir barda ya da restoranda toplanmaktır.
Translate from турецкий to английский
Bir barda bir taburede oturan denizci çırağı balık ve cips sepetini beklerken bir bira ısmarladı.
Translate from турецкий to английский
Tom daha sonra benimle barda konuşmak istiyor.
Translate from турецкий to английский
Ben bir barda çalışıyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary ile barda oturdu.
Translate from турецкий to английский
Ben onunla bir barda buluştum.
Onunla bir barda tanıştım.
Tom barda bir kızla flört ediyor.
Her hafta sonu Tom arkadaşlarıyla bir yerel barda bira içer.
Tom bir içki içerken barda durdu.
Tom barda duruyordu, bir bira içiyordu.
Tom ve Mary barda beraber oturuyordu.
Tom'un barda olacağını düşündüm.
Beni barda karşıla.
Tom ve John yerel bir barda tutuklandı.
Tom bütün geceyi barda geçirdi.
Barda birkaç adam Tom'a kızdı ve Tom onlara onları karşısına almaktan korkmadığını söyledi.
Tom arkadaşlarıyla içki içerken barda oturdu.
Reşit olmayan gençler bu barda içki içiyor.
Kızlar barda birbirini öptü.
Tom bir barda Mary'yi aldı.
Onlar barda sandviç yemezler.
Tom barda Mary ile bir içki içiyor.
Bay Cameron kızını barda unuttu.
Tom, barda herkes için içki ısmarladı.
Tom barda kendi başına içki içiyordu.
Tom ve Mary barda içiyor.
Tom barda boş bardağa işaret etti.
O barda biraya su kattıklarından şüpheleniyorum.
Tom'la barda oturdum.
Barda oturdum.
Barda tek başıma oturdum.
Tom bu barda haftada iki kez şarkı söyler.
Tom barda yalnız oturdu.
Barda seni bekleyeceğim.
Tom Mary'nin barda oturduğunu görmedi.
Sami oradaki barda Leyla'yı gördü.
Sami bir üstsüz barda çalıştı.
Sami bir topless barda çalışıyordu.
Sami bir barda.
Sami barda bir kadınla tanıştı.
Tom dün gece barda yalnızdı.
Bir barda zaman geçirmektense bir müzede zaman geçirmeyi tercih ederim.
Kendimi barda yalnız hissettim.
Tom barda bekliyor.
Tom'un şarkı söylediği yerdeki barda barmen olarak yarı zamanlı bir işe girdim.
Tom artık içmemeye söz vermiş olmasına rağmen, barda Mary ile içiyor.
Tom sessizce barda oturdu.
Barda Tom'un kimliğine bakıldı.
Tom'a barda kimliği soruldu.
Tom'a barda kimlik ve yaş kontrolü yapıldı.
Tom barda biriyle kavga etti.
Tom barda birileriyle kavgaya tutuştu.
Onlar barda içiyorlar.
Janos bir snack barda işe girdi.
Janos, Martha ile bir barda vakit geçiriyordu.
Barda dayanan üç kadın vardı.