Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "beraber"

Узнайте, как использовать beraber в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

Onunla beraber olduğun sürece mutlu olamazsın.
Translate from турецкий to английский

Onlar bu projede beraber çalıştılar.
Translate from турецкий to английский

Tüm gün beraber oynamaya bayılırlardı.
Translate from турецкий to английский

Kapadokya'ya beraber gitmeyi ben de çok isterim.
Translate from турецкий to английский

Bu biraz farklı bir şeydi ve beraber takıldığım insanlar bunlardan takıyordu.
Translate from турецкий to английский

Ara sıra beraber filme gideriz.
Translate from турецкий to английский

Ara sıra beraber balığa gideriz.
Translate from турецкий to английский

Onunla beraber görünmek istemiyorum
Translate from турецкий to английский

Dün kardeşlerim ve arkadaşlarım beraber süper bir akşam geçirdik ve mangal da çok iyidi.
Translate from турецкий to английский

Beraber kahvaltı yaparız diye düşünmüştüm.
Translate from турецкий to английский

Tom ve Mary beraber epey zaman geçirdiler.
Translate from турецкий to английский

Millet beraber gelişmeli ve alım gücü bireyler arasında daha adil dağıtılmalı.
Translate from турецкий to английский

Ebeveynlerimi ben düşündüm ama çocuklarımı birbirine emanet edecek milleti hep beraber oluşturalım olur mu?
Translate from турецкий to английский

Teknolojiyi ve yenilikleri takip edip onların daha iyisini yapmak için hep beraber çalışmalıyız.
Translate from турецкий to английский

En düşük fiyatlı ekmeği mi aldık yoksa beraber şoka mı girdik.
Translate from турецкий to английский

Ondan başkasıyla beraber olmak istemiyorum.
Translate from турецкий to английский

köye ulaşıncaya dek beraber yuruduler fakat sonra yolları ayrıldı
Translate from турецкий to английский

Neden hep beraber gülmeyi başaramıyoruz?
Translate from турецкий to английский

Birbirimizi suçlamaktan vazgeçelim ve beraber mutlu bir biçimde yaşayalım olmaz mı?
Translate from турецкий to английский

Biz beraber olsaydık başkasına bakar mıydık?
Translate from турецкий to английский

Hepimiz beraber gülemez miyiz?
Translate from турецкий to английский

Hepimiz beraber ağlayamaz mıyız?
Translate from турецкий to английский

Onlar tatile beraber gitti.
Translate from турецкий to английский

Tom'la beraber kalıyorum.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary ile beraber çıkmamı öneren kişiydi.
Translate from турецкий to английский

Beraber gülelim.
Translate from турецкий to английский

Boston'a Mary ile beraber giden kişi Tom'dur.
Translate from турецкий to английский

Amcam ile beraber Tokya'da kalıyorum.
Translate from турецкий to английский

Onu beraber pişirdik.
Translate from турецкий to английский

Ve bununla beraber, Tatoeba bir cümleye daha sahip oldu.
Translate from турецкий to английский

Bu akşam beraber yemek yiyelim mi?
Translate from турецкий to английский

Beraber birkaç güzel yıl geçirdik.
Translate from турецкий to английский

Öğretmen parmağıyla beni işaret etti ve onunla beraber gitmemi istedi.
Translate from турецкий to английский

Şimdi beraber çalışma zamanı.
Translate from турецкий to английский

Kütüphanede beraber çalışabilir miyiz?
Translate from турецкий to английский

Sen ve ben beraber çalışabiliriz.
Translate from турецкий to английский

Neden ikiniz beraber çıkmıyorsunuz?
Translate from турецкий to английский

Bunu beraber yapacağız.
Translate from турецкий to английский

Tom'la beraber çok zaman geçiriyor musunuz?
Translate from турецкий to английский

Bu problemi beraber çözelim.
Translate from турецкий to английский

Sen ve Tom uzun süre beraber miydiniz?
Translate from турецкий to английский

Belki beraber oturabiliriz.
Translate from турецкий to английский

Belki beraber oturmalıyız.
Translate from турецкий to английский

Ai ve Mariko yakın arkadaşlar. Her yere beraber giderler.
Translate from турецкий to английский

Beraber seyahat edebiliriz.

Böyle ayak bağı olacaksanız, beraber çalışmaktan vazgeçeriz!

Beraber yürüsek mi?

Emily ile beraber gitmek istiyorum.

Beraber taşınıyoruz.

Keşke beraber gitsek.

Beraber kahvaltı edelim mi?

Tom geçen yaz Mary ile ilşkiyi bitirdi fakat şimdi o onunla yeniden beraber olmak istiyor.

Tom'la beraber olduğumda çok eğleniyorum.

Şimdiye kadar bütün düşündüğüm Tom'la beraber olmak.

Sadece beraber kalalım istiyorum.

Beraber çalışmalıyız.

Beraber çalışıyoruz.

Beraber büyüdük.

Onu beraber yaptık.

Her şeyi beraber yaptık.

Beraber yürüdüler.

Beraber çalışmanız gerekiyor.

Sen ve Tom yeniden mi beraber oluyorsunuz?

Beraber pikniğe gittik.

Gelecek sefer yürüyüşe giderken seninle beraber gelmemin bir sakıncası var mı?

Ne? Yalnız mısın? Tom'la beraber geleceğinizi düşünmüştüm.

Onlarla beraber kalıyorum.

Onunla beraber kalıyorum.

O bir yazar, bununla beraber bir siyasetçidir.

Bugün plajda beraber olduğun kız kimdi?

Hurmayı bademle beraber yemeyi severim.

Tom ile çocukluğumuz beraber geçti.

Babam ile beraber inşaatta çalışacağım.

Tom ve Mary partiden beraber ayrıldı.

O adam karısıyla beraber öldü.

Yalnızca üç ay beraber olduk.

Beraber gelmemin bir sakıncası var mı?

Yarın sabah okula beraber gideceğiz.

Biz yarın beraber çalışalım mı?

Nasıl onunla beraber çalışıyorsun?

Zaten yemiş olmasaydım, öğlen yemeğini sizinle beraber yemeyi çok isterdim.

Oraya beraber yürüyebilirdik.

Beraber akşam yemeğine çıkacağız sonra da tiyatroya gideceğiz.

Barda yanımda oturan şafak sökene kadar beraber içtiğim adamlarla gerçekten iyi anlaştım.

Danm Matt ile beraber yaşadı.

Hadi beraber dua edelim !

İngilizce konuşmakla beraber Fransızca da konuşabilir.

Tom ve ben sık sık beraber ders çalışırız.

Yirmi yıldan fazla beraber olan mutlu bir çiftiz.

Tom ve Mary'nin beraber çalışmayı öğrenmeleri gerek.

Mekanıma geri döndük ve sonra resimleri beraber boyamaya başladık.

Beraber çalıştık.

Bunu beraber yapalım istiyorum.

Hiç bir kadınla beraber yatmadın mı?

Hiç bir kadınla beraber olmadın mı?

Seninle beraber gitmek istiyorum.

Tom'un sırrı kendisiyle beraber mezara gitti.

Oraya Tom'la beraber gitmeyi düşünüyordum.

Tom yüzmeye bizimle beraber gitmek istediğini söyledi.

Onlar hala anne ve babalarıyla beraber yaşıyorlar.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский