Узнайте, как использовать bilinmeyen в предложении на турецкий. Более 41 тщательно отобранных примеров.
"X" sembolü genellikle matematikte bilinmeyen sayıyı temsil etmektedir.
Translate from турецкий to английский
Sophie bilinmeyen bir gönderenden gelen bir başka mektup almak için can atıyordu.
Translate from турецкий to английский
Bilinmeyen bölgede araba sürdük.
Translate from турецкий to английский
Onun hobisi bilinmeyen kelebekler toplamaktır.
Translate from турецкий to английский
Bilinen bir hata bilinmeyen bir gerçekten daha iyidir.
Translate from турецкий to английский
Onun buluşlarının büyük bir kısmı tarihe bilinmeyen olarak kalacağı tahmin edilmektedir.
Translate from турецкий to английский
Lonesome George, türünün kalan son kaplumbağası, bilinmeyen nedenlerden öldü.
Translate from турецкий to английский
Tom, bilinmeyen bir sanatçıdır.
Translate from турецкий to английский
Tarih birçok bilinmeyen dâhinin hikayeleriyle doludur.
Translate from турецкий to английский
Kim olduğu bilinmeyen bir adamın daveti üzerine gitti.
Translate from турецкий to английский
Sophie bilinmeyen göndericiden bir mektup daha almayı dört gözle bekliyordu.
Translate from турецкий to английский
Bu ne yeni ne de bilinmeyen.
Translate from турецкий to английский
Tom ve Mary bilinmeyen cümleyi arıyorlardı ve onun yazarının kim olduğunu merak ediyorlardı.
Translate from турецкий to английский
Ölü doğumun birçok nedenleri bilinmeyen ya da tedavi edilemez olarak kalırken, ölü doğumun önlenmesi çok zordur.
Translate from турецкий to английский
Dan Linda'yı evinin dışında bilinmeyen bir adamla konuştuğunu gördü.
Translate from турецкий to английский
Bilinmeyen varlıklara yalvarmak akıllıca değil.
Translate from турецкий to английский
Bilinmeyen bir düşman tarafından saldırıya uğruyoruz.
Translate from турецкий to английский
Dan karısını öldürdü ve bunu bilinmeyen bir saldırganın işi olarak gösterdi.
Translate from турецкий to английский
Dan bilinmeyen bir saldırgan tarafından öldürüldü.
Translate from турецкий to английский
Bu benim için bilinmeyen bir ülkedir.
Translate from турецкий to английский
Kurbanların bilinmeyen sayısı moloz altında kalmış olabilir.
Translate from турецкий to английский
İki bilim adamı bilinmeyen bir Tibet ifadesinin anlamı üzerinde tartıştı.
Translate from турецкий to английский
Tom bilinmeyen bir yerdeydi.
Translate from турецкий to английский
O bilinmeyen bir yerde yaşıyor.
Translate from турецкий to английский
Tom bilinmeyen bir yerde yaşıyor.
Translate from турецкий to английский
Ben bilinmeyen bir yerde yaşıyorum.
Translate from турецкий to английский
Dan restoran yakınında bilinmeyen bir adamla konuşurken görüldü.
Translate from турецкий to английский
Bilinmeyen her şey şüphedir.
Translate from турецкий to английский
"Bilinen" "bilinmeyen"in karşıtıdır.
Translate from турецкий to английский
Düşman süvarisi, bilinmeyen bir geçit yoluyla nehri geçti.
Translate from турецкий to английский
Çocuklarımdan biri bilinmeyen bir hastalıkla doğdu.
Translate from турецкий to английский
İnsan için bilinmeyen tek şey insanın kendisidir.
Translate from турецкий to английский
Bilinmeyen bir nedenle, masadan kalktı ve şarkı söylemeye başladı.
Translate from турецкий to английский
Bilinmeyen bir kelimeye rastlarsanız, o kelimeye sözlükte bakın.
Translate from турецкий to английский
Bilinmeyen bölgedeyiz.
Translate from турецкий to английский
Bilinmeyen bir hırsız, Fadıl'ı Kahire'deki evinde vurdu.
Translate from турецкий to английский
Bu şiir adı bilinmeyen bir şair tarafından yazılmıştır.
Translate from турецкий to английский
Bir kişi genellikle bilinmeyen her şeyden korkar.
Translate from турецкий to английский
Tom metroda bilinmeyen bir adam tarafından saldırıya uğradı.
Translate from турецкий to английский
Felix bilinmeyen bir arayandan bir telefon aldı.
Lukas bilinmeyen yaratığı takip ediyordu.