Узнайте, как использовать birçoğu в предложении на турецкий. Более 36 тщательно отобранных примеров.
Birçoğu sömürgeciliğin egemenliği altında uzun bir süre baskı ve sefaletten çekmiştir.
Translate from турецкий to английский
Birçoğu sömürgecilik altında uzun süre baskı ve zorluktan çekti.
Translate from турецкий to английский
İnsanların birçoğu öldü.
Translate from турецкий to английский
Onların birçoğu acıydı.
Translate from турецкий to английский
Onların birçoğu silah taşıyordu.
Translate from турецкий to английский
Birçoğu bu hastalık yüzünden hayatta kalmaz.
Translate from турецкий to английский
Birçoğu okuyamıyordu ya da yazamıyordu.
Translate from турецкий to английский
Birçoğu İngiliz fabrikalarında yıllar geçirmişti.
Translate from турецкий to английский
Muhakkak ki, bütün insanların birer ruhu vardı ama birçoğu bunun farkında değildi.
Translate from турецкий to английский
Birçoğu depremden sonra evlerini kaybetti.
Translate from турецкий to английский
Konukların birçoğu fazla kalıp tadını kaçırdı.
Translate from турецкий to английский
Birçoğu şüpheci olacak.
Translate from турецкий to английский
Birçoğu şüpheyle bakacak.
Translate from турецкий to английский
Birçoğu başlar, ancak birkaçı bitirir.
Translate from турецкий to английский
Herkesin bir beyni vardır, ancak birçoğu, talimatları anlamadı.
Translate from турецкий to английский
Birçoğu öldürüldü.
Translate from турецкий to английский
Birçoğu oynar ama yalnızca biri kazanır.
Translate from турецкий to английский
Birçoğu onun cenazesine katıldı.
Translate from турецкий to английский
Birçoğu Fincenin gerçekten zor bir dil olduğunu düşünüyor.
Translate from турецкий to английский
Birkaçı çok fazlasına birçoğu çok azına sahip olduğunda adalet yoktur.
Translate from турецкий to английский
Dünyanın en iyi şeflerinin birçoğu erkektir.
Translate from турецкий to английский
Müşterilerimizin birçoğu Kanada'dandır.
Translate from турецкий to английский
Arkadaşlarımdan birçoğu kendi başlarına yaşamaya çalıştı ancak yaşam biçimleri için yetersiz para nedeniyle eve döndü.
Translate from турецкий to английский
Birçoğu yediyi şanslı sayı olarak düşünüyor.
Translate from турецкий to английский
Fadıl'ın arkadaşlarından birçoğu polis tarafından sorguya çekildi.
Translate from турецкий to английский
Birçoğu yaralandı, bazıları fena halde.
Translate from турецкий to английский
Birçoğu depremde evlerini kaybetti.
Translate from турецкий to английский
O gün birçoğu öldürüldü.
Translate from турецкий to английский
Birçoğu Ürdün nehri'nde Yahya tarafından vaftiz edildi.
Translate from турецкий to английский
Tom'un fikirlerinden bazıları iyiydi ama birçoğu iyi değildi.
Translate from турецкий to английский
Bunların birçoğu benim.
Translate from турецкий to английский
Öğrencilerin birçoğu sınava geç kaldı.
Translate from турецкий to английский
Amatör bir çevirmen olan Tom'un yaptığı çevirilerin birçoğu çeviri kokuyor.
Translate from турецкий to английский
Taksicilerin birçoğu kısa mesafeli işlere burun kıvırıyor.
Translate from турецкий to английский
Birçoğu seni kıskanacaktı.
Translate from турецкий to английский
Birçoğu antibiyotiklerin viral enfeksiyonlara karşı etkisiz olduğunu bilmiyor.
Translate from турецкий to английский