Узнайте, как использовать boşanma в предложении на турецкий. Более 58 тщательно отобранных примеров.
Onun için boşanma tek dezavantajla iyi bir buluş: ilk önce evlenmek zorundasın.
Translate from турецкий to английский
Ben boşanma hakkında düşünüyordum.
Translate from турецкий to английский
Boşanma kağıtlarını az önce imzaladım, nihayet özgürüm!
Translate from турецкий to английский
Boşanma bugünlerde daha yaygın oluyor.
Translate from турецкий to английский
Ona karşı bir boşanma davası açtı.
Translate from турецкий to английский
Boşanma davası açmak için iyi bir nedeni vardı.
Translate from турецкий to английский
Boşanma adamda duygusal yaralar bıraktı.
Translate from турецкий to английский
Bir boşanma duyduğumuzda biz bunun o iki kişinin temel ilkeler üzerinde anlaşmaya varma yetersizliğinden kaynaklandığını varsayıyoruz.
Translate from турецкий to английский
Tom'un boşanma için dava açtığını duydum.
Translate from турецкий to английский
Tom boşanma davası açıyor.
Translate from турецкий to английский
Zina bir boşanma nedeniydi.
Translate from турецкий to английский
Birkaç gün içinde boşanma davası açtım.
Translate from турецкий to английский
Açacağınız boşanma davasında, hem tazminat hem de nafaka talep etme hakkınız var.
Translate from турецкий to английский
Boşanma oranının artması bekleniyor.
Translate from турецкий to английский
Boşanma her zaman can yakıcı.
Translate from турецкий to английский
Tom henüz bunu bilmiyor fakat Mary ondan bir boşanma istemeyi planlıyor.
Translate from турецкий to английский
Boşanma sebebimiz budur.
Translate from турецкий to английский
Boşanma genellikle acı bir ayrılıktır.
Translate from турецкий to английский
"İşte boşanma evrakları." "Onları imzalamıyorum."
Translate from турецкий to английский
Ben boşanma davası açmayı ciddi olarak düşünüyorum.
Translate from турецкий to английский
Ben altmışıncı boşanma krizim sırasında Vancouver'da yaşadım.
Translate from турецкий to английский
Tom boşanma için dava açtı.
Translate from турецкий to английский
İmzalı boşanma anlaşmamız var.
Translate from турецкий to английский
Tom boşanma davası açtı.
Translate from турецкий to английский
Tom, Mary'nin bir boşanma avukatı gittiğini söyledi.
Translate from турецкий to английский
Tom'un karısı olaydan sonra boşanma davası açtı.
Translate from турецкий to английский
Tom'un karısı boşanma davası açtı.
Translate from турецкий to английский
Birçok çift boşanma ile biter.
Translate from турецкий to английский
İstediğim şey bir boşanma.
Translate from турецкий to английский
Tom bir boşanma avukatını işe aldı.
Translate from турецкий to английский
Boşanma avukatın ofisinde bu sabah sona ermiştir.
Translate from турецкий to английский
Tom ve Mary'nin çocukları için sert bir boşanma ve velayet savaşı vardı.
Translate from турецкий to английский
Tom boşanma kağıtlarını imzaladı.
Translate from турецкий to английский
Nisan 2004'te boşanma son buldu.
Translate from турецкий to английский
Fadıl boşanma davası açıyordu.
Translate from турецкий to английский
Boşanma davası açıyorum.
Translate from турецкий to английский
Ben boşanma davası açtım.
Translate from турецкий to английский
Tom üç ay önce boşanma davası açtı.
Translate from турецкий to английский
Bu boşanma her şeyi mahvediyor.
Translate from турецкий to английский
Tom 2013'te boşanma davası açtı.
Translate from турецкий to английский
Boşanma bir seçenek değildir.
Translate from турецкий to английский
Sami boşanma hakkında konuşuyordu.
Translate from турецкий to английский
Sami ve Leyla boşanma kararı aldılar.
Translate from турецкий to английский
Sami uyuşturucu bağımlısıydı ve boşanma ile karşı karşıyaydı.
Translate from турецкий to английский
Sami boşanma olmadan Leyla'dan kurtulmak istiyordu.
Translate from турецкий to английский
Sami boşanma davası açtı.
Translate from турецкий to английский
Sami ve Leyla boşanma ile devam ettiler.
Birçok birliktelik boşanma ile son buluyor.
Tom boşanma avukatı.
Artık aramızda bir şey kalmadı. Boşanma davası açıyorum.
Evlilik ya da boşanma medenî hâli değiştirir.
Angelina Jolie, Brad Pitt'e boşanma davası açtı ve dünyanın en ünlü beraberliklerinden birine son verdi.
Bana boşanma masraflarını karşılayamayacağını söyledi.
Küçük kız, anne ve babasının kesin bir boşanma hakkında konuştuklarını duyup, çok üzüldü.
Küçük kız, anne ve babasının boşanma kararını duyup, çok üzüldü.
Küçük kız, anne ve babasının nihai bir boşanma hakkında konuştuklarını duyup, çok üzüldü.
Boşanma bir insan hakkıdır.
Boşanma her zaman acı vericidir.