Узнайте, как использовать birazdan в предложении на турецкий. Более 72 тщательно отобранных примеров.
Sakıncası yoksa birazdan buraya gelin.
Translate from турецкий to английский
Tom birazdan evde olmalı.
Translate from турецкий to английский
Tom birazdan burada olmalı.
Translate from турецкий to английский
O, birazdan gelecek.
Translate from турецкий to английский
Birazdan görüşürüz.
Translate from турецкий to английский
Birazdan tekrar yayında olacağız.
Translate from турецкий to английский
Birazdan başlayacağız.
Translate from турецкий to английский
O birazdan burada olacak.
Translate from турецкий to английский
Birazdan döneceğim!
Translate from турецкий to английский
Birazdan yemek yiyeceğiz.
Translate from турецкий to английский
Güneş birazdan doğacak.
Translate from турецкий to английский
Tom birazdan burada olacak.
Translate from турецкий to английский
Onlar birazdan burada olacaklar.
Translate from турецкий to английский
Tişörtün birazdan kurur.
Translate from турецкий to английский
Annem, babam, kız kardeşim ve ben birazdan arabayla köye gideceğiz.
Translate from турецкий to английский
Birazdan çalışmaya başlıyoruz.
Translate from турецкий to английский
Birazdan çalışmaya başlarız.
Translate from турецкий to английский
Köyden gelen en son haberleri sana birazdan söyleyeceğim.
Translate from турецкий to английский
Sanırım tren birazdan burada olacak.
Translate from турецкий to английский
Birazdan geri gelir.
Translate from турецкий to английский
Birazdan dönerim.
Translate from турецкий to английский
Seni birazdan arayacağım.
Translate from турецкий to английский
Güneş birazdan batar.
Translate from турецкий to английский
Tom'a birazdan geleceğimi söyle.
Translate from турецкий to английский
Birazdan seni orada karşılayacağım.
Translate from турецкий to английский
Birazdan orada olacağız.
Translate from турецкий to английский
Birazdan onları uyandırmak zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Birazdan onu uyandırmak zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Birazdan burada olur.
Translate from турецкий to английский
Birazdan orada olurum.
Translate from турецкий to английский
Aracın birazdan burada olur.
Translate from турецкий to английский
Birazdan kız kardeşime de bir fincan kahve getirebilir misiniz?
Translate from турецкий to английский
Tom birazdan geri dönmeli.
Translate from турецкий to английский
Sanırım birazdan burada olurlar.
Translate from турецкий to английский
Birazdan yatağa gitsem iyi olur.
Translate from турецкий to английский
Birazdan orada olacağım.
Translate from турецкий to английский
Birazdan döneceğim.
Translate from турецкий to английский
Birazdan geliyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom birazdan size katılacak.
Translate from турецкий to английский
Tren birazdan gelecek.
Translate from турецкий to английский
Otobüs birazdan burada olur. Lütfen biraz bekleyin.
Translate from турецкий to английский
Onun birazdan burada olması gerekir.
Translate from турецкий to английский
Birazdan bitecek.
Translate from турецкий to английский
Ona birazdan geleceğim.
Translate from турецкий to английский
Birazdan size döneceğiz.
Translate from турецкий to английский
Tom birazdan dönecek.
Translate from турецкий to английский
Ceketimi alacağım ve birazdan sana döneceğim.
Translate from турецкий to английский
Birazdan postacı gelecek.
Translate from турецкий to английский
Tom birazdan geri dönecek.
Translate from турецкий to английский
Buluşma birazdan sona erecek.
Translate from турецкий to английский
Birazdan düzelirim.
Translate from турецкий to английский
Maçın özet görüntüleri birazdan ekrana gelecek.
Translate from турецкий to английский
Bir şeyim yok. Birazdan düzelirim.
Translate from турецкий to английский
Birazdan burada olacak.
Translate from турецкий to английский
Birazdan tanışırsınız.
Translate from турецкий to английский
Birazdan ilgileneceğim.
Translate from турецкий to английский
Birazdan sizinle ilgileneceğim.
Translate from турецкий to английский
Ayılır birazdan.
Birazdan Ali gelecek. Bir çay neyin yap.
Birazdan gelip seni alacağım.
Al bu kirazdan, kalmaz birazdan.
Polis birazdan olay yerine gelecek.
Yoldayız, birazdan orada oluruz.
Şimdi yoldayım, seni birazdan arayacağım.
Umarım birazdan diyeceklerim kimseyi rahatsız etmez.
Birazdan akşam yemeği yiyeceğiz.
Birazdan hava kararacak.
Hava birazdan sakinleşmeye başlayacak.
New York gemisi birazdan burada olacak.
Birazdan aşağı ineceğim.
Birazdan yukarı çıkacağım.
Otobüs birazdan kalkacak.